Bu söyleşinin ilk bölümünü Yumrukçallı : Sistem Entegratörleri Bizim için Çok Önemli – 1 başlığı altında okuyabilirsiniz..
Veri depolama sektörünün önemli firmalarından NetAPP’ın Türkiye Genel Müdürü Behçet Yumrukçallı ile yaptığımız söyleşiye kaldığımız yerden devam ediyoruz :
Turk-internet.com: Türkiye’deki ekip şu an nasıl bir ekip? Satış pazarlama kanalında çalışan eleman sayınız nedir? Eleman bazında da büyüme sürüyor mu? Bunlardan bahseder misiniz?
Behçet Yumrukçallı: Ondan da bahsedeyim. NetApp’ın yine globalde şöyle bir yaklaşımı var ki biz kanal orientic dediğimiz kanallarla çalışmayı seven bir firmayız. Direk çalışmayı seven bir firma değiliz. Bu da yanında şunu getiriyor, az kişiyle daha çok iş yapmayı. Biz işimizin çoğunu kanallar, distribütörler üzerinden gerçekleştiriyoruz. Dolayısıyla direk satış modelimiz yok, özellikle Türkiye’de sıfır.
Hiçbir şekilde direk satış modelimiz yok, kanalların üzerinden, partnerlerimizin üzerinden, sistem entegratörleri üzerinden bu işi gerçekleştiriyoruz. Yerinde destek hizmetlerinde de aynı şekilde, ASP dediğimiz otomize olmuş destek sağlayıcı firmalar üzerinden bu işi gerçekleştiriyoruz. Dolayısıyla oldukça çekirdek bir ekibiz.
Çekirdek ekibiz ama Türkiye’de çok fazla hızlı bir şekilde büyüyor. Her ne kadar biz direk satış yapmıyor olsak da tabi ki kaynaklarımızı arttırmamız gerekiyor. Fikir vermesi açısında aşağı yukarı bir buçuk sene kadar önce beş kişilik bir ekiptik ve bu ekip ağırlıklı mühendislik tarafındaydı. Ekibimiz presale dediğimiz satış öncesi destek çözümleri oluşturacak arkadaşlardan oluşuyordu.
Geçtiğimiz sene 10 kişiyle girdik, bir iki ay içerisinde 14-15 kişilik bir kadroya sahip olacağız. Yüzdesel olarak baktığınız zaman ciddi bir büyüme ama amaç aynı şekilde büyümek değil. İdeal kadroyu şu aralar oluşturduğumuza inanıyoruz. Bundan sonraki büyümelerimiz daha çok kanal tarafında gerçekleşecek, daha verimli kanallar, daha doğru adresleyebilecek kanallarla sistem entegratörlerini geliştirerek cirolarımızı ve işimizi arttırmayı planlıyoruz.
Turk-internet.com: Peki sektörlerden bahsetmeniz mümkün mü biraz? Özel sektörün, büyük ölçekli firmaların bakışıyla küçük ölçekli firmaların bakışı arasında fark var mı? Türkiye’ye has farklılıklar var mı bu sektörde?
Behçet Yumrukçallı: Şimdi Netapp açısından bakacak olursak geçtiğimiz iki yıl öncesine kadar üretim alanında oldukça kuvvetli noktadaydık. Özellikle son iki yılda, geçtiğimiz yılda da Telekom ve “Public” dediğimiz hükümet – kamu alanında varlığımızı arttırdık. Onun içerisinde tabi kırılımlar var. KOBİ bakış açısı ve daha üst ölçekli firmaların yaklaşımı gibi.
Tabi bizi şu ümitlendiriyor, KOBİ tarafının da aslında artık ciddi bir algılama, olayları daha ciddi bir şekilde değerlendirme (veri tabanı açısından ve daha çok aslında iş sürekliliği açısından) var. Çünkü KOBİ’ler daha küçük ölçekli firma olabilir ama herkesin verisi kendisi için değerli. Dolayısıyla KOBİ olsa da o veri onun için gerçekten çok önemli. O veriyi kaybetse işi ciddi anlamda belki sekteye uğrayacak. Bunun farkında oldukları için buralara yatırım yapmaya başladılar. En azından iş sürekliliği anlamında yatırımlar yapmaya başladılar.
Ama tabi ki, KOBİ’lerdeki ticarete bakışa bakacak olursak biraz daha kırılgan. Kırılgan derken biraz daha aslında hassas, ekonomik durumlara göre biraz daha hassas davranılıyor. İşte örneğin son durumlarda kurların oynaması gibi şeylerde KOBİ yaklaşımı daha çok bekle gör mantığıyla oluşuyor, çünkü ne olacak ne bitecek belli değil. Biraz daha öteleme şansları olabiliyor yapacakları yatırımları.
Ama daha kurumsal büyük ölçekli firmalara baktığınız vakit tabi ki yine ekonomik durum çok önemli ama eğer belirli bir ihtiyaç varsa bu ihtiyaçların muhakkak ki giderilmesi gerekiyor. Bir şekilde ticaretlerini devam ettirmeleri gerekiyor ki, veri depolama aslında IT alanındaki segmentler açısından en hassas alan diyebilirim. Çünkü farklı yatırımlarınızı öteleme şansınız olabilir belki ama büyük kurumsal firmalarda veri devamlı oluşuyor. Bu veri o firmanın kalbi. O veri sayesinde işleyerek aslında parasını kazanıyor.
O veriyi artık ben saklamıyorum deme lüksüne sahip değil. Dolayısıyla veri alanında muhakkak ki yatırımlarını yapmak zorunda, fazla öteleme şansları yok. Ve yapılan araştırmalarda da görülüyor ki, yine Türkiye’de yapılan araştırma, her yıl en az %40-%50 veri artışı bekleniyor. Bizim de aslında gördüğümüz bundan bile fazla diyebilirim birçok firmada.



Kaynak : 