Yükseköğretim Kurulu, yeni Yükseköğretim Yasa Taslağını’nı gerçekleştrdiği bir toplantıyla açıkladı. YÖK Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya, yeni Yükseköğretim Yasa Taslağını’nın şekillendirilmesinde öğretim üyesi, öğrenci, sivil toplum kuruluşu ve üniversitelerden gelen teklifleri değerlendireceklerini ifade etti.
Yeni taslak her şeyden önce kurumun adının değiştirilmesini öneriyor. Kurum, YÖK yerine, Türkiye Yüksek Öğretim Kurulu (TYK) olarak isimlendirilecek. Kurum, yeni dönemde planlama, koordinasyon ve denetlemeden sorumlu olacak. Rektör seçiminde Cumhurbaşkanı değil üniversite konseyi görev alacak. Rektörtörler bir dönem için seçilebilecek ve görev süreleri 5 yıl ile sınırlandırılacak.
Yasa taslağı Üniversiteleri tek tip olmaktan çıkartıyor. Büyük üniversiteler kurumsal yapılarını muhafaza ederek kendi kendilerini yönetecek. TYK, kurumsallaşma yönünde adım atan üniversiteleri destekleyecek. İdari ve bilimsel manada özerklik kazanacak olan üniversiteler öncesine kadar YÖK’ün onayıyla gerçekleştirdikleri birçok fiili konseyleri aracılığıyla kendileri gerçekleştirecek. Üniversiteler, mali esneklik kazanırken öğretim üyeleri de performans puanlarıyla esasıyla aşama kaydedecek.
Kabul edilen bir düzenlemeyle yabancı üniversitelerin Türkiye’de yüksekokul ve fakülte açabilmelerine imkan tanındı. Bu okullara tanınacak kontenjanları TYK belirleyecek. Vakıf aracılığı gerekmeden özel sektör kuruluşları üniversite açabilecek. Her üniversitede, seçimle bir Öğrenci Konseyi’nin oluşturulmasına izin verilecek.
Geçtiğimiz Ekim ayında Prof. Dr. İbrahim Ortaş imzasıyla yayınladığımız bir makale ile yeni yükseköğretim yasasının neler getirdiğini paylaşmıştık. (1) Prof. Dr. Ortaş, yazısında yeni yasanın üniversite tanımının özerklik ve evrensel yükseköğretim anlayışı ile çeliştiği değerlendirmesinde bulunmuştu;
“Yasa fırsat eşitliği, demokrasi, rekabet gibi önemsenen söylemler olmakla birlikte üniversitelerin olmazsa olmazı olan özerkliği bay pas ederek üniversite üst yönetimlerinin oluşumunu kontrol etmeyi öngörüyor. Yasa temelde rektörlük seçimi sorununa odaklanmış ve kontrolü doğrudan veya dolaylı olarak hükümet ve TYÖK’e bağlı bir üniversite konseyi tarafından yürütülmesini hedefliyor.
Yasa yeni kurulan ve sınırlı sayıda öğretim üyesine sahip üniversiteleri bir şekilde atama benzeri bir yola rektör atamasını öneriyor. Geriye kalan geniş bir üniversite grubunu da kısmi kontrol ile rektör atamasını öngörüyor. Rektör atanması açıkça siyasileşeceği ve yer yer yerel YÖK yapılarının oluşacağı kaygısı öne çıkmaktadır.
Yasanın bu hali üniversite özerkliğini tamamen ortadan kaldıran, özel ve yabancı üniversitelerin önünü açan, öğretim üyelerini kendi kararlarını verme olanağını elinden alan ve birer çalışan memur durumuna getirmektedir.
Diğer yandan, Yükseköğretim Kanunu Amaç ve Kapsamı YÖK’ün bu amaçla oluşturduğu resmi portal üzerinden paylaşıma sunuldu. (2) 58 sayfalık taslakta Türkiye Yüksek Öğretim Kurulu’na ilişkin bilgiler ve kuruluşun yapısı anlatılıyor.
(1) Yeni Yükseköğretim Yasası Ne Getiriyor ve Ne Götürüyor?
(2) Yükseköğretim Kanunu Amaç ve Kapsamı

Kaynak : 