Son zamanlarda GPS ile ilgili olarak havacılık sektörüne yönelik bazı tehlikeli olaylar meydana geliyor. Örneğin Aralık 2024’de Azerbaycan Hava Yollarının Bakü’den Grozni’ye giden uçuş 8243’de meydana gelen uçak kazasında, Rus hava sahasına girerken şüpheli parazitlenme nedeniyle GPS sinyali kaybı yaşandığı anlaşılıyor. Uçak daha sonra yüzeyden havaya ateşlenen bir Rus füzesinin çarpmasıyla Kazakistan’ın Aktau yakınlarında düştü ve 38 kişi öldü.
Arkasından ocak 2025’de Londra Luton’dan Vilnius’a giden bir Ryanair uçuşu, yaklaşma sırasında GPS parazitiyle karşılaştı. Pilotun güvenlik için Varşova’ya yön değiştirdi. Litvanya yetkilileri, bölgede benzer başka olayların yaşanmasının ardından, parazitin kaynağına ilişkin bir soruşturma başlattı.
Kuzeydoğu Norveç’te, esas olarak Rus parazitine atfedilen sürekli GPS karıştırma, havacılık operasyonlarını aksatıyor. Pilotlar, navigasyonu etkileyen ve iş yükünü artıran sık GPS sinyali kayıpları bildiriyor. Sorun, GPS’e bağımlı çeşitli sektörleri etkiliyor.
Hollanda havacılık olayları analiz bürosu, GPS sahtekarlığı vakalarında önemli bir artış olduğunu, 2023’teki 163 olaydan 2024’te 983 olaya kadar çıktığını kaydetti. Bu manipülasyonlar pilotlara yanlış veriler ve yanlış uyarılar verdiği için uçuş güvenliği açısından önemli bir risk oluşturuyor.
Bu olaylar, havacılık navigasyonu için yalnızca GPS’e güvenmenin, uçuş güvenliğini sağlamak açısından bir sorun haline geldiğini gösteriyor. Ancak modern uçaklar navigasyon için büyük ölçüde GPS’e güveniyor. Yukarıdaki örneklerde olduğu gibi GPS sinyalleri özellikle çatışma bölgelerinde veya düşmanca faaliyetin olduğu alanlarda karıştırılmaya ve aldatılmaya karşı savunmasız durumdalar.
Yeni Saat Teknolojileri Çözüm Olabilir mi?
Şimdi bu konuda yeni teknolojilerin, çip ölçekli atom saatleri (CSAC’ler) ve optik kafes saatler gibi ortaya çıkan yeni saat teknolojilerinin, harici zamanlama sinyallerine olan bağımlılığı azaltarak havacılık güvenliğini artırabileceği kaydediliyor. Bu konuda “Ataletsel Navigasyon Sistemleri (INS)” ya da eLoran gibi “Kara Tabanlı Alternatifler” kullanılıyor.
Bu çerçevede potansiyel çözüm olarak yeni saat teknolojileri gündeme geliyor;
- Taşınabilir Atom Saatleri: Araştırmacılar, uçak sistemlerine entegre edilebilen kompakt atom saatleri geliştiriyorlar. Bu saatler, harici sinyallerden bağımsız olarak hassas zamanlamayı koruyarak, GNSS kesintileri sırasında bile güvenilir bir zaman referansı sağlıyor. Ancak, mevcut modeller havacılıkta rutin kullanım için hala çok büyük.
- Kuantum Manyetometreleri (Kuantum Pusulası): Kuantum teknolojisindeki yenilikler, referans olarak Dünya’nın manyetik alanını kullanan navigasyon sistemlerinin geliştirilmesine yol açtı. Bu sistemler, mıknatıslanmadaki ince değişiklikleri tespit ederek, uydu sinyallerine güvenmeden bir uçağın konumunu belirleyebilir ve parazitlenmeye ve aldatmaya karşı dayanıklılık sunar.
- Gelişmiş Ataletsel Navigasyon Sistemleri (INS): Yüksek hassasiyetli jiroskoplar ve ivmeölçerlerle donatılmış modern INS, harici referanslar olmadan bilinen bir konumdan bir uçağın hareketini izleyebilir. Katı hal jiroskop teknolojisindeki son gelişmeler, bu sistemlerin doğruluğunu ve güvenilirliğini artırarak GNSS kesintileri sırasında uygulanabilir bir alternatif sunuyor.
- Çoklu GNSS ve Anti-Jamming Teknolojileri: Birden fazla GNSS takımyıldızından (ör. GPS, Galileo, GLONASS) gelen sinyalleri entegre etmek, yedekliliği ve güvenilirliği artırabilir. Ek olarak, paraziti tespit etmek ve azaltmak için özel anti-jamming antenleri ve sinyal işleme teknikleri konuşlandırılıyor ve sürekli ve doğru navigasyon verileri sağlanıyor.
Özetle, GNSS jamming havacılık güvenliği için önemli zorluklar oluştururken, devam eden araştırmalar ve teknolojik gelişmeler dayanıklı navigasyon çözümlerine giden yolu açıyor. Taşınabilir atom saatlerinin, kuantum manyetometrelerinin, geliştirilmiş atalet sistemlerinin ve sağlam anti-jamming teknolojilerinin entegrasyonu, uçak operasyonlarını GNSS güvenlik açıklarına karşı korumada umut vadediyor.



Kaynak : 