Geçtiğimiz günlerde, tanıtımı yapılan ve deprem araştırmalarında kullanılmak amacıyla Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi tarafından Microsoft’tan, temin edilen Windows HPC Server teknolojisinin kullanımı ile ilgili olarak Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Deprem Mühendisliği Anabilim Dalı öğretim üyesi Yrd.Doç.Dr. Sami And Kılıç ve Microsoft Sunucu ve Yazılım Araçları Ürün Grup Müdürü Necip Özyücel ile görüştük.
11 Eylül saldırılarında Pentagon binasının simulasyonu, 17 Ağustos 1999 Marmara depreminde yuksek betonarme bacaların yıkılması gibi çalışmaları da bulunan Sami Kılıç, kümelenmiş sunucuların verimliliğini artıran sistemin, arayüzleri sayesinde ek bir eğitime gerek olmadan yüksek başarımlı hesaplamaları sağlayabildiğini söyledi.
Sami And Kılıç; Projemiz, TÜBİTAK’a 2007 sonunda bir araştırma önerisi sunmamızla başladı. Projenin amacı; binaların ve kritik yapıların patlama etkileri altındaki davranışlarının simülasyonuydu. Patlama ve terör saldırıları dolayısıyla biraz da güncel bir konu. Konunun zor tarafını, bizlerin bunu deneysel değil, bir nümerik bir ortamda incelemek istememiz oluşturuyor.
Bu tür bir patlama kapasitesinin incelenebilmesi için bayağı bir hesaplama kapasitesine sahip olunması gerekiyor. Burada, her hangi bir dizüstü ya da masaüstü bilgisayarda yapılamayacak büyüklükte hesaplamalar söz konusu. TÜBİTAK’a yapmış olduğumuz böyle bir sistemin satın alınması yönündeki önerimiz 2008’in başlarında kabul edildi.
Bu sistemin içerisinde her biri 8 çekirdekli 4 adet sunucu bilgisayar var. Arada, hızlı hesaplamaları yapmak için infilament ağ cihazı var. Dış bağlantılar ve sisteme uzaktan erişim için gigabit bağlantı cihazımız var. Bunların üzerinde bazı ticari yazılımlar var. Bu tür yüksek başarılı sistemlerin bu işe uygun iyi bir işletim sistemine ihtiyacı var. Sunucuları da kontrol edebilen yazılımları da ihtiva eden, ekstra maliyetlere gerek bırakmayan, her türlü yönetimsel aracı içinde barındıran Microsoft’un ‘computer cluster server'(CCS 2003) çözümünü tercih ettik. Bunun, en son sürümünü kullanıyoruz. Her türlü çözümü tek bir yerde ihtiva edebiliyoruz.
Biz, bu sistemi 2008 yılı ortalarında faaliyete geçirdik. TÜBİTAK projmiz bu arada devam ediyordu. Simulasyonları bu işletim sistemi altında yapabildik. Bilimsel çalışmalarımızı bir araya getirebildik. Bu konuda çalışan doktora ve lisansüstü öğrencilerimizin tezlerine de yardımcı oluyoruz. Bilimsel açıdan çok iyi yerlere gelebildiğimizi söyleyebilirim. Bu noktada da tabi oradaki işletim sisteminin içindeki komponentlerin önemi var.
Simülasyon çerçevesinde devlete ait korunması gereken bir bina düşünün. Bu binanın bomba yüklü bir araç ile saldırıya uğradığını düşünelim. Bu senaryoyu çok farklı şekillerde simüle ederek sonuçları ona göre tespit edebilmek mümkün oluyor. 3 boyutlu olduğu için, X, Y, Z eksenleri diyelim elemanları bir anda yarıya indirdiğimizde 8 kat daha fazla bir ağ çözünürlüğü ortaya çıkabiliyor. Bu, artan bir oranla bir anda içinden çıkılamaz bir hal alıyor. Bu nedenle çalışacağımız sistemin bir masaüstünün çok çok ötesinde bir şey olması projenin sağlığı açısından bir hayli önem taşıyor.
Öte yandan, RAM hafıza yeterli olsa bile bunun tek makinede çözülmesi haftalar dahi alabilir. Bu süreyi kısaltmak ve benzer projeleri daha seri bir şekilde test edebilmek için bu paralel hesaplamaya ve başarılı sistemlere ihtiyacımız var. Mühendislik Araştırma Grubu’nun da desteklediği bu projenin TÜBİTAK(www.tubitak.gov.tr) kodu; 107M002
Konuyla ilgili olarak görüşlerine başvurduğumuz Microsoft Sunucu ve Yazılım Araçları Ürün Grup Müdürü Necip Özyücel ise şunları söyledi;
Yapılan çalışma, bu tür teknolojilerin hayatımızda ne denli katma değer yarattığını göstermesi açısından önemli. Bu teknolojiler, akademik ortamların dışında finans alanında da geniş bir şekilde değerlendiriliyor. Finansal kurumlar benzer şekilde çok işlem gerektiren risk analizlerini yapabiliyorlar. Amerika’da yaşanan malum durum dolayısıyla bu tür hesaplamalar daha da fazla yapılıyor. Üretimde de modellemeler dolayısıyla bu tür hesaplamalar yapabilen sistemlere büyük ölçüde rağbet olduğunu söyleyebiliriz. Örneğin, bir arabanın tasarımı ya da onun çarpışma testleri; parçanın tasarımı ya da o parça üzerinde yapılması gereken her türlü deney çok daha hızlı ve çok daha ucuza gerçekleştirilebiliyor. Bahsettiğimiz teknolojilerde paralel olarak birden fazla kaynağı eş zamanlı olarak koşturabilen, Grid ya da ‘Yüksek Başarımlı Hesaplamalar’ dediğimiz sistemler eş sayıda çok fazla tercihan sunucu sisteminin kullanılması ile deneylerin yapılmasını çok daha kolay bir hale getiriyor.
Biz, Microsoft olarak günlük hayata bu kadar değen, bu kadar olayların maliyetini azaltan bu teknolojilerin yaygınlaştırılması amacıyla yola çıktık. Bu sistemler, akademik ortamların yanı sıra savunma sanayinde, meteorolojik tahminlerde, bankacılık ve otomotiv sektörlerinde aktif olarak kullanılıyor. Bir yapının depremde nasıl bir reaksiyon vereceğini anlayabilmek için 3 tane alternatif var; ya deprem olacak sonucuna bakacaksınız; ya o yapıyı bir sarsma masasının üzerine koyacaksınız; ya da bu şekilde nümerik çalışmalar yapılacak.
Nümerik ortamda bunun test edilmesi hem hız, hem hassasiyet ve hem de maliyet açısından akademisyenlere büyük avantajlar getiriyor. Akademik dünyada bu tür projelerin geliştirilmesi için Microsoft olarak çeşitli promosyonlar sağlıyoruz. Buradaki lisanlar maliyetinin de altına temin edilebiliyor.

Kaynak : 