Söyleşinin ilk bölümünü [1]- burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.
Turk Internet: Peki bu konuda henüz böyle bir detaylı düzenleme hükmü olmadığı için aksaklıklar, sorunlar, sıkıntılar yaşanabilir mi?
Leyla Keser Berber: Şimdi şöyle bir şey söz konusu. Ben bu konuda biraz daha farklı bir bakış açısına sahibim. Her zaman bir uygulamanın başlaması için kanunun olmasına gerek yok. Yani kanundan bir şeyleri bekliyor olursak geç kalırız bence. Görünürdeki duruma bakarsak tüm dünya bilişimle ilgili olarak şuan o hükümleri kullanıyor. Dijital şirket konseptini hayata geçirmiş ve istifade ediyor bu nimetlerden ama biz 2012’yi bekleyeceğiz.
Bu dolayısıyla kötü ve yanlış bir süreç bence. Şirketlerin böyle kendi menfaatlerine ve çıkarlarına uygun olan durumlar söz konusu olduğunda, sonuçta bakanlık ve ticaret sicili uygulamaları da buna izin veriyorsa, pro-aktif davranıp bu uygulamaları bir an önce hayata geçirmeleri gerekiyor. Hayata geçmesini engelleyen sorun elektronik imza mıdır ya da güvenilirliği midir? Bizim kanunlarımız elektronik imzaya da ıslak imza gibi hukuki sonuç bağlıyor.
Dolayısıyla kullanılabileceği işlem çerçevesini belirliyor ve ticaret sicil işlemlerinde de kullanılamaması için bir sebep yok. Bu yüzden aslında uygulama çok rahat bir biçimde başlayabilir, hukuk da arkasından yetişir. Biz hep tersini düşünüyoruz: “Önce Ankara bir yapsın, kanun çıksın görelim, ondan sonra bakarız.” Ama en azından bilişimle ilgili böyle olmamalı. Teknoloji çok çabuk değişiyor ve bunun sunduğu olanaklar, fırsatlar da bu dönemde kullanılacak. Yani 2012’yi beklersek kim bilir bu konuda nerede olacak dünya ve biz hala kalkıp genel kurulu, yönetim kurulu toplantılarını elektronik hale getirmekle uğraşıyor olacağız.
Turk Internet: Özellikle e-ticaret konusunda daha doğrusu online alış-veriş konusunda ülkemizde yaşanan bir takım sıkıntılar var. Bunların bir kısmı kredi kartlarından dolayısıyla bankalardan kaynaklanıyor. Yeni Ticaret Kanunu’nun bankalar ve ödemeler konusunda getirdiği yeni düzenlemeler söz konusu mu?
Leyla Keser Berber: Örneğin ne gibi sorunlardan bahsediyoruz?
Turk Internet: Örneğin bankaların online alış verişlerde sağlayıcıdan teminat istemesi, destek ve kredi konusunda online ortama karşı çok daha çekingen davranmaları, ya da özellikle taksitli satışlarda faizleri kendi istedikleri oranlarda belirleyebilmeleri ve rahatlıkla değiştirebilmeleri gibi sorunlar söz konusu.
Leyla Keser Berber: Şimdi bir defa bankalar ayrı bir sektör. Bankacılık sektörü diye geçiyor ve regülasyonları çok daha farklı. O yüzden elektronik ticarete ilişkin çıkan bir hükümde bankacılık sektörüne ilişkin bir düzenleme genellikle getirilemiyor. Bankaların ya BDDK (Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu) tarafından ya da işte Türkiye Bankalar Birliği tarafından bir yasal düzenlemeye tabi olması söz konusu misal Bankacılık Kanunu gibi. Bahsettiğiniz konularda getirilecek yasal düzenlemeler de ancak böyle kanunların veya mevzuatların içerisine konulabilir. Mesela yeni bir spesifik tebliğ çıkar “Bu uygulamalara ilişkin şunlar yapılacaktır,” gibi ama bunun da dediğim gibi BDDK’dan gelmesi gerekir.
Turk Internet: Peki Ticaret Kanunu denince ilk akla gelen şeylerden birisi de yine ticaretle yakından ilişkili olan Borçlar Kanunu. Bu konuda e-düzenlemeleri belirleyen bir çalışma, proje mevcut mudur?
