Ülkemizde bir süredir, mali konularla ilgili resmi işlemlerin dijital hale dönüştüklerini görüyoruz. Elektronik imza ile başlayan bu dönem, KEP, e-Fatura, e-Defter, elektronik genel kurul gibi pek çok konuyu içeriyor. Bu konuların en önemlilerinden birisi Nisan ayı başında devreye alınması beklenen elektronik tebligat. Yıllardan beri mahkemelerin ve anlaşmazlıkların çözümlenmesinde süreyi uzattığı belirtilen bu alandaki gelişmeleri konuşmak için TÜRKKEP Genel Müdürü Yüksel Samast ile konuştuk. Ancak Samast olaya daha geniş bir perspektiften yaklaştı. Bakın bize neler anlattı.
Turk-internet.com: Yüksel Bey elektronik tebligat için önce e-dönüşümü anlamamız lazım dediniz. Peki, soralım; e-Dönüşüm dediğimiz şey nedir?
Yüksel Samast: e-Dönüşüm hayatı yeniden tasarlamak demek. Türkiye’de de yaptığımız hata bu. Eskiden beri yapılan işi digital’e dönüştürmeye çalışıyoruz. Oysa e-dönüşüm, işlerin elektronik ortamda yürütülmesi için yeniden gözden geçirmek, yeniden tasarlamaktır.
Elle yapılan bir şeyi, bilgisayar kullanarak yapmaya başlamak önemli bir adımdır ama yeterli değildir. Elektronik ortamda işleri yürütmenin asıl önemi işe momentum kazandırmasıdır.
Turk-internet.com: e-Dönüşümün 3 parametresi var dediniz. Bunları bize anlatır mısınız?
Yüksel Samast: Momentum dedik; e-dönüşüm her şeyden evvel hız demek. Bilginin oluşması, dolaşımı, saklanmasında “e” dediğimiz zaman, öncelikle hız demek. Hızın önünde duran her şey “e” ye aykırı.
E-dönüşümün ikinci parametresi; verimlilik. E-Dönüşüm süreci sonrasında bir iş, bir süreç daha verimli hale gelmiyorsa bir yerde hata vardır…
Ve… Hız ve verimliliği merkeze alan bir e-dönüşüm yoksa günün sonunda tökezlemeye başlıyoruz.
Üçüncü parametreye gelirsek; iş yapış sürecini değiştiren yeni bir kültür oluşturmak gerektiğinden bahsedebiliriz.
Bir işi e-dönüşüm ile yapmaya başladığınızda her şey değişiyor. E-Dönüşüm; bir işi bilgisayar veya internet kullanarak yapmak değil, mental olarak o işi dijital yapma kültürüne sahip olmak demektir.
E-dönüşüm kültürel bir değişimdir. Toptan mentalite değişimidir. Örnek; devlet dediğimiz yapı eğer -devlet zamanında, 9-5 mesai yapan bir kurum olabilir mi?
Artık hayat 7×24 oldu. E-Dönüşüm zamandan ve mekândan bağımsız hale gelmek demektir. İnternet bu yüzden güçlü bir şeydir. Dünyanın neresinde olursak olalım, saat kaç olursa olsun bilgi alabiliyor ve iletişimi sağlayabiliyoruz.
E-dönüşüm demek artık bireysel de, kurumsal da zamandan ve mekândan bağımsız bir şeyler yapmak demektir. Kültür bunun sacayağı oluyor.
Dolayısıyla bir kurum, bir süreç, e-dönüşüm sonrasında 7×24 iş yapış boyutuna geçememişse, orda e-dönüşüm henüz olmamış oluyor. Sadece bir işi bilgisayarla yapıyor oluyoruz.
Turk-internet.com: Bu durumda Türkiye devlet olarak e-Dönüşümü henüz yapamadı değil mi?
Yüksel Samast: e-Dönüşümün önündeki en önemli engel olarak da kültürümüzü görüyorum. Ailede, devlette, sokakta biz henüz bilgi çağının kültürünü algılayacak düzeyde sosyal farkındalığa ulaşamadık.
Ne demek istiyorum; e-devlet dediğimiz şey nedir? 20 yıldır e-devlet konuşuluyor, projeler yapılıyor, eylem planı yapılıyor ama yapılana bakıldığında başvuru alınıyor, bilgi veriliyor vs… Devletin fiziksel olarak yapageldiği işini, bir web sitesi üzerinden yapmaya çalışmasına e-dönüşüm diyoruz.
E-Devlet kapısından bakıldığında şimdi vatandaş bilmem kaç yüz tane işi buradan yapabiliyor deniliyor ama akşam 6’dan sonra kamudan e-devlet ile ilgili olarak bir şikayet ya da hizmet için call center’ı aradığınızda bekçi ile konuşuyorsunuz ve sabahı beklemeniz gerektiği söyleniyor. Yani kurum eski usul yaşamaya devam ediyor. Demek ki, efkârı umuma ayıp olmasın diye bir web sitesi açılıyor ama içeride mentalite dönüşümü yapalım, şirketin merkezine e-dönüşüm koyalım, olaya 360 derece bakalım, mevzuatı değiştirelim denmiyor.
Bu nedenle de tam bir e-devlet olmuyor. Hâlbuki kurumun artık 7×24 yaşaması lazım. Muhakkak 7×24 eleman çalıştırmalı.
5 bölümlük bu söyleşinin 2ci bölümünü Yüksel Samast: e-Tebligat Yıllık En Az 400 Milyon TL Tasarruf Demek ama Bir türlü Başlatılamıyor – 2 başlığı altında okuyabilirsiniz.

Kaynak : 