web analytics
Cumartesi, Haziran 6, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result
Ana Sayfa INTERNET İnternet Gelişimi & Sosyolojisi Toplum & Sosyoloji

Yeni Yıl Geçmişi ve Geleceği Sorgularsa Anlamlıdır

Yeni yıl bir anlamda yeni yılı planlamak, bir önceki yılın muhasebesini yapmak ve biten yılın başarısı ve geleceğin daha iyi geçmesi temennisi ile kutlanır ve de kutlanması anlamlıdır. Bu nedenle herkese zihin açıklığı içinde önyargılardan uzak, geleceği insanlık ve doğa yararına koruma bilinci içinde sağlıklı, üretken, huzur içinde bir arada yaşama bilinci dilerim. Bu duygular ile herkesin geçmişini sorguladığı, geleceğini planladığı sağlıklı ve üretken nice yıllar dilerim.

Prof.Dr.Ibrahim Ortas-Prof.Dr.Ibrahim Ortas
2 Ocak 2009
-Toplum & Sosyoloji
0
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Yeni Yıl Hesap Verebilir Olursa Mutluluk ve Güzellik İçinde Kutlanır

Yeni yıl nedeniyle çok sayıda dost, arkadaş, tanıdıktan çok içten duygular ile yeni yıla ilişkin mutluluk, sağlık, esenlikler dileklerini ifade eden mesajlar alıyorum.

Tabii günümüzde mutluluk artık yaşam biçiminin bir yansıması olarak beyinden yansıyan duygular yüzlerden okunmaktadır. Mutlu olmak önce insanın beyninden gerçekleşmelidir. Beynindekiler gerçekleşmiyorsa mutlu olması beklenilemez.

Beyninizdekilerin maddi ve manevi anlamda gerçekleşmesi için önce sağlıklı olmanız, huzurlu olmanız, kimsenin sizin en temel insani haklarınıza müdahale etmemesi, başınızı sokacak bir evinizin olması ve bunların üzerinde de sosyal yaşantınızın düzenli olması gerekir. Günümüzde dünyanın da içinden geçtiği ekonomik kriz, artan işsizlik, milyonlarca insanın açlık sınırında yaşaması, bölgemizde akan kan ve gözyaşları, artan çevre sorunları.

Ancak buna rağmen, bilim ve aklın öncülüğünde doğanın iyi anlaşılması, doğanın yasalarının insanlık uğruna doğru planlanması ve yönetilmesi halen insanın elinde olması nedeniyle dünya istenirse daha yaşanılır duruma getirilebilir.

Mutluluk Ancak Eğitim ve Sistematik Çalışma İle Sağlanır

Günümüzde gelişmişlik, zenginlik ve refahın paylaşımı eğer bulunduğunuz coğrafyada yer altı ve yer üstü zenginlikleriniz yok ise ciddi bir eğitim ve sistematik çalışma ile sağlanmaktadır. İyi eğitim ve sistematik çalışma disiplini de anacak ciddi bir demokrasi ve eleştiri kültürü ile sağlanabilir. Cumhuriyetimizin kuruluşu ile yakalanan eğitim seferberliği ve üretme coşkusu ne yazık ki bugün sürdürülmekten uzak bulunmaktadır. Ülkemizin eğitime dayalı yetişmiş insan gücü ile üretmesi, yaşamı anlamlı kılması ve kaliteli yaşaması ise yeni yıldaki en büyük arzumuzdur.

Her Yeni Yıl Geçmişi ve Geleceği Sorgulayıcı Olmalıdır

İnsanlığın bulunduğu coğrafyalarda kendilerine göre yeni yıl takvimleri bulunmaktadır. Kimimiz 31 Aralık akşamını, kimi14 Ocak, kimi 21 Mart, kimi de 15 Ağustosu ve diğer kültürlerde farklı zamanları yeni yılın başlangıcı olarak görmektedirler. Dünyanın güneşin etrafından bir defa dönmesi ile tamamlanan yıl doğal olarak bizleri bir iç sorgulamaya zorlamaktadır. Ne yapıldı, ne yapılmadı, gelecek ile ilgili ne yapılabilir? Bu sorgulamanın kişiliği gelişmiş, birey olmuş, toplumda kendi yerini bulmuş her aklıselim sahibi kişi tarafından yapıldığı düşünülür. Ancak kurumsal olarak da yapılması daha da anlamlı olacaktır.

Bu bağlamda yeni yılları insanların ve kurumaların kendi kendilerini sorgulamaları için hep bir fırsat olarak görürüm. Diğer kurumlar kadar üniversitelerin bu sorgulamadan ve planlamadan kendilerini daha çok sorumlu hissetmeleri gerekir diye düşünüyorum.

Üniversiteler Her Yıldönümünde Kendilerini Sorgulamalıdır

Üniversitelerin bir toplumun en üst eğitim kurumu olmaları yanında toplumun geleceğini şekillendirecek bireylerin eğitildiği ortamlar olarak çağına karşı sorumlu olduklarından plan, program ve eleştiri kültürünü en çok onların sağlaması gerekir. Ancak ne yazık ki ülkemiz üniversiteleri sistematik kurum kültürünü halen istenilen düzeyde sağlayamadı.

