Bugün geldiğim Venedik’te “sizde % 99 varmı?” sorusuyla karşılaştım. Bu ifade “Biz % 99’uz” diyen Wall Street İşgalcilerini anlatıyor. İtalya dahil çeşitli ülkelerde onları destekleyenler var.
Ülkemizde Facebook üzerinden bir % 99 organizasyonu ilan edildi[1] ama çok taraftar bulamadı. Muhtemelen ne olduğunu anlayan pek yok. Zaten konuştuğum çeşitli sektörlerdeki insanlara “Wall Street’te neler oluyor?” sorusuna şaşkınlıkla cevap veriyorlar; “bilmiyorum” ya da en fazla “işsiz, güçsüz takımı herhalde” yorumunda bulunuyorlar. Oysa çok ilginç bir gelişme orda yaşanan ve yeni de değil. Son 10 yıldır yükselerek büyüyen ve dünyada da yankı bulan bir isyan hareketi.
Bu konuda dikkati çeken diğer bir unsur, kendini demokrasinin beşiği olarak tanımlayan ABD, bu isyana karşı pek de demokratik davranmıyor. Geçen hafta haberlerde, Wall Street protestocuların, konuşlandıkları alandan polis tarafından çıkarıldıkları ve mahkemenin de protestolar (demokratik bir ülke oldukları için) için “yapılabilir” kararı verdiği anlatıldı. Ama galiba bu demokrasi “güya” düzeyinde kalıyor, çünkü haberlere bakılırsa, mahkemenin bu iznin peşine, protestoları zorlaştırıcı kararları da taktığı belirtiliyor. Üstelik haber yapan gazeteciler de tartaklanıyor.
Peki ama Wall Street protestocuları ne istiyor? Dediğim gibi, onların ne yaptığını, neden yaptığını anlamayan çok fazla insan var. ABD gibi dünya lideri kapitalist bir ülkenin vatandaşları neden bu “antikapitalist” protestoları yapıyorlar?
Aynı “anlayamamazlık” G8’in toplantılarını, 2000’lerde önce Seattle sonra Cenova’da protesto eden kalabalıkların eyleminden sonra da gündeme gelmiş ve dünyanın öbür tarafından bu “G8 ya da IMF ya da diğer benzer finansal kurumlardan hoşlanmamaları normal olan ülkelerin vatandaşları”, bu eylemlerin Amerika’lı ya da diğer batılı vatandaşlarca neden yapıldığını “anlayamaz” şekilde izlemişlerdi.
Oysa durum pek karışık değil. Bu 2 grubun motivasyonu farklı da değil. 1970’li yılların, sokaklarda “kahrolsun komprodor sermaye” tadında pankartlarla ya da sloganlarla dolaşan ve ABD’yi protesto eden gençleriyle, bugün Wall Street önünde dolaşanlar aynı şeyi düşünüyorlar “cebimdeki para, benden habersiz nereye kayıyor?”
Ne kadar ironik !! Amerikan vatandaşlarının dünyanın öbür ucunda ilgilenmedikleri sorunlar (ilgilenenler de vardı, haklarını yemeyelim), 30-40 yıl sonra gelip onları da vuruyor. Asıl globalleşme bu olsa gerek.
Ülkemizde bu durumu yani Wall Street önünde neler olduğunu layıkıyla analiz eden ekonomist ya da köşe yazarı göremedim, ama bu konunun bilişim-telekom sektörünü de ilgilendiren bir yönü var. Bu nedenle konuyla ilgilendim. Bir yandan da 1970’leri yaşayan birisi olarak, neler olduğunu anlatmaya çalışacağım.
% 1’e Karşı % 99
Wall Street protestocuların pankartları arasında en vurucu olanlardan birisi şu ifadeyi taşıyor :
Dear % 1
We Feel Asleep
For a While
Just Woke Up
Sincerely
% 99
Türkçeye tercüme edersek;
Sevgili % 1
Biz Bir süre için uyumuştuk.
Ancak artık uyandık
Sevgiler
% 99
Peki bu % 1 ve % 99 nedir? Wall Street protestocuları kendilerini çoğunluk ve % 99 olarak tanımlıyorlar. Karşı çıktıkları grup, yani % 1, onları fakirleştirdiklerini iddia ettikleri kişi/gruplar ve bunlar genellikle “Wall Street” olarak vücut buluyor. Yani Wall Street’te işlem yapan borsacı ya da orada oynayabilecek büyüklükteki şirketleri kastediyorlar.
Çünkü 1970’lere ya da 80’lere kadar çeşitli ülkelerdeki ihtilaller ve savaşlarla sömürülen kaynaklar, bugünlerde outsource, borsa, analiz ya da araştırma kuruluşları ve teknolojiyle alt üst ediliyor. Çok daha kolay, çok daha kansız.
İlkinde 2000 dot.com krizinde ve daha sonra 2008 krizi sonrası daha bir ortaya dökülen kirli çamaşırları ile çeşitli finansal kurum ve araçların gerçekleştirdiği faaliyetler, fakir ülkelerdeki insanları ne kadar etkiliyorsa, 1980 sonrasında kendi ülkesindeki normal vatandaşları da o kadar etkiledi.
Bugün sorarsanız çoğu kişi “Küresel sermaye nedir?” konusunda açık bir tarif yapamaz. Çoğu zaman ABD olarak tarif ediliyor ya da borsa spekülatörlerinden (veya eskiden gelme inanışlarla yahudilerden, ya da Soros’dan) bahsediliyor. Oysa bugün ABD ile küresel sermaye aynı şey değil. Sadece küresel sermayenin konuşlandığı yer ABD. İşte bu nedenle de Amerikan vatandaşları Wall Street işgalcileri haline geldi.
Forbes’ın geçen yıldan bu yana, krizlere rağmen toplam varlıklarının % 12 arttığını raporladığı, en zengin 400 Amerika’lı listesine bakarsanız, onların hepsinin yahudi de olmadıklarını göreceksiniz. Örneğin Bill Gates.
Anlayacağınız teknoloji ezberleri bozdu, dünya düzenini yeniden değiştirdi. Gelin teknolojiyle neler değişti bakalım.
Makalenin devamını Wall Street’te Neler Oluyor? Offshore Outsourcing (Taşaronlaşma) – 2 başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 