Geleneksel altyapıda yazılım sağlayıcılarının modelleri, basit olarak müşterilerden her bir işlemci başına ücret talep etmekteydi. Yani tek bellekli çipler için adil bir birebir oran. Ancak çok-bellekli olanlar birden fazla bellek ya da işlem sürücüsü içeren bir silikon parçası ya da yuvadan oluşuyor.
Fiili bir Plan Geliştirmek
Bu mesele, karmaşık neticelere yol açtı. Örneğin veritabanı uzmanı Oracle her bir dual-bellekli çipin – iki belleği aynı anda çalıştıran tek bir işlemci – tek-bellekli öncelinin işleme gücünden bir buçuk katı güçle çalıştığını iddia etmekte.
Bundan dolayı Oracle, işlemci-başına modelini değiştirip çok-bellekli bir çipteki çip sayısını baz alıp bunu 0,75’le çarpmaya başladı. Daha önce ise her bir bellek bir tam işlemci olarak sayılmaktaydı.
IDC analisti Matt-Eastwood bir yandan gelişimi takdir ederken bir yandan da çok-bellekli sistemler ve sanallaştırma örneklemleri şahlandıkça Oracle tüzel müşteriler için daha adil olacak bir değişikliğe zorlanacağı için bunun işleyip işlemeyeceği konusunda endişelerini belirtiyor.
Sanallaştırma pazarının 2009 itibariyle yaklaşık 15 milyar dolara çıkacağını iddia eden Eastwood, benzer soruların Microsoft için de geçerli olduğu görüşünde. Öncelikle bir işletim sistemi ve uygulama sağlayıcısı olarak Microsoft, sanallaştırma ve çoklu-belleği birbirine uydurmaya yönelik kurnazca bir hamleyle karma bir lisans düzenleme paketi sunmakta.
Microsoft geçen ay müşterilerin uygulamak istediği hesaplama metodolojilerine daha iyi cevap vermek üzere tasarlanmış bir lisans düzenlemesi hazırlayan son büyük yazılım üreticisi oldu.
Microsoft SQL (Structured Query Language-Yapılandırılmış Sorgu Dili) Sunucusu ve BizTalk Sunucusu gibi işlemci başına lisanlanmış Windows Sunucu Sistemi ürünlerini kaydettirenler artık fiziksel CPU (Ana İşlem Birimi) üzerinden ücretlendirilmek yerine kullanılan fiili işlemci sayısını kaydettirerek bir makinede birden fazla örneği bir araya getirebilecekler.
Bir diğer senaryayo göre ise yakında çıkacak olan Windows Sunucusu 2003 R2 Şirket Sürümünün lisansları, müşterilerin hiçbir ek ücret ödemeden bir fiziksel sunucu üzerinde dört fiili kurulum çalıştırmasını mümkün kılacak. Microsoft ayrıca müşterilerin artık bir defalığına maksimum sayıda çalışan kurulum için ödeme yaparak sınırsız sayıda kurulum oluşturup saklayabileceğini belirtti.
Eastwood bunun Microsoft için doğru yönde atılmış bir adım olduğunu ancak işe yarayıp yaramayacağından emin olmadığını kaydetti; çünkü çok-bellekli makineleri çalıştıran sanallaştırma yazılımı müşterilerin işletim sistemleri, uygulamalar ve veritabanları için farklı yollar oluşturmasına imkan vermekte.
Eastwood, Microsoft’un bir strateji geliştirdiği ya da en azından dile getirdiği halde hala bir lisansın ne olduğunu tanımlamadığını belirtti. Endüstriyel işyüklerinin anında otomatik bir biçimde aktarılacağı daha fiili altyapılara yöneldiği bir sırada bu adım son derece kritik önemdedir.
Easton, “Bir lisans fiziksel bir donanım parçasına bağlanması gereken bir şeydir,” dedi. “Ben, onların [Microsoft] bu birleştirmenin değiştirilmesine yalnızca her 90 günde bir izin verdiklerini düşünüyorum. Yani hâlâ hiç de dinamik değil.
Eastwood, ”İleriyi görmeye çabası içine giren müşterilerin ihtiyaçlarından fazla lisans satın almaları gerekecek” diye devam etti. “Zamanla, Microsoft’un lisanslarının daha dinamik biçimde aktarılmasını sağlayacak bir modele ihtiyaçlarının olacağını fark edeceğine inanıyorum.”
AMD’nin Ticari Startejisti Margaret Lewis, teknolojik değişimlerin ISV’ler (independent software vendor – bağımsız yazılım sağlayıcı) için falsolu atış olduğu konusunda hemfikir.
“Sunucu başına bir uygulamalı model daha basitti,” diye belirtti. “Şimdi bu modeli olduğu gibi kaldırıp atıyoruz. Bir sunucu nedir? Fiili olarak mı kabul edersiniz yoksa fiziksel olarak mı? Uygulama nerede çalışmaktadır? Birden fazla sunucu arasında mı yoksa bir sunucu arasında çalışan birden fazla uygulama arasında mı?”
Bu makalenin devamını Yazılımcılar, Lisanslamayı Nasıl Yapacaklar?-2 başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 