Gezdiğimiz, gördüğümüz bütün dünya ülkelerinde bizden geri ülkelerde bile yıllık bilimsel faaliyetler izlenir, her öğretim üyesinin ve birimin yıllık faaliyetleri izlenir. Yıllık planların gerçekleşme durumu ve geleceği irdelenirken ülkemizde maalesef bu sorgulama yapılmamakta; bu durum üniversitelerde verimsizliğe neden olmaktadır. Uzun zamandır her yıldönümünde izlediğimiz manzara günü kurtarmanın ötesine geçemediğimiz yönündedir. Yıllık olarak konulmuş hedefler ve gerçekleşme durumunun sorgulandığı hiç bir üniversitemizi şu ana kadar göremedik. Bunun birinci nedeni üniversitelerin özerk olamamasıdır. Üniversiteler iç eleştiri güçlerini kaybettikleri için yöneticilerde kendilerini topluma hesap vermek zorunda hissetmiyorlar.

Üniversitelerimiz Dünya Sıralamasında İstenilen Yerde Değillerdir

Bugün üniversitelerimizin içinde bulunduğu durum, dünya üniversitelerinin durumundan çok çok farklı konumda bulunmaktadır. Ülkemizde planı programı, alt yapısı, öğretim kadrosu olmayan çok sayıda kamu ve vakıf üniversitesinin açılması, on binlerce öğrencinin üniversitelilik umudunun kırılmasına neden olmuştur. Özerklik konusunda AB standartlarında 8 üzerinden 1.5 değer alan, dünyada ilk 500 sıralamasında bir tek üniversite bile olmayan ülkemiz üniversitelerinin bu vesileyle yeniden kendilerini bir iç sorgulamadan geçirmeleri ve gelecekte Türkiye’nin dünyanın gerisinde kalmaması için üzerlerine düşen görevi yapmaları gerekir.

Tarihçi E.H.Carr ‘Geçmişini anlamayan, onu bir kez daha yaşamak zorunda’ der.

Anadolu’da çok güzel bir söz vardır “Geçmişini bilmeyenin geleceğini de başkası karar verir”. Üniversiteler düzenli olarak kendilerini sorgulayarak yenilemedikleri için uzun zamandır kısır bir döngü içinde hareket etmekte ve günden güne de üniversitedışı güçlere daha bağımlı hale gelmektedirler.

Halen bilim politikası ve misyonu olmayan veya kâğıt üzerinde var olup da hayata geçiremeyen, kendi yöneticilerini belirleyemeyen, en küçük bir program oluşturma faaliyetini YÖK’ün bilgisi dışında sağlayamayan bir üniversite ne bilgi üretir ne dünyada ilk 500 sıralamasına girer ne de yaşama katkıda bulunup dönüşüm sağlayabilir. Bu bağlamda her şeyden önce 2009 yılında ülkemizin önceliği eğitime, bilime ve yeni bir yüksek öğretim ve üniversite yasasına vermesi gerekir.

Yeni Yıl Bilinç ve Bilgi İle Kutlanırsa Anlamlıdır

Her yılın sonuna doğru toplumda yeni yılın nasıl kutlanacağı telaşı sarar. Bilinçli ve sistematik olarak, çalışalım, üretelim aynı zamanda yeni bir yılı tamamlamanın mutluluğu ve huzuru ile kutlayalım.

Yaşanan ekonomik kriz, çevremizde başta Filistin ve Irak olmak üzere akan kan ve gözyaşları insan olarak hepimizi derinden üzmektedir. Dünyanın her gün artan ve artık taşınamaz sorunlarına yeni bir model ve yaklaşımın hakim olması kaçınılmazdır.

Nüfusu 7 milyarı bulan, çarpık gelişme ve açlığın kol gezdiği dünya artık zorlanmaktadır. Ülkemizde keza artan gelir dağılımı dengesizliği, yaşam kalitesinin düşmesi, sosyal ve kültürel farklılıkların yarattığı etkiler ve yönetsel sorunlar beraberinde sosyal sorunları da doğurmaktadır. Her şeye rağmen yeni yılda aklın egemenliğinde sağlıklı, mutlu, onurlu ve Sağlıcakla kalınız.

Etiketler: Yazar

Türk İnternet'ten buna benzer yazılar için bildirim almak ister misiniz?

ABONELİKTEN ÇIK
Prof.Dr.Ibrahim Ortas

Prof.Dr.Ibrahim Ortas

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

GÜNLÜK BÜLTEN ABONELİĞİ

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • Mobil Sektör Yeniden Şekilleniyor; 2030’a Kadar Akıllı Telefonların Yaklaşık Yarısı Doğrudan Uydulara Bağlanacak
  • İran, ABD’ye Çok Uçak Kaybettirmiş ve Amerikalılar Çin ile Gelecekteki Savaş Konusunda Endişeli
  • Papa Leo XIV, Yapay Zeka Hakkında Çığır Açan Bir Genelge Yayınladı ve İnsanlığı “Dijital Tekel’e” Karşı Uyardı
  • Tunçmatik’ten Elektrikli Araç Kullanıcılarının “Menzil Kaygısını” Bitirecek Çözüm
  • Online Toplantılarda Yapay Zekâ Devrimi: Türk Mühendislerin Başarısı Edisyn

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile KarşılaştırmakKaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Bildirimler

Turk-internet.com masaüstü bildirimlerini almak için lütfen buraya tıklayın

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]

Türk İnternet'ten ilginize çekecek yazılar için bildirim almak ister misiniz?

Abone Ol

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.