Geçtiğimiz Ocak ayı içinde Ponemon Institute tarafından A.B.D genelinde gerçekleştirilen bu araştırma, 945 yetişkinin katılımıyla web üzerinden yürütüldü. Araştırma, A.B.D’ de ekonomik kriz nedeniyle son 12 ay içinde iş kaybı ya da iş değişikliği yaşayan çalışanların, çalıştıkları kurumdan ayrılırken gerçekleştirdikleri “veri sızıntıları” ile ilgili önemli bulgulara işaret ediyor.
Araştırmada yer alan 945 kişiden, son 12 ay içinde iş değişikliği ya da iş kaybı yaşadınız mı sorusuna “evet” cevabı veren katılımcıların %24’ü, bir önceki çalıştıkları kurumdaki departmanlarını satış, %19’u Kurumsal BT, %16’sı yönetim ve 10’u ise finans & muhasebe olarak belirtiyor.
Araştırmaya katılanların %28’i 1000 ila 5000, %26’sı 500 ila 1000, %16’sı 5000 ila 25.000 ve %15’i ise 500’den daha az çalışanı olan kurumlardan ayrılmış bulunuyorlar.
Araştırmaya katılanların %41’i üniversite mezunu olup, bir önceki işleri bankacılık sektöründe olan katılımcıların sayısı %12’lik bir oranla en üst sırada yer alıyor.
Cinsiyet dağılımı açısından ise %51’nin bayan, %49’nun ise erkek olduğu katılımcıların %56’sı, bir önceki işlerinden kendi istekleri ile ayrılmadıklarını belirtiyor.
Toplam iş tecrübeleri ortalama 8 yıl olan katılımcıların bir önceki işlerinde ortalama çalışma süreleri ise 2 yıl olarak karşımıza çıkıyor.
Çalışanlar bilgileri neden sızdırıyor?
Araştırmaya katılan 945 kişinin %17’si geçtiğimiz 12 ay içinde işlerini kaybettiklerini ya da iş değiştirdiklerini belirtiyor.
İş değiştiren ya da işini kaybeden katılımcıların %36’sı, çalıştıkları kurumda işveren tarafından, kendilerine, bir masa üstü ya da diz üstü bilgisayarın temin edildiğini belirtiyor.
İş değiştiren ya da işini değiştiren katılımcıların %63’ü ise çalışma süreleri boyunca, müşteri bilgisi, kontak detayları, çalışan kayıtları, finansal raporlar, kritik iş dökümanları ve yazılım araçları gibi özel şirket bilgilerine erişim sağladıklarını ve kullandıklarını belirtiyor.
Bir önceki işverenlerinin doğuluk ve dürüstlük ilkeleri içinde hareket ettiğini belirten katılımcı oranı sadece %9 iken, %30’luk bir oran ise bu görüşün aksini savunuyor.
İş değişikliğli ya da iş kaybı yaşayan katılımcıların %59’u hala bazı şirket bilgilerini sakladıklarını ifade ediyor
Bir önceki iş verenleri ile ilgili olumlu bir görüşe sahip olan katılımcıların %13’ü eski şirketlerine ilişkin birtakım bilgileri ayrılırken yanlarına aldıklarını belirtirken, olumsuz bir görüşe sahip olan katılımcıların ise %57’si, ayrılırken eski şirketlerine ilişkin bazı önemli bilgileri aldıklarını belirtiyor.
En çok hangi bilgiler, hangi medya üzerinde sızdırılıyor?
553 katılımcının yanıtlarından derlenen bilgiler şu şekilde :
- İş değiştiren ya da işini kaybeden katılımcıların %65’i e-posta listelerini, % 45’i finansal olmayan iş bilgilerini ve %39’u ise kontak listelerini içeren müşteri bilgilerini ayrılırken yanlarına aldıklarını ifade ediyor.
- İş değiştiren ya da işini kaybeden katılımcıların %61’i kağıt dökümanlar ya da basılı dosyaları aldıklarını belirtirken, %53’ü ise eski şirketlerinin kritik bilgilerini CD ya da DVD gibi bir elektronik ortama yüklediklerini, %42’si ise bu bilgileri USB belleklere aktararak şirket sistem ya da ağından transfer ettiklerini belirtiyor.
- İş değişikliği ya da iş kaybı yaşayan katılımcıların %79’u, eski çalıştıkları şirketin, ayrılan çalışanlara, kuruma ait kritik bilgileri saklamak gibi bir izin vermediğini ifade ediyor.
- Eski çalıştıkları şirketten ayrılırken kuruma ait kritik bilgileri de yanlarına alan katılımcıların %54’ü, işten ayrılan önceki çalışanların da bu tip bilgileri sakladıklarını bildiklerini bu nedenle bu tür bilgileri alırken bir tedirginlik yaşamadıklarını ifade ederken, %50’si ise işten ayrılırken kurum çalışanları tarafından kendilerine ait hiçbir eşyanın kontrol edilmediğini belirtiyor.
- Eski çalıştıkları şirketten ayrılırken kuruma ait kritik bilgileri de yanlarına alan katılımcıların %53’ü, bu bilgilerin ileriki günlerde kendileri için faydalı olacağına inandıklarını, %52’si bu bilgilerin oluşturulmasında kendilerinin de katkılarının olduğunu ifade ediyor.
- Eski çalıştıkları şirketten ayrılırken kuruma ait kritik bilgileri de yanlarına alan katılımcıların %96’sı, ayrıldıkları şirkete bu konuda hiçbir bilgilendirme yapmadıklarını belirtiyor.
- Eski çalıştıkları şirketten ayrılırken kuruma ait kritik bilgileri de yanlarına alan katılımcıların %82’si, şirketten ayrılırken yanlarına aldıkları basılı ya da elektronik dökümanlarla ilgili şirketin hiçbir denetleme yapmadığını belirtiyor. Eski şirketlerinin bu dökümanlar üzerinde denetleme yaptığını ifade eden %15’lik dilimin %45’i ise, bu denetlemenin eksik bir denetleme olduğunu vurguluyor. Eksiksiz bir denetleme olduğu yönünde cevap kullanan katılımcı yüzdesi ise %0.
- Eski şirketlerinin denetleme yaptığını ifade eden %15’lik dilimin %89’u bu denetimin USB bellekler ya da taşınabilir hard diskler gibi cihazları kapsamadığını belirtiyor. Yine %15’lik dilimin %41’i bu denetlemenin doğrudan yöneticileri tarafından, %34’ü insan kaynakları personeli ve %10’u ise hukuk departmanı personeli tarafından yapıldığına işaret ediyor. Denetlemenin uygunluk ve denetleme departmanı tarafından yapıldığını belirten katılımcı yüzdesi ise %0.
- Araştırmada yer alan katılımcıların %69’u şu an yeni bir işte çalıştıklarını ifade ederken, yeni işlerinde bir önceki iş yerlerine ait kritik bilgileri kullandığını belirten katılımcı yüzdesi ise %67’yi buluyor. Yeni bir işte görev yapan katılımcıların %68’i ise eski şirketlerine ilişkin kritik bilgileri şu an kullanmakta olduklarını veya kullanmayı planladıklarını belirtiyor.
- Şu an kullanılmakta olan ya da kullanılması planlanan eski şirket bilgilerinin başında ise %63’lük bir oranla e-posta listeleri geliyor.

Kaynak : 