Bu hafta internet dünyasında çok hareketli geçiyor. Anonymous grubunun Türk hükümetine tehdit göndermesi, Ayyıldız adlı Türk hacker grubunun Anonymous’a gözdağı vermesi ve saldırı yapması. Arkasından dün Anonymous’un TİB’e yaptığı ve bugün hala devam edegelen saldırısı birlikte internet camiasında adeta tozu dumana katan bir tartışma başladı. Kimileri Anonymous’un yaptığı eylemi savunuyor ve hatta içinde yer aldığını gururla belirtiyor. Buna karşılık kimileri de grubun çıkarlarının ve hedeflerinin sanıldığı gibi olmayabileceğini ileri sürüyor ve hatta “Kurtuluş savaşındaki Amerikan mandacılığı beklemek gibi yurtdışındaki birilerinden himmet beklemek niye?” diye soruyor.
Ancak kesin olan Bir şey varsa iki gündür hem sosyal medya ve internet medyasında, hem de geleneksel medyada gündemi meşgul eden konu siber saldırılar. Hatta bu nerdeyse haftasonundaki seçimi bile unutturacak düzeyde.
Kısaca hatırlarsak, Anonymous grubu bu hafta başında bir açıklama yayınlayarak Türk hükümetine ciddi bir saldırı tehdidinde bulundu. Açıklamanın hemen arkasından bu saldırının nasıl olabileceği, hedeflerin hangi kurumlar olacağı ve ne gibi tedbirler alınacağı konusunda meraklı bir bekleyiş süreci başladı.
Kimileri hedefte sadece kamuoyuna “filtreleme” olarak yansıyan uygulaması nedeniyle BTK’nın ve hosting firmalarına gönderdiği “yasaklı kelime grubu” nedeniyle TİB’in yer alacağını ileri sürdü. Kimileri ise tüm devlet kurumlarını hedef alan bir saldırı dizisinin gündemde olduğunu, e-devlet projesinin çökertilmeye çalışacağını ve hatta Yüksek Seçim Kurumu sitesinin hedeflenerek seçimlere şaibe karıştırılacağını iddia etti.
Anonymous grubu dün saat 18.00 itibarıyla TİB’e yönelik saldırısını başlattı. Ancak saldırıların hedefinde sadece TİB yoktu. Yanısıra SGK gibi başka devlet sitelerinin ve hatta Deniz Kuvvetleri sitesinin olduğu görüldü. Bu konuda bir haber yazarak gelişmeleri vermeye çalıştık [1].
Çalıştık diyoruz çünkü, ortalıkta pek çok haber ve söylenti var ama resmi açıklama ne oradan, ne buradan yapılmadı. Dolayısıyla haber kanallarında verilen haberlerdeki bazı detaylar da, bu işin teknik tarafındaki insanları güldürüyor. Bunları (yani yanlışlıkları) başka bir haberimiz içinde veriyor olacağız.
Bunlar sürerken, saldırıların beklenenden daha az sonuç verdiği, daha doğrusu devlet siteleri tarafında hazırlıklı olunduğu ortaya çıktı. Bu hazırlıkların bazıları gözüküyor. Ama gözükmeyenler de olduğu belirtiliyor. Dolayısıyla detayı da bilahere başka bir haber içinde veriyor olacağız.
Ancak internet camiası, yeni hedeflerin olup olmadığı ve Anonymougs grubunun kime/hangi çıkarlara hizmet ettiği konularını tartışmaya başladı. Gönüllü zombie olmanın getireceği riskler de tartışmanın bir noyutunda. Tartışmalar özellikle sosyal medyada, forum sitelerinde internet medyasında tüm hızıyla devam ediyor. Turk-internet.com olarak bu konuda ön plana çıkan görüşleri ve iddiaları yayınlayacağımız yazılarda incelemeye gayret edeceğiz.
Anonymous’un saldırısı ile gündeme gelen tartışmalardan birisi internet toplumu ile sivil hak ve özgürlükler alanında. Hatırlarsanız Mayıs ayı ortalarında BTK’nın 22 Ağustos’ta yürürlüğe girmesi beklenen ve kamuoyunda sıkça “filtreleme” olarak geçen “Güvenli İnternet Uygulamasını” protesto etmek için Taksim’de on binlerce kişi bir eylem yapmıştı [2]. Anonymous’un düzenlediği saldırı sonrasında bu eylem ve benzer kişisel hak arayışlarında bulunanların saldırıya katıldıkları düşünülüyor. Kimi yorumlarda eylemciler Anonymous’un Türk devletine saldırmasına zemin hazırlamakla suçlanıyor.
Biz de turk-internet.com olarak filtreleme konusunda da röportaj yaptığımız [3] Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yaman Akdeniz ile görüştük ve mail üzerinden bir röportaj gerçekleştirdik. Siber haklar ve özgürlükler konusunda uzman olan Yaman Akdeniz Cyber-Rights Türkiye’nin de kurucusu durumunda. Yaptığımız röportajı aşağıda okuyabilirsiniz.
Turk-internet.com: Şu ana dek özellikle internet toplumu ve sivil haklar konusunda sizi hep ön saflarda gördük. Erişime engelleme konularında açtığınız davalar olayların hem hukuksal boyutta incelenmesi gerekliliğini işaret ediyor hem de hukuksal yapımızda ve işleyişimizde, özellikle de 5651 Sayılı Kanun konusunda bir takım eksiklikleri ön plana çıkartıyor. Bu bağlamda sizin Anonymous’un eylemi ve DDoS saldırıları hakkındaki genel görüşünüz ve tavrınız nedir?
Yaman Akdeniz: Açıkçası ben bu gibi saldırıları desteklemiyorum. İçinde bulunduğumuz sağlıksız duruma bir çözüm değil bu. Eğer Türkiye’nin Internet sansür problemini Anonymous çözecek ise diğer bütün problemlerini de çözsünler! DDoS saldırıları dünyanın her yerinde tepki çekiyor, bizde de çekecektir. Hiç bir zaman sansür sorunun özüne inemez bu saldırılar.
Turk-internet.com: Gerek Twitter, Facebook ve FriendFeed gibi sosyal networkleri gerekse de pek çok forum sitesini ve haberlere yazılan yorumları incelediğimizde Anonymous ve eylemleri konusunda pek çok tartışma döndüğünü görüyoruz. Gördüğümüz kadarıyla söz konusu grubun Taksim’de yapılan yürüyüşlerden (geçtiğimiz seneki sansürsüz internet ve bu sene ki internetime dokunma eylemleri) sonra bir eylem koyması, Türkiye’de sansüre karşı örgütlenen grupların bunu düzenlediği izlenimini doğuruyor… Bu konuda neler söyleyebilirsiniz?
Yaman Akdeniz: Verilmesi gereken mücadele hukuk mücadelesidir. Danıştay’da devam eden bir dava var BTK kararının iptali ile ilgili. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne YouTube, Google Sites, ve Last.fm sitelerinin erişime engellenmesi ile ilgili beş farklı başvuru var. İdare Mahkemeleri’nde TİB’e karşı açılmış davalar var. Engeller ancak hukuk mücadelesi ile açılabilir. Yurt dışından gerek Avrupa Birliği’nden, gerekse AGİT’ten çok ciddi eleştiriler de geliyor. Bunları bir yana bırakıp çözümü DDoS saldırılarında arayamayız.
Turk-internet.com: Günümüzde artık siber ordulardan ve siber savaşlardan söz edilmekte. Bir grup insan çıkıp sanal bir saldırı organize ediyor. Bir de onlara karşı çalışanlar var. Örneğin bu vakada Anonymous destekçilerinin IP bilgilerini saptamaya gayret eden gruplar da ortaya çıkıyor… Tüm bunlar sivil haklar ve internet özgürlüğü konusunu sizce nereye doğru götürüyor? Bir hukukçu ve sivil haklar savunucusu gözüyle atılması gereken adımlar neler olmalı?
Yaman Akdeniz: Teknoloji ve Internet bazı şeyleri mümkün kılabiliyor. Sanal saldırı ve siber savaşlarda teknoloji ile ortaya çıktı. Fakat bunların da bir hukuk altyapısı mevcut. DDoS saldırıları AB bünyesinde suç olarak değerlendiriliyor. Maalesef sivil itaatsizlik ve hukuka aykırılık arasında çok ince bir çizgi var.
[1]- Anonymous Saldırısı Gerçekleştirildi
[2]- 15 Mayıs İnternetime Dokunma Eylemi İstanbul’da Büyük Bir Katılımla Gerçekleşti
[3]- Akdeniz : Filtreli İnternet Türkiye’de Standartlaştırılmaya Çalışılıyor



Kaynak : 