Turkcell dün 2.çeyrek sonuçlarını açıkladı. Mart sonu itibariyle açıklanan 1.çeyrek sonuçları ile birleştirilince, 2005 yılını 911 milyon $, 2006 yılını 1,27 milyar $ karla bitiren Turkcell’in bu 2 çeyreği sonucunda 662,8 milyon $ kar ettiği görülüyor.
Satışlar açısından bakıldığında ise, 6,002 Milyar $’lık 2005 ve 6,728 Milyar $’lık 2006’nın arkasından, bu yılın ilk 6 ayında 3,315 milyar $ gelir elde ettiği görülüyor. Oysa yılın hemen başında Vodafone ve Avea yetkilileri, mobil alanda artık tekelin bittiğini ve Turkcell’in işinin zor olduğunu belirtiyorlardı ama anlaşılan bu 2 şirket henüz pazarı Turkcell’den almayı beceremediler. Bunu biraz daha detaylı inceleyelim..
Türk Mobil Telefon Sektörü Geçmişine Genel Bir Bakış
Yıllardan bu yana Turkcell’in kendi alanında tekel konumunda olduğu söylenir. Bunun haklı ya da haksız (daha doğrusu abartılan) nedenleri var tabi.
Telsim ya da şimdiki adıyla Vodafone, Uzan ailesinin, Tansuğ Çiller Başbakanlığı döneminde sorunları olduğu nedeniyle engellendiğini, dolayısıyla da pazara geç girdiğini, bu arada Turkcell’in en verimli ilk müşterilerini kaptığını iddia eder. Daha sonra da TMSF yönetimine geçtiği için gerileyeceği düşünülmüştü. Bu dönemde yatırım alanında geri kaldığı biliniyor ama satış ve pazarlama grubunun başarılı kampanyalara imza attığı da hatırlanacaktır.
Avea ise, hayatına Aria olarak Telecom Italia ortaklığı şeklinde başladı. Uzunca bir süre, Ulaştırma Bakanlığı yetkililerince “kendisine baz istasyonları paylaşımı” sözü verildiği iddiası ile dolaştı, hatta tahkime gitti. Ancak bu iddianın yazılı olmaması, “söz” seviyesinde kalması yüzünden Turkcell ve Telsim baz istasyonları kendisine açılmadı. Telecom Italia-İşBankası ortaklı şirket uzunca bir süre, kendi baz istasyonu yatırımını yapmadan, kendisine verildiğini iddia ettiği sözün peşinde bekleyince de, kapsama alanında, dolayısıyla abone sayısında geri kaldı.
Avea’nın diğer bileşeni, Türk Telekom’un mobil şirketi Aycell ise devlet memurlarına bedava ya da çok ucuza verdiği aboneliklerle, o alanda güç kazandı. Ancak bu aboneliklerin şekli ve kullanım süreleri zaman içinde hem tüketici tarafından hem de şirket tarafında şikayete neden oldu.
Şimdi bunları neden anlattık diyeceksiniz, ilk başa dönersek, hem Vodafone, hem de Avea, Turkcell’in 2005’in ve hatta 2006’nın sonlarına kadar tekel olarak kaldığı iddiasında. Bu yılın hemen başında hem Vodafone, hem de Avea, iddialı kampanyalarını açıkladıkları basın toplantılarında, artık mobil sektörde tekelin kırıldığını ve Turkcell’in rekabette zorlanacağını açıklıyorlardı.
Turkcell ise 2005 yılını, önce ortaklar arası itişmeler, sonra 3 ayı dedikodulu ama Genel Müdürlü, 6 ayı ise Genel Müdürsüz olmak üzere yaklaşık 9 ayını Genel Müdürlük çalkantıları arasında geçirdi.
Bu yılın hemen başında, sektörün 3-4 ay tartıştığı “Telekom sektöründen olmayan, bilişim sektöründen gelen” bir Genel Müdür olarak tanımladığı Süreyya Ciliv’i Turkcell’in dümenine oturmuş olarak gördük. Ciliv’in, önceki dönemde “az konuşan” imajlı Muzaffer Akgün’ün tersine, belki biraz da Microsoft alışkanlığı ile “detaylı açıklayan” ve “samimi” bir Genel Müdür görüntüsü çizdi. Ek olarak, sürekli olarak Turkcell’in değişeceği, “teknoloji” şirketi olacağı mesajını verdi.
Bütün bunları gözden geçirdikten sonra, şimdi Turkcell’in 2.çeyrek analizine bakalım. Bunun için Turkcell 2.Çeyrek Sonuçlarının Analizi – 2 başlığını tıklayınız.




Kaynak : 