Leyla Keser Berber: Tabi ki. Yeni Borçlar Kanunu yasası da henüz tasarı halinde, Ticaret Kanunu tasarısından ayrı olarak çalışmaları devam ediyor. Hatta şöyle denmişti: “Önce bir Borçlar Kanunu çıksın, arkasından Ticaret Kanunu’na bakarız”. Çünkü ikisi de ticaret hayatını etkileyen önemli kanunlar. Ama yine bu yüzden Ticaret Kanunu’nun görüşülmesinin durma sebeplerinden birisi de bu Borçlar Kanunu’nun görüşülmesi olarak gösterildi. Borçlar yakın zamana kadar görüşülüyordu ama tabi meclisin gündemi çok hızlı değişiyor. Her gün oturup rahat rahat “Açalım bir Yeni Ticaret Kanunu’na bakalım. Her gün şu kadar madde görüşelim,” gibi bir şey olamıyor.
O yüzden bu tür köklü kanun değişiklikleri sürekli erteleniyor. Keyfe keder gibi düşünüyor insanlar ve gündem değişikliğinden dolayı bir ara bakarız deyip başka güne bırakabiliyorlar. Çok detaylı bilmiyorum ancak edindiğim son bilgilere göre Borçlar Kanunu görüşmeleri de şu anda durmuş durumda ve “2012’yi, seçimleri bekleyelim” mantığı orada da yerleşmiş durumda.
Turk Internet: Sivil toplum kuruluşlarından ve kanaat önderlerinden Yeni Ticaret Kanunu konusundaki reaksiyonlar nasıl şu ana kadar? Ciddi bir beklenti gözlemliyor musunuz bu tasarının bir an önce yasalaşması yönünde yoksa herkeste biraz daha ziyade “Bekleyelim, çıksın bir görelim” yaklaşımı mı mevcut?
Leyla Keser Berber: Aynen ikinci söylediğiniz yönde. Örneğin Yeni Ticaret Kanunu tasarısının meclise geldiği ve görüşüldüğü günlerde Sanayi ve Ticaret Bakanlığı komisyonlar oluşturdu. Tüzükler, yönetmelikler, tebliğler hazırlamak üzere de bir mevzuat hazırlama grubu oluşturdu. O grubun içerisinde STK temsilcileri yer almadılar. Şunu söyleyebiliriz belki, kanun çok fazla teknik onlara göre o yüzden de kendilerini çok hazır, görüşülebilecek durumda hissetmiyor olabilirlerdi. Ama sonraki platformlarda da ben hiçbir STK’nın çıkıp detaylı bir şey yayınlayıp “Bizim Ticaret Kanununa ilişkin görüşlerimiz şunlardır” dediğini ben henüz göremedim.
Turk Internet: Peki ya işadamları dernekleri ya da Odalar Borsalar Birliği gibi organların davranışları nasıl?
Leyla Keser Berber: Onlar zaten sürekli işin içindeler. Odalar Borsalar Birliği gibi konuyla ilgili meslek grupları sürekli müdahiller. Çünkü işin önemli bir tarafı doğrudan onları ilgilendiriyor ve taraflar süreçlere. Bu yüzden Odalar Borsalar Birliği, Ticaret Odaları vs. gelişmeleri, neler olup bittiğini çok yakından takip ediyorlar.
Turk Internet: Avrupa’da bu konudaki kanunlar ne durumda acaba? Bizim bu kanun tasarısıyla şu anda yaptığımız şey tam olarak Avrupa’daki belirli standartların Türkiye’ye getirilmesi mi?
Leyla Keser Berber: Aynen öyle. Mesela Avrupa Birliği’nde elektronik ticaret direktifi vardır şimdi hazırlanan Elektronik Ticaret kanunu tasarısıyla o direktif iç hukuka uyarlanmış oluyor. Türk Ticaret Kanunu içerisindeki bilişime ilişkin hükümler de benzer bir biçimde uyarlanıyor. Avrupa Birliği’nin aynı direktiflerinde bir bilgi toplumu hizmetleri kavramı var, biz de bunun birazını Elektronik Ticaret Yasasına koyduk birazını da Türk Ticaret Kanunu’na koymuş olduk. Bu AB direktiflerinde tanımlanan bilgi toplumu hizmetleri ve dijital şirket gibi kavramlar mevcut. Bu yeni Kanunlar ile hedeflenen de bütün o kavramların işte iç hukukumuza taşınması ve bizim de onlarla şirket hayatı bakımından benzer, paralel bir yaşama sahip olmamız. Yapılmak istenen aslında tamamen bunlar.

Kaynak : 