Röportajın ilk bölümünü Arıak :Serbetleşme Konusunda Ulaştırma Bakanlığı Daima İşin İçinde Oldu – 1 başlığı altında okuyabilirsiniz.
Kaldığımız yerden devam ediyoruz:
turk-internet.com: 3 Tip lisans verildi değil mi? Küçük firmalar C, orta firmalar B, büyük firmalar A gibi.
Yusuf Ata Arıak: Evet öyle anlaşılan bir şekil içinde lisanslar dağıtıldı. Fena da ruhsat paraları alınmadı, yüksek paralar alındı. Mesela A tipi ruhsat bedeli o zaman 500 bin TL’nin üstünde bir paraydı. Devlete hiçbir yükü olmayan,işletmeci sasında sınır olmayan böyle bir konuda bu rakam, yüksek bir fiyatı ifade ediyor.
Nitekim bugün yeni çıkan kanunla artık bu ücretler alınmaz hale geldi. Geçen zaman içinde anlayışlar değişti. 45 civarında firma 2004 yılından itibaren uzak mesafe telefon hizmeti vermek üzere lisans aldı. Bunların bir kısmı işe başlamadı. Bir kısmı başlayıp, sonradan vazgeçti. Zaman içinde sayı azaldı. Bugün 10 sayısını ancak zorlamayla söyleyebiliyoruz. Üstelik hepsi de aynı oranda etkili değil bu firmaların.
Aktif lisanslı firma sayısının azalması beklenen bir şey ama bizdeki azalmanın sebebi biraz farklı oldu, sektörün önü yeterince açık olmadığı için, firmalar bütün gayretlerine rağmen para kazanabilir hale gelemediler. Pazar paylarını çok büyütemediler. Bugün hala, toplam sabit telefon hizmeti içinde yeni işletmeciler için yüzde 4- 5 mertebesini ancak konuşabiliyoruz.
Yani, toplam sabit telefon hizmetleri içinde alternatif işletmeci payı oran olarak çok düşüktür. Hem de bunun içinde kazanç yoktur. Dolayısıyla sektör kendini büyütemiyor.
Hani zaman zaman bu firmalara haksızlık ederek, “canım daha çok yatırım yapsınlar” denir ya, bu firmalar para kazanılmayacağı açık olan bir ortamda para yatırmayacak kadar akıllı firmalardır. Onun için, yeteri kadar yatırmışlardır, fazlasını yatırmak için uygun zamanı beklemektedirler. Yoksa yatırım yapmak istemedikleri için böyle davranmıyorlar. Kaldıki eğer yatırım ortamı iyileşmiş olsa,yerlisi olmasa da yabancısı gelir yatırım yapardı;onlar da gelemiyor.
Sonra geçen yıl sonunda çıkan, Elektronik Haberleşme Kanunu’nun bir sonucu olarak, 9 Mayıs tarihi itibari ile artık şehir içi telefon görüşmeleri kapısı, yeni işletmecilere ‘’aralandı’’.Şehiriçi görüşmeler,aşağı yukarı toplam sabit görüşmelerin yüzde 40’ını ifade ediyor. Bu da rekabet için iyi bir kapı aralaması oldu. Aralanan kapını gerçekten açık hale getirilmesi bekleniyor.
Toplam Telekom Cirosu, işletmecilik olarak sabiti, mobili bir araya alacak olursak, muhtemelen bir 19 milyar dolar dememiz lazım. Bu çok büyük bir sektör. Yani, Türkiye için de dünya için de bu rakamlar önemli rakamlar.
turk-internet.com: Telekom sektöründe hangi alanlar büyüdü?
Yusuf Ata Arıak: Burada biraz önce bahsettiğim gibi bazı sektör bölümlerinin yeterince önü açılmamış olduğu için, buralarda büyüme fazla olamadı. Mesela uyduya dayalı hizmetlerde çok olamadı. Çünkü biliyorsunuz hem uydu ruhsatı verildi firmalara, hem de arkasından kısmi devletleştirme yapıldı. Kamu kuruluşları uydu hizmetlerinin en büyük müşterisidir, bütün dünyada ve bizde , böyledir bu durum. Uydu hizmetini kullanmak isteyen devlet kuruluşu, bunu bugün Türksat’tan kullanmak zorunda. Türksat bir devlet kuruluşu. Yani, sektörde rekabetsiz iş yapma durumu ortaya çıktı ve özel firmaların, ruhsat almış firmaların, ellerindeki pazarın yüzde 70 kadarı devletleştirilmiş oldu.
Röportajın son bölümünü ve videosunu Yusuf Ata Arıak : Yeni Oluşan Abonelerin % 10’unu Alternatif Telekomcular Alıyor – 3 başlığı altında okuyabilir ve seyredebilirsiniz.



Kaynak : 