TBD’nin Geleneksel Bilişim Kurultayı günleri geldi yine. Her yıl belli bir konuya eğilen ve geleceğe yönelik vizyon yaratan bu önemli kurultayın sevdiğim yönlerinden birisi, her toplantıda “bilişim dışında bir konuk konuşmacı ile farklı bir nefes de aldırması”. Bu yılın davetlisi Birol Güven’di.
Çocuklar Duymasın dizisi ile tanıdığımız ve bugünlerde de ATV’de 90lar, TRT’de 80ler dizilerinin yapımcısı olan Birol Güven, TBD’nin 30cu Geleneksel Bilişim Kurultay’ı kapsamında bir konuşma yaptı. Kurultayın teması “Sayısal Gündem 2020” idi. Güven de benzer bir konu seçmişti; 2023’de Gündelik hayatımız ne olur?
Güven kendisini, yarattığı diziler uzantısında “Gündelik hayat uzmanı” olarak tanımlıyormuş. Çünkü TRT’deki 80’ler dizisi ile 1980’lerin, ATV’deki 90lar ile 1990’ların ve Çocuklar Duymasın ile de günümüzün hayatını resmediyormuş. Yani kısacası kendisini “Gündelik hayat dizileri yapıyorum“ şeklinde, daha da detaya inersek, “gündelik hayatın önemsiz konuları üzerinden hayatlarımızı anlatıyorum” şeklinde tanımlıyor.
Bunu da “bizim keşfettiğimiz bir şey değil. Dünya da bunu yapıyor. Eskiden de mesela Bizimkiler dizisi ile bu yapılmış” şeklinde yorumluyor.
İlginç buldum; Güven, Türk halkının aynen kendisi gibi yaşayan insanları seyretmeyi sevdiğini söylüyor ve “yani bizim kahramanlar ağ kurmuyor, uçmuyor, dünyayı kurtarmıyor..” diyor. Demek ki ondan bizden superman, transformatör filan gibi flimler çıkmıyor, onun yerine hala Kemal Sunal’lı, Şener Şen’li filmler çok seyrediliyor.
Birol Güven konuşmasına “Ilginç bir konuşma olacak çünkü ilk defa konuşulacak konuyu, dinleyiciler, konuşmacılardan daha iyi biliyor” diyerek başladı ve bir araştırmadan bahsetti. Bu araştırmaya gore; Türk evlerinde, gündelik hayatlarımıza bakıldığında; evin babası raporlamayı sevmiyor yani “günün nasıl geçti” sorusuna cevap vermek yerine ihtiyaca yönelik cümleler kullanıyor. Mesela ; “Uzaktan kumanda nerde?”, “Yemek hazır mu?” ya da “Gazetem nerde gibi.. “.
Birol Güven TBD konuşmasına aslında yeni projesi için fikir almaya da gelmişti. Kendisi böyle ifade etti. Bu yeni projesi 2023’deki gündelik hayat. Güven “300 yıl sonrasının söylesek kolaydı çünkü o güne kimse kalmaz. Ama 10 yıl sonrasını hedeflediğimizde, insanlar bize hesap soracak.. Bak ne demiş, ne olmuş” derler” diye düşünüyor ve bu nedenle ince eleyip, sık dokuyor.
Güven örneğin; 80ler dizisinde yer alan , “Napıyon beya?, Aynı beya” şeklindeki halhatır sorma rutinine karşı 2023’de ne tür bir selamlaşma rutini olabileceğini soruyor. Ya da bugünün “Uyanmak, kahvaltı yapmak, işe gitmek, eve dönmek, akşam yemeği yemek, tv seyretmek, ve tekrar uyumak..” şeklindeki rutini acaba neye döner?
Projede geleceğin bir mahallesinde 2023’ün gündelik yaşamları anlatılacak. Ama Güven teknolojinin şimdiden dönüştürdüğü hayatlarımıza bakıp aklına pek çok sual geldiğini söylüyor; Sorduğu suallerden bir kaç demet şu şekilde;
- “Hayatım yemek hazır mı?” ne olur? böyle bir soru olacak mı? Yani insanlar bu soruyu sorabilecek kadar birlikte yaşayacak mı?
- Yemek hazırlamak demek, yemek pişirmek demek mi olacak? Diğer bir deyişle, bu rituel kalacak mı? ABD’de yemeğe ayrılan süre 6 dakikaya düşmüş. Insanlar bunu yakıt almak gibi görüyorlarmış. O zaman 2023’de bizde ne olacak? Daha şimdiden İstanbul’da “Benzin” adını taşıyan bir restaurant var.
- Aynı anda mı yiyeceğiz mi yoksa farklı saatlerde yemek yenilecek?
- Aynı şekilde mi besleneceğiz, farklı beslenme tarzı olacak mı?
- “Hayatım yemek hazır mı?” deyişi şimdi akşam 7-8 arasını çağrıştırıyor ama insanlar hala bu saatte eve gelecekler mi, ya da tersine çalışmak için sabah evden gidecekler mi?
- Bir de bu soruyu soranın cinsiyeti ne olacak?
- Ayıp ya da ahlak kavramı ne olacak?
- Eğitimi düşünürsek, okul olacak mı? (Burada Güven TV’daki bir 12 eylül haberi üzerine, ilkokula giden oğlunun şaşırtıcı bir şekilde “demokrasi, totaliter rejim vsvs sözleri ettiğini, bunları nerden öğrendiğini sorduğunda ise, bir oyunun içinde olduğunu öğrendiğini belirtiyor ve bu çocuklar için klasik eğitim bir işkence diyor)
- Akıllı evler içinde yollarımız karşılaşacak mı? Yoksa herkes kendi odasında kendi başına bir yaşam mı sürecek (Güven evini akıllı eve çevirmekte olduğunu, aldığı tekliflerden bunu farkına vardığını belirtiyor)
- Akıllı ev demişken, Güven en çok konuşulan konunun “güvenlik” olduğunu belirtiyor ve “eskiden mahalle bakkalına bizim oğlan gelince verirsin diyerek anahtar bırakırdık” diyor ve soruyor “Biz aynı anahtara güvenlik şirkjetine verebilir miyiz, ya da bizi güvenlik şirketinden kim koruyacak?”.
Güven bu proje için fikri olanlardan destek bekliyor ve kendisine [email protected] adresinden ulaşabileceğini belirtiyor. Riskli bir proje olduğunu ama kamu yararı bulunduğunu, çocuklarımızı 2023’e hazırlayabileceğini hatırlatıyor.
Ben de başka bir şey düşünüyorum; Discovery Chanell’da “Bİlim Kurgu filmlerinin hayatlarımıza kattıkları” diye bir seri var. Bu dizide ilk defa Star Trek, Yıldız savaşları gibi filmlerde yer alıp, ama sonradan insanların üzerinde çalışarak hayatlarımıza kattıkları bazı cihazlara da yer veriliyor. Dolayısıyla bu tür bir hayal olabilir mi acaba?
Her neyse.. Güven son olarak yeni nesil için “allah çocukları yeni sürüm gönderiyor, onların yazılımları yeni ama bizim güncellenmemiz lazım” esprisi ile bitirdi.
Birol Güven bende “akıllı bir adam” düşüncesi yarattı. Dizilerinin neden tuttuğu anlaşılabiliyor. Gerçi sanırım TBD Kurultayına süper vizyoner insanlarla karşılaşmaya gelmişti ama yine sanırım ki hayal kırıklığına uğradı!!! İnteraktif bir konuşma düşünmüştü ama kendisi hemen sezdi ki, orada öyle bir grup yok. Çünkü kurultaya katılım daha çok kamudan ve orta yaş grubu oluyor. Bunu söylerken, ilk gün 2 farklı panelde yani “Sertifikasızlaştıramadıklarımızdan mısınız?” ve “Programlama Çocuk Oyuncağı” katılımcıların tamamının çok genç dinleyiciler olduğunu ama açılışta bu dinleyicilerin olmadığını gördüğümüzü de not edelim.

Kaynak : 