Türkiye’de kadın girişimciliğini artırmak ve kadınların istihdamına katkı sağlamak amacıyla çalışmalar yapan KAGİDER etkinliğinde Av. Nazan Moroğlu, Doç. Dr. İpek İlkkaracan ve BETAM Direktörü Prof. Dr. Seyfettin Gürsel “Aile Paketi”yle anılan ve pek çok tartışmayı beraberinde getiren “Ailenin ve Dinamik Nüfus Yapısının Korunması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nın ekonomik ve hukuksal boyutunu tartıştı.
Etkinlikte, KAGİDER Başkanı Gülden Türktan yaptığı açılış konuşmasında şunları söyledi: “Bugünkü gündemimiz, açıklandığı günden beri tartışmalara yol açan, olumlu olumsuz eleştiriler alan ‘Ailenin ve Dinamik Nüfus Yapısının Korunması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’. Özel kreş ve gündüz bakımevleri, analık izni süreleri, yarı zamanlı çalışma gibi pek çok konuyu ele alan Tasarı, özellikle kadının analık durumu sürecinde izinlerinin cömertçe teşvik edilmesi ve bütçesi bağlamında bir ilk olma niteliğinde. Tam gün çalışma süresi ile ilgili olarak, sürenin yarısının devlet tarafından ödenmesi, yarı zamanlı çalışma şeklinin ilk defa açıkça benimsendiğini gösterse de uygulama detaylarında ortaya çıkabilecek olası problemler olabilir. Tasarıya göre, yarı zamanlı çalışma ve ücretsiz izin süreci söz konusu olabilmektedir. Bir diğer husus, belediyelerin gündüz çocuk bakım evi açmaları noktasındadır. Belediyelerin üstlendiği görevin bu evlerin açılabileceği sağlıklı ve doğru konumların belirlenmesi ve tahsisi hususunda olması gerektiğini ve onların yerine kadın girişimcilerin ve/veya kadın kooperatiflerinin bu çocuk bakım evlerini açma sorumluluğunu üstlenmesinin daha doğru olduğunu düşünüyoruz.”
Türktan’ın açılış konuşmasının ardından sırasıyla Prof. Dr. Nazan Moroğlu, Doç. Dr. İpek İlkkaracan ve BETAM Direktörü Prof. Dr. Seyfettin Gürsel söz aldı.
Tasarı Altyapısı Oluşturulmadan Hazırlandı
Av. Nazan Moroğlu şöyle konuştu:
“Önümüzde 28 maddeden oluşan bir tasarı duruyor. Tasarı “aile ve dinamik nüfusun korunması” adı altında, esas itibariyle hükümetin hedeflediği nüfus politikasının gerçekleşmesini sağlamaya yönelik olduğundan, çalışan kadına doğum sonrası verilecek maddi yardım ve yarı zamanlı çalışma imkanı durumundaki destek bakımından altyapısı oluşturulmadan, devlete maliyeti öngörülmeden, işverenlerin görüşleri alınmadan ve özellikle kadın istihdamı açısından nasıl bir etkisi olacağı araştırılmadan düzenlenmiştir. Tasarı yasalaştığı takdirde toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ve kadının asıl kariyeri anneliktir anlayışının derinleşmesine yol açacak hükümler içermektedir.”
Tasarıda Anne-Baba Eşitliği Yok
Doç. Dr. İpek İlkkaracan: “Türkiye’de iş yaşam dengesi, kadın erkek eşitliği önünde önemli bir sorundur. Aile Paketi ise bu alanda bir sorun olduğunu kabul eden, bir düzenleme yapmamız gerekiyor diyen ilk adım. Bu açıdan çalışmayı yararlı bulmakla beraber, tasarