Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, dijitalleşme, değişen rol modeller, zayıflayan aile bağları ve küresel belirsizliklerin gençlerde değer erozyonu ve şiddet artışına nasıl zemin hazırladığı hakkında açıklamalarda bulundu.
Gençlerin ikonları karmaşıklaştı ve değerler erozyona uğradı!
Günümüzde artış gösteren şiddet olaylarının nedenleri incelendiğinde psikolojik, nörolojik ve sosyolojik pek çok faktörün karşımıza çıktığını ifade eden Prof. Dr. Gül Eryılmaz şöyle dedi:
“Ancak en kritik noktalardan biri, kimlik gelişiminin en kırılgan olduğu gençlik ve ergenlik dönemindeki değişimlerdir.”
Çocukların genellikle yakın çevrelerini örnek alırken, ergenler ve gençlerin daha çok dış dünyayı rol model seçtiklerine dikkat çeken Prof. Dr. Eryılmaz şu ifadelere yer verdi:
“Eskiden ‘çevre’ dediğimiz olgu, dokunabildiğimiz ve görebildiğimiz insanlardan ibaretti. Ancak dijital araçlar bu sınırları ortadan kaldırdı; artık dünyanın öbür ucundaki birine anında bağlanabiliyoruz. Bu durum, ergenlerin örnek aldığı ‘kahraman’ ikonlarının da değişmesine yol açtı. Günümüzde; daha çok ‘like’ (beğeni) alan, daha çok izlenen, daha absürt davranan veya küfrederek dikkat çeken kişiler rol model haline geldi. Eskiden ‘güçlü kahraman’ anlayışı ahlaki değerlere dayanırken, günümüzde bu anlayış yerini popülarite odaklı ve absürt bir yapıya bıraktı. Gençlerin ikonları karmaşıklaştı ve değerler erozyona uğradı.”
Ailelerin koruyucu kalkanı ve kapsayıcı etkisi zayıflıyor!
Eskiden ailenin, birey için en güvenli sığınak, şefkat ve birliğin merkezi olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Gül Eryılmaz şöyle dedi:
“Ancak bugün aile yapısı da ciddi bir erozyonla karşı karşıya.”
‘Teknostres’ olarak adlandırılan durum nedeniyle ekranların, adeta birer ‘dijital emzik’ haline geldiğine vurgu yapan Prof. Dr. Gül Eryılmaz şunları söyledi:
“Bu durum, aile içindeki sağlıklı bağı, iletişimi ve derinlemesine sohbetleri azalttı. Araştırmalar, sosyal medyada zorbalığa uğrayan gençlerin yüzde 50’den fazlasının bu durumu ailelerine anlatmadığını gösteriyor. Gençlerin ‘neden anlatmıyorsunuz?’ sorusuna verdikleri cevaplar ise düşündürücü; ‘beni anlamazlar’, ‘zaten bir şey yapamazlar’, ‘bir de üzerine azar işitirim’. Bu tablo, ailenin o koruyucu kalkanının ve kapsayıcı etkisinin zayıfladığını açıkça ortaya koymaktadır.”
Aile bağlarının zayıflaması ve küresel belirsizlikler, şiddeti artıran ‘güvenlik erozyonu’na yol açar!
Dünya algımız ve psikolojik güven duygumuzun da büyük bir yara aldığını aktaran Prof. Dr. Gül Eryılmaz şöyle dedi:
“Eskiden savaşlar sadece meydanlardaydı; bugün ise ekonomik krizler, sosyal medya ve televizyon aracılığıyla her türlü çatışma evimizin içine kadar sızmış durumda.”
Dünyayı yöneten liderlerin güç gösterilerinin ve tehditkar dillerinin, bireylerde ‘güvende değiliz’ hissini pekiştirdiğine işaret eden Prof. Dr. Eryılmaz sözlerini şöyle tamamladı:
“Sonuç olarak; ailedeki şefkat bağının zayıflaması, rol modellerin yozlaşması ve küresel belirsizliklerin yarattığı bu ‘güvenlik erozyonu’, şiddet olaylarının artmasına zemin hazırlayan en temel unsurlardır.”



Kaynak : 