Yılbaşında adettendir, geçmiş yılın muhasebesi yapılır. Biz de turk-internet.com okuyucuları için 2014’ün bilişim-internet ve telekomda en önemli haberlerini gözden geçirdik;
- Yılın Başında En Fazla İnternet Kanununu Konuştuk
AKP hükümetinin 2 ana ortağı olduğu anlaşılan Gülen taraftarları ile Erdoğan taraftarları arasındaki çekişme, internet üzerinden yayınlanan ses kayıtlarının yolunu açtığında, Erdoğan hükümetinin karşı cevabı interneti baskı altına almak şeklinde gelişti.
Torba kanunlara konulan maddelerde “özel hayat” denilerek, internete yönelik kontrol ve sansür maddeleri oluşturdu. 6552 sayılı kanunla, 5651 sayılı kanuna ilave edilen bu maddelerin yol açtığı kısıtlamalar henüz “paralel” kavgasına yönelik. Daha başka yerlere fazla yansımadı. Ama o kavga bittiğinde neler kısıtlanacak daha net göreceğiz.
- Erişim Sağlayıcılar Birliği
Erişim Sağlayıcılar Birliği (ESB) kavramını ilk kez aralık 2013’de TBMM’ye AKP ŞanlıUrfa Milletvekili Zeynep Uslu imzasıyla verilen ve 5651 sayılı kanuna ilaveler getiren kanun taslağında rastlandık. 2014 mayısında kurulan ESB halen çok tartışılan bir konu; çünkü “sivil toplum kurumu”ymuş havasında devlet eliyle internetin boğazını sıkacak bir uygulama yapıldı. Telkoder başkanlığında 100 kadar kuruluşun onayladığı tüzük yerine, BTK tarafından belirlenen 44 firma ve yine BTK tarafından yazılan tüzük kullanılarak kuruldu. Şimdilik postacılık yapıyor. Yani TİB’den gelen erişim engelleme (site ya da URL) taleplerini, ISS’lere iletiyor.
- Kişisel Veriler
Kişisel Veriler konusunda yıllardan beri gelen bir sorun var; İnternet kanunu “özel hayatı korumak” bahanesi ile ağırlaştırılırken, devletin vatandaşlarını keyfi takibinde sorun yaratacak olan “kişisel verilerin korunması” kanunu çıkarılmıyor. Ama yılın son günlerinde (Bkz : 34 Yıldır Beklediğimiz Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Bu mu?) böyle bir taslağın Başbakan Davutoğlu imzasıyla TBMM’ye görüşülmek üzere gönderildiğini gördük (daha önce bir kaç kez gönderilmiş taslaklar da var).
Taslağın en çok eleştirilen noktaları, istisnaların çok geniş tutulması ve kurulması hedeflenen veri kurulunun siyasi olma olasılığı. Diğer detayları burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.
Yıl içinde bu konudaki önemli bir gelişme de, özel hastanelerin sahtekarlık yapmasını önlemek için SGK tarafından devreye alınan “avuçiçi” ve “parmak izi” okuma türü uygulamalar Danıştay tarafından “kişisel verilerin korunması” başlığı ile iptal edildi (Bkz : Danıştay, Sağlık Sisteminde Parmak İzi ya da Avuç İçi Okumaya Durdurma Verdi
- e-Ticaret Kanunu
Cumhurbaşkanı tarafından 4 kasımda onaylanan 6563 sayılı e-Ticaret yasası bazı açılardan olumlu değerlendirmekle birlikte sıkıntı yaratacağı belirtilen konular da var. Burayı tıklayarak ulaşabileceğiniz detayları ile, e-Ticaretle ilgili düzenlemeleri Avrupa Birliği uyum çerçevesinde yeniden ele aldığı bildirilen, kanun genel itibarıyla kişisel verileri korumayı, iletişimin gizliliğini sağlamayı ve tüketiciyi e-ticarette korumayı amaçlamış.
Kanun içinde, e-tacir’e Bilgi verme yükümlülüğü (sözleşme ve sürece dair açık ifadeler, sipariş edilen malla ilgili her türlü detay), Ticari ileti gönderme şartları yeni kanunun en çok tartışılan madde çünkü izin istenmesi ve alınan onaya uygun içerik gönderilmesi şartı geliyor. Yanısıra hizmet sağlayıcının kişisel verileri koruması isteniyor.
Bu kanunda en çok tartışılan husus, SMS ya da e-mail ile yapılan gönderimlere “izin isteme” gelmesi. Bu izin istemenin sıkıntı yaratacağı onun yerine çıkışın düzgün çalışması sisteminin getirilmesi isteniyor (teknik terimi ile şu anda Opt-In isteniyor, Hizmet sağlayıcılar Opt-Out için ısrar ediyor). Ama dikkat; kanunu uymama karşılığında ise, 1000-10.000 TL ve tekrarlanmasında katları şeklinde ceza geliyor.
- Siber Suç Sözleşmesi
Yerel seçimler öncesinde ortaya çıkan ses kayıtları, 4 yıldır TBMM’de bekleyen “Sanal Ortamda İşlenen Suçlar Sözleşmesi’nin onaylanmasına neden oldu. AB tarafından 2001’de imzalanan sözleşmeye Türkiye 10 kasım 2010 tarihinde Strazburg’da imza atmış ama bazı konularda cekinceler olduğu için bugüne kadar o imza TBMM tarafından onaylanmamıştı. Siber olaylarla ilgili olarak, Ülkeler arası işbirliğini kolaylaştıran sözleşmenin Türkiye tarafından da anlaşılabilmesi için AB tarafından açıklanmasının hemen ardından, IvHP tarafından 2001 yılında Türkçe’ye kazandırılmıştı. Siber Suç Sözleşmesinin onaylanması ile ilgili haberi burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.
TELEFON DİNLEMELERİ ve İNTERNET DÜZENLEME YÖNETİMİ
- TİB
2005 yılında kurulan TİB, 2014 yılı içinde imkanlarını hukuksuz bir şekilde bir grup için kullanmakla suçlandı ve ekibi dağıtıldı. Bugün TİB çok daha kalabalık bir kadroya sahip. Bütün 2014 boyunca eski TİB elemanları için çeşitli suçlamalar yapıldı ama bu suçlamaların bir sonuca erdiğini görmedik.
Bu arada hükümete yakın gazetelerde bir kaç defa TİB’in MİT’e devredileceği haberleri çıktı. Bu konudaki son durum bilinemiyor. Ancak, TİB’in telefon dinlemelerinde denetleyici kurum olmasının MİT’i uzun zamandan bu yana rahatsız ettiği ve Oslo Süreci gibi çeşitli süreçlere dair kayıtların bulunmasının sakıncalı bulunduğu, bu nedenle TİB’in ortadan kaldırılmak istendiği belirtiliyor.
AKP Hükümeti haziran 2013’de meydana gelen Gezi Olayları sonrasında, kişileri takip olayında sertleşmeye başladı ve 18 temmuz 2013 tarihinde BTK’nın aldığı bir kararla, bütün telekom operatörlerinden, trafiklerini Ankara’ya TİB’e teslim etmeleri istendi[1].
Bu konuda telekom operatörleri tarafından 2 nedenle uygunsuz bulundu. Bunlardan birisi, Mart ayındaki yerel seçimleri etkilemeye yönelik olarak aralık 2013’de yayınlanmaya başlandığını düşündüğümüz “ses kayıtları”
- Twitter – Youtube – Google-Plus Kapanması ve Açılması
silahlı mücadele
- VPN – Trafik Engelleme
Türkiye trafik engelleme ile 2014’de daha fazla tanışmaya başladı. Bir önceki maddede gördüğünüz engellemeleri, kişiler VPN ile aşmaya çalıştılar. Bunun sonucunda, ülkemize yönelik hizmetlerini arttıran VPN şirketi sayısı patlaması gördük.
Ancak, VPN ile Twitter’a Erişim (Şimdilik) Mümkün Ama Güvenlik Atlanmaması Gereken Bir Endişe Kaynağı” başlıklı haberimizden de göreceğiniz üzere, VPN kullanımının getireceği riskler de var.
Ama ne gördük; hükümetin VPN yavaşlatma konusunda da önlem aldığı anlaşıldı. Bu konudaki haberimizi de Türkiye’de VPN Yavaşlatma Başlamış Gözüküyor, Sıradan VPN’ler Kaplumbağa Hızında Çalışıyor başlığı altında okuyabilirsiniz.
- Spiegel Haberi
Yılın bir şoku da, Spiegel’in bilimum istihbarat örgütlerinin Türkiye’yi dinlediğine dair haberiydi. burayı tıklayarak okuyabileceğiniz haberde konuyu değerlendirmiştik.
BİLİŞİM -TELEKOM YATIRIMLARI
- 4G 2015 Sonuna Yetişir mi? Cevap : Hayır Çünkü 2014’de Fiber Yatırım Yetersiz
Ülkemiz 3G’ye gecikmeli girdi. 2000’lerde bir çok ülkede başlatılan 3G konusunda, BTK ve Bakanlık yetkilileri “tam zamanında” ya da “geç başlamamız bizim yararımıza oldu, en son teknolojiyi aldık” deseler de, pek inandırıcı değil.
Şimdi aynı şekilde 4G’ye geç kalıyoruz. 2010’lardan itibaren ülkeler 4G’ye geçmeye başladılar. Ülkemizde bu konuda henüz herhangi bir hareket görülmüyor. Bakanlık 2015 sonunda demesine karşın, bunu 2016’ya ve belki de 2017’ye kaydığını görüyoruz. Bu konudaki çeşitli haber ve yorumları 4G Dosyasından görebilirsiniz
Yine de bu konuda önemli bir husus var; O da ARGELA isimli şirketimizin geliştirdiği 4G baz istasyonları olan FemToCell konusunda Netaş-Aselsan-Argela üçlüsünün iyi bir çalışma yaptıkları ve “Advance” ürünlerini 2015 sonuna yetiştirecekleri konusu. Bu ürünün 2011’den bu yana çalışıldığına dair haberimizi burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.
- Kamu’daki Bilgi İşlem Yöneticileri Değiştirildi ve Yatırımlar Durakladı
17-25 aralıktaki yolsuzluk operasyonları yüzünden, Gülen Cemaati ile AKP hükümetinin arası açılınca, Gülen Cemaatine mensup oldukları için 2 yıl önce çeşitli kamu bilgi işlem dairelerine atandıkları bildirilen (bazıları değil, herkesi kastetmiyoruz), kişiler nisan ayında görevlerinden acilen alındı.
Bilgi İşlem daireleri bütün şirket ve kurumlar için kan damarları gibi olduğundan, bu kişiler acilen görevden alındılar ve yerlerine yine acil atamalar yapıldı. Bu atamaların bir kısmı da eski insanlardı ama anlaşılan başka sorunlar çıktı. Daha ileri zamanlarda bu yeni atamalardan da bazıları görevden bir daha alındılar.
Bunun sonucunda, kamu sektöründe yatırımlar durdu. Zaten üstüste gelen seçimler nedeniyle de bir yavaşlama vardı ama hassas durumlar söz konusu olunca, yeni atananların herhangi bir sorumluluk üstlenmedikleri ve hareket etmedikleri, bazı yerlerde eski yöneticilerin imzaladıkları sözleşmelerle alınan cihazların kabullerinin yapılmadıkları görüldü.
- Bankaların IT Yatırımları da Duraklama Dönemine Girdi
Bankaların her türlü konuda talep ettikleri fahiş komisyonlar BDDK tarafından son yıllarda sınırlandı. Bu sınırlamaların yapılması ile bankaların –ekonomik kriz dönemlerinde bile çok yüksek olan- karlılıkları da düştü. Dolayısıyla daha önceleri rahatlıkla yaptıkları IT yatırımlarında azalma oldu.
- Türkiye İnternet ve Telekom Liginde Düştükçe düşüyor
IT sektörünün 3 büyük müşterisi olan kamu – finans ve telekom sektörünün ilk ikisini yukarıda görüyorsunuz. 2014 yılında üçüncüsü olan telekom sektöründe de IT yatırımları düştü. Çünkü AKP hükümeti Gezi olayları ve 17*25 aralık yolsuzluk operasyonları sonrasında, telekom-internet sektörüne yönelik “kontrol” çalışmaları başlattı ve yeni yatırımların önünü adeta kapattı. Bunun sonucunda da dünya sıralamalarında aşağı sıralara düşmeye devam ettik. Mesela burayı tıklayarak görebileceğiniz üzere sabit penetrasyonda 69cu ve mobil penetrasyonda 60cı sırada yer aldık.
ITU’nun başka bir listelemesi olan ICT indeksinde ise 68ci sırada yer aldık. Bu raporu da burayı tıklayarak görebilirsiniz.
Peki bu duruma çözüm olarak ne yaptık; burayı tıklayarak görebileceğiniz üzere, BTK bir çeyrekte 8 milyon abone kazanıldığını iddia etti. Bakan Lütfi Elvan tarafından memnuniyetle açıklanan bu rakamın, tespit edilmesi zor, mobil abonelerden oluşması tabi ki şüphe yarattı. Çünkü toplam abonelerin % 27,3’ü yani 7,5 milyon kişinin mobil veri kullanım oranı 0-5 MB aralığında yani yok hükmünde.
- Fatih Projesi Duraklama Dönemine Girdi
8 milyar TL’ye varacağı hesaplanan büyüklüğü ile çok uluslu ya da yerel firmaları en çok heyecanlandıran projeydi bu. Okulöncesi, ilköğretim ile ortaöğretim düzeyindeki okullarda bulunan 620.000 dersliğe dizüstü bilgisayar, projeksiyon cihazı ve internet altyapısı, ilgili öğretmenlere hizmetiçi eğitimler ve öğrenciler için eğitsel e-İçerikler oluşturmaktan oluşan proje maalesef pilot uygulamalar ve akıllı tahta alımları dışında ilerlemedi.
2013 sonunda nerede bıraktıysak, orada duruyor. En son şubat ayında 100.000 tablet dağıtıldı[2]. 10 milyon tabletten bahsedilirken, 100 bin tablet ne demekse, biz de o noktadayız. (Bkz : Fatih Projesinde Bugün 100.000 Tablet Dağıtıldı; Başbakan İnternet için ‘Yasaklamıyoruz, Koruyoruz’ Dedi)
- Sektör Büyüklüğü
e-DEVLET ÇALIŞMALARI
- Kamu Veri Merkezleri
Kamu, tasarruf ve operasyon kolaylığı başta olmak üzere, çeşitli nedenlerle devlet kurumlarına ait ver, merkezlerini biraraya toplama kararı vermiş ve bu konudaki sorumluluğu da Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığına tevdi etmiş durumda. 2015-2018 arasında gerçekleştirilmesi planlanan 10 adımlık Kamu Entegre Veri Merkezleri projesinin detayını burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.
- e-Devlet Strateji ve Eylem Planı
- e-Defter / e-Tebligat / e-Fatura
HÜKÜMET TELEKOM SEKTÖRÜNÜN KONTROLÜNÜ ELİNE ALDI
- Turkcell Tamamen Hükümet Yönetimine Geçti
- Türk Telekom Entegrasyonu
- Fiber Yatırımlar Engelleniyor
SİBER GÜVENLİK
- Siber Konularda Savunmasız siber kalkan
MUHTELİF
- IGF Türkiye’deydi
- Milli Piyango Özelleştirildi
- 11 Yıldan sonra Bu yıl Ulaştırma Bakanı değişti
- Taksitler Kaldırıldı
- Yeni Ödeme Sistemleri
- e-Bilet
- 3 Boyutlu Yazıcı
- Bulut – Mobilite
- Destek – Yatırım
- Melek Yatırımcılar – Girişimciler
Bu madde bizi bu yıl mutlu eden bir adımdı. 2013’ün başında Wall Street Journal’de yayınlanan Türk Girişimciler Sıktı (Türkiye Artık Potansiyelini Kullansın) yazısına karşın, 2014 yılında ülkemizin “İLK NESİL İNTERNET GİRİŞİMCİLERİ” olarak tanımlayabileceğimiz bir grup “YATIIMCILIĞA” soyundu. Yıl içinde, bu grupların internetten kazandıklarının bir kısmını İnternete yöneltebileceklerini ve bir takım yatırımlara destek olduklarını gördük. Bu ülkemiz açısından çok olumlu bir gelişmeydi. Bu konudaki haberlerimizi Girişimciler ve Melekler – 2014 dosyamızda görebilirsiniz.
HUKUK GELİŞMELERİ
[1] Türkiye Bilgi ve İletişim Teknolojileri Sektörünün Büyüklüğü 61,6 Milyar TL Oldu
Ülkemizde ilk Internet Servis Sağlayıcı (ISS) firma 1996 yılı sonunda kurulmuştu. Yani 18 yıl önce. İnternet ise ODTÜ ile ülkemize gelmesinin bu yıl 21.ci yılını kutladık. Ancak bu kadar erken başladığımız bu alanda, maalesef gittiğimiz mesafe bir arpa boyu bile değil. Özellikle de son 5-6 yıldır. Bu yıl eylül ve ekim ayında yayınlanan çeşitli raporlara baktığımızda ülkemizin 60lı sıralarda bulunduğu, önüne Trinidad&Tobago gibi ülkelerin geçtiği görülüyor[3].
Bunun en önemli nedeni, devlet yetkililerinin de bir kaç toplantıda itiraf ettikleri üzere; 6,55 milyar $ ödeyen bir firmayı zarara sokmamak için diğer telekom firmalarını durdururken, Türk Telekom’un internette önünü açmaları oldu. Bugün hala görüyoruz ki; sabit internette TTnet, % 85-90’ların altına inmiyor.
Ama daha sonra başka gelişmeler de oldu. Örneğin belediyeler ve Organize Sanayi Bölgeleri, telekom sektörünü yolunacak kaz görmeye başladılar. Anayasal bir hak olan “haberleşme hakkı” konusunda kendileri yol gösterecek yerde, telekom firmalarından fahiş fiyatlar istemeye başladılar.
Ama daha sonra buna da izin vermemeye başladılar.
Bütün bu sahneleri UDH Bakanlığı ve BTK izledi. Pek bir şey yapmadı. Sadece 2 yıl önce fiber yatırım konusundaki yetki bakanlığa alındı ama bu yetkiyi de bakanlık 1 yıl kadar önce ilginç bir şekilde Türk Telekom iznine bağladı.
Ama son noktayı koyan herhalde, 17-25 aralık tarihleri çerçevesinde gelişen “ses kayıtları” oldu.
bilişim tarafında, hem seçimler nedeniyle kamunun, hem de çeşitli ücretlere getirilen sınırlamalar sonucu karlılığı azalan banka sektörünün yatırımlarının duraklama dönemine girmesi sonucu
Bilişim ve telekom sektöründe 2014 pek mutlu bir yıl olarak geçmedi. Hemen yılın başında (2013 sonunda yayınlanan ses kayıtları nedeniyle) TBMM’ye gelen İnternet Kanunu, bugüne kadar uygulamasını
2 seçimi arka arkaya yaşadığımız 2014, Türkiye’de siyasal açıdan hayli gergin bir yıl oldu. Bu gerginliğin internet ve telekom dünyasındaki etkilerini, daraltılma olarak gördük.
Bu ses kayıtları etkiliydi, değildi, ya da tam tersi etki yarattı vs gibi konuları siyaset analizcilerine bırakalım ama bu durum kamuda sarsıntılara neden oldu. Sektörümüzü ilgilendiren alanlarda atamalar yapıldı. Çünkü bugün herkesin bildiği gibi, bilişim hem kamuda, hem özel sektörde, hem de hayatımızda adeta kan damarı görevi görüyor.
bizi ilgilendiren tarafı, hem kayıt yönteminin (yani telefon dinlemelerinin), hem de kamuoyuna duyurulmasının (Twitter ve YouTube kullanılarak yapılmasının), haberleşme sektörünün bileşenlerinin kullanılarak yapılması, iktidar



Kaynak : 