Bilişim Kurultayı içinde yer alan “Bilişimde Örgütlenme” panelinde yer verilen ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Çalışma Genel Müdür Yardımcısı Sadettin Akyıl tarafından hazırlanan sunumunu ilk bölümünü burayı tıklayarak ve ilk bölümünü de burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.
Ülkemizde, kamu görevlilerinin örgütlenme hakkı ilk defa 1961 Anayasasının 46.maddesiyle düzenlenmiştir. Söz konusu maddede, işçi niteliği taşımayan kamu görevlilerinin bu alandaki haklarının kanunla düzenleneceği belirtilmiştir.
Anayasanın bu hükmüne dayanılarak 1965 yılında 624 sayılı Devlet Personel Sendikaları Kanunu çıkarılmıştır.
Bu dönemde, toplu sözleşme ve grev hakkı olmamakla birlikte çok sayıda memur sendikası kurulmuş ve faaliyet gösterdikleri dönem içinde çeşitli etkinliklerde bulunmuşlardır.
12 Mart 1971 müdahalesini takiben 22/09/1971 tarih ve 1488 sayılı Kanunla 1961 Anayasasının 46 ncı maddesindeki “çalışanlar” sözcüğü “işçiler ve işverenler” olarak değiştirilmiş ve böylece kamu görevlilerinin sendikal hak ve özgürlükleri anayasal hak olmaktan çıkarılmıştır.
Söz konusu Anayasal düzenlemeye paralel olarak, 624 sayılı Kanun da yürürlükten kaldırılmıştır
1982 Anayasasının sendika kurma hakkını düzenleyen 51. maddesinde de 1961 Anayasasında 1971 yılında yapılan değişiklik çerçevesinde düzenleme getirilerek bu hakkın işçiler ve işverenlere verilmesi yönündeki irade aynen korunmuştur.
Demokratik, sosyal ve hukuk devleti olmanın en önemli göstergelerinden birisi de örgütlenme özgürlüğüdür. Temel insan haklarından da sayılan bu özgürlüğün sendikal hak olarak tüm çalışanlara ayrımsız tanınması gerekir.
Siyasal iktidarlar da uluslar arası metinlerin yanı sıra gerek Anayasanın 90. maddesinin son fıkrası ve gerekse çeşitli genelgeler ile kamu sendikalarının örgütlenmelerine izin vermişler ve 151 sayılı Sözleşmenin onaylanması ile de bu hakların kanunla kullanılması yolundaki iradelerini belirlemişlerdir.
151 sayılı Kamu Hizmetinde Örgütlenme Hakkının Korunması ve İstihdam Koşullarının Belirlenmesi Yöntemlerine İlişkin Sözleşmenin 8 maddesinde, çalışma koşullarının belirlenmesiyle ilgili olarak ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümünün ulusal koşullara uygun olarak taraflar arasında görüşme yoluyla veya ilgili tarafların güvenini sağlayacak şekilde kurulan arabuluculuk, uzlaştırma veya tahkim gibi bağımsız ve tarafsız mekanizmalardan yararlanılarak araştırılacağı öngörülmüştür.
87 sayılı ILO sözleşmesinin 8 inci maddesinin birinci fıkrasında, çalışanlar ve işverenlerle bunlara ait örgütlerin bu sözleşme ile kendilerine tanınmış olan hakları kullanmada, diğer kişiler veya örgütlenmiş topluluklar gibi, yasalara uymak zorunda oldukları hükme bağlanmıştır.
Anayasa’nın kamu hizmeti görevlileriyle ilgili 128 inci maddesinin 1 inci fıkrasında Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği hükmüne yer verilmiştir.
Anayasanın 51 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, sendika kurma hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usullerin kanunda gösterileceği, 53 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı; üçüncü fıkrasında da kamu görevlileri sendika ve konfederasyonlarının üyeleri adına toplu görüşme yapabilecekleri, bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usullerin kanunla düzenleneceği, 54 üncü maddesinin birinci fıkrasında da, toplu iş sözleşmesinin usul ve şartları ile kapsam ve istisnalarının kanunla düzenleneceği hükme bağlanmıştır.
Bilindiği üzere, Kamu görevlileri sendikalarının kuruluşları, örgütlenme ve etkinlikleri ile ilgili hususlarda Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 87, 98 ve 151 sayılı sözleşmelerinde belirtilen ilkeler doğrultusunda hazırlanan 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu 25.06.2001 tarihinde kabul edilmiş, 12.07.2001 tarihli ve 24460 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 13.08.2001 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Kanunda, kamu görevlilerinin ortak ekonomik, sosyal ve meslekî hak ve menfaatlerinin korunması ve geliştirilmesi için oluşturdukları sendika ve konfederasyonların kuruluşu, organları, yetkileri ve faaliyetleri ile sendika ve konfederasyonlarda görev alacak kamu görevlilerinin hak ve sorumluluklarını belirlemek ve her hizmet kolunda yetkili kamu görevlileri sendikaları ve bunların bağlı bulundukları konfederasyonlar ile Kamu İşveren Kurulu arasında “toplu görüşme” yapma olanağı getirilmiş toplu sözleşme ve grev hakkına yer verilmemiştir
Makalenin devamını burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.

Kaynak : 