YASAD Ağustos ayında yaptığı sunumun ardından Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’a ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Dr. Tayfun Acarer’e yeni verilerin eklendiği ve Türkiye’de yazılıma yatırım yapmanın avantajlarının vurgulandığı yeni raporunu sundu. Yazılımın Türk ekonomisinin bilgi çağındaki gücü olarak nitelendirildiği raporda yazılım sektörünün kritik sektör olarak konumlandırılması için strateji ve politika önerisi getiriliyor.
Ağustos ayında Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Dr. Tayfun Acarer’le bir araya gelen ve yazılım sektörünün durumunu, sorunlarını ve potansiyelini Ulaştırma Bakanlığı ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) yetkililerine aktaran YASAD(Yazılım Sanayicileri Derneği), Türkiye’de yazılımın önemini vurgulamaya devam ediyor. YASAD, bu amaçla yazılımın ‘ekonominin yeni kalkınma gücü’ olarak nitelendiği ve yazılımla kalkınan ülkelerden örneklerin verilerek yazılım sektörünün Türkiye için öneminin aktarıldığı yeni bir rapor hazırladı.
Raporda yazılım sektörünün istihdam yarattığına, diğer sektörlere verimlilik ve katma değer sağladığına, ekonominin tüm kollarını etkilediğine ve ticari ve sosyal yaşamın vazgeçilmez unsurları olan birçok aracın ve işlemin etkin, verimli, karşılıklı etkileşim halinde yürütülmesini sağladığına dikkat çekilerek Türkiye’de yazılım sektörüne yatırım yapılmasının çok büyük avantajlar getireceği ve Türkiye’nin dünya yazılım pazarında çok önemli bir oyuncu potansiyeli taşıdığı belirtildi.
Hazırladıkları raporu Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’a ilettiklerini belirten YASAD Başkanı Gülara Tırpançeker konuyla ilgili yaptığı açıklamada, en düşük yatırımla en yüksek istihdamı ve en fazla katma değeri yaratan bir sektör olması itibariyle yazılım sektörünün ekonominin yeni kalkınma gücü olduğunu ifade ediyor.
Yazılımın, Türkiye’de üretim ve yatırım yapılması zorunlu bir alan olduğuna inandıklarını belirten Tırpançeker, şöyle konuştu;
Bu açıdan yazılım sektörünün devletimiz tarafından da kritik önemde ele alınmasını ve desteklenmesini bekliyoruz. Yazılım sektörünün iç ve dış pazar potansiyeli sayesinde Türkiye’nin kalkınma modeli içerisinde önemli bir kaldıraç olmasını sağlamak hedefine yönelik verdiğimiz desteğin ve gösterdiğimiz çabanın bir yansıması olan bu raporda bilgi ekonomisinin en önemli bileşeni olan yazılım üretimi alanında Türkiye’nin dünya ile rekabet edecek konuma gelmesi ve yazılım sektörünün ülke ekonomisinin itici gücü olarak gelişmesi için önerilerimizi sunuyoruz. Türk yazılım sektörünün de bir başarı hikayesi oluşturması için yapılması gereken, elindeki rekabet avantajlarını işe ve aksiyona dönüştürecek ortamın yaratılmasıdır.
2007 yılında ABD’de, reel sektör büyüme oranı yüzde 2 iken yazılım sektöründe büyüme oranının yüzde 17 olduğuna dikkati çeken Tırpançeker, Avrupa Birliği’nde 2006 ila 2011 yılları arasında bilgi ve iletişim teknolojileri sektöründeki yıllık ortalama büyüme endeksinin yüzde 6 olmasının beklendiğini ifade ediyor.
Yazılımın, yeni ekonomi ve bilgi toplumu ilişkileri içerisindeki bu konumunu gören ve algılayan ülkelerin, yazılım ekonomisinin yaratılmasını ve bu ekonomiyi oluşturacak olan yazılım sektörünü destekleyerek, raporda açıklanan rakamlarla çarpıcı bir şekilde ortaya konulduğu üzere çok değerli kazanımlar elde ettiklerini söyleyen Tırpançeker sözlerine şunları ekliyor:
Bununla ilgili siyasi irade, 10. Ulaştırma Şurası ile net bir şekilde ortaya konulmuştur. 10. Ulaştırma Şurası sonuç raporundaki ‘Yazılım sektörünün öncelikli alan olarak belirlenmesi ve toplam ihracatta yazılım sektörü payının yüzde 2’ye çıkarılması’ hedefi bu noktada çok anlamlıdır. Türkiye, yazılım pazarında dünya oyuncusu olma yolunda elindeki rekabet avantajlarını işe ve aksiyona dönüştürecek ortamı yaratmalıdır. Burada önemli kritik başarı faktörleri siyasi liderlik, devletin gerekli olan destek ve teşvikleri sağlıyor olması, yaratılan ekonominin ve üretimin denetimi, belirlenen standartların ve politikaların uygulanmasıdır.



Kaynak : 