Türkiye’de bilim ve teknoloji geliştirme çalışmalar için ilk kez ayrı bir bakanlık kurulması üniversitelerin yanı sıra çeşitli sektör kuruluşları tarafından da memnuniyetle karşılandı. 36 araştırmacı ilaç firmasını çatısı altında toplayan Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği (AİFD) Genel Sekreteri Engin Güner,
Türkiye’nin ilaç araştırmaları yatırımlarında ve yenilikçilikte küresel rekabet gücünü artırabilmesi için uzun vadeli stratejilere sahip olması gerektiğini ve bu bakımdan yeni bakanlığın son derece olumlu bir adım olduğunu
vurguladı. Güner şöyle devam etti :
AİFD olarak elimizden gelen bütün desteği Bilim ve Teknoloji Bakanlığı’na sunmaya hazırız.
Yetişmiş, kalifiye insan kaynağı ve uluslararası standartlardaki üniversitelerle gelişmiş ülkelerden hiç bir eksiğimiz olmadığını belirten Güner,
Ancak, elimizdeki bu kaynakların bir arada çalışabilmesi ve koordinasyonunun sağlanması gerekmektedir. Stratejik bir yaklaşım ve uzun vadeli politikalar ile önümüzdeki büyük fırsatları yakalamamız mümkün olabilecektir. Bu açıdan Bilim ve Teknoloji Bakanlığı’nın kurulması çok önemli bir adımdır.
dedi. Türkiye’nin araştırma ve geliştirme çalışmaları açısından bulunduğu konumu ilaç sektöründen örneklerle açıklayan Güner,
Biyoteknolojinin, yenilikçi ve daha etkili ilaçların üretiminde yeni ufuklar açtığı bir dönemde, Türk ilaç sektörünün kayda değer bir Ar–Ge kapasitesine bile sahip olmaması üzücüdür
dedi. Engin Güner şöyle devam etti:
Dünya ilaç sektöründe Ar-Ge çalışmalarına yüklü bütçeler, büyük kaynaklar ayrılıyor. Önümüzdeki dönemde araştırmacı ilaç firmaları yeni ilaçlar geliştirmek için küresel düzeyde 60 milyar dolardan fazla yatırım yapacaklar. Ülkemizin küresel araştırma bütçesinden alacağı çok küçük bir pay bile, sektörün gelişimini hızlandıracaktır. Bu bütçeden alınacak yüzde 1’lik pay, 600 milyon doları aşkın yatırımın Türkiye’ye gelmesini sağlayabilir.
İrlanda bunu 20 yıl önce yaptı
İrlanda 20 yıl önce bilim ve teknoloji alanındaki çalışmaları koordine edecek bir kurum oluşturdu. Bu kurum devlet, üniversiteler, bilim ve teknoloji üreten özel sektör arasında koordinasyonu sağlıyor. Ülkenin eğitim politikaları bu kurumun vizyonu çerçevesinde belirleniyor.
İrlanda, teknolojiyi ve yatırımları teşvik eden bu uygulamalar sonucunda bugün Avrupa’nın en hızlı gelişen ve en dinamik ekonomilerinden biri haline geldi. Özellikle ilaç sektöründe öne geçen İrlanda bu alanda 1995 yılında 2,1 milyar dolar olan ihracatını bugün itibariyle 45 milyar dolar gibi büyük bir rakkama ulaşmıştır. Bugüne kadar pek çok araştırmacı ilaç firması, Ar-Ge merkezlerini İrlanda’ya taşıdılar. Halen de bu ülkedeki yatırımları artmaya devam ediyor.
Türkiye 2005 yılında Ar – Ge’ye 3,8 milyar YTL harcadı
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayınlanan “2005 Yılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetleri Araştırması”na göre, 2005 yılında Türkiye’nin gayri safi yurtiçi Ar – Ge harcaması, bir önceki yıla göre % 19,71 oranında artarak 3,8 milyar YTL oldu. Satın alma gücü paritesi cinsinden kişi başına düşen Ar – Ge harcaması 60,7 dolara çıkarken, Ar – Ge harcamalarının Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’daki payı da % 0,79 oldu. OECD ülkelerinde bu oranın ortalaması % 2 düzeyinde bulunuyor.
Araştırmaya göre, 2005 yılındaki Ar – Ge harcamalarının % 54,62’sini üniversiteler, % 33,83’ünü ticari kesim, % 11,55’i ise kamu tarafından yapıldı.




Kaynak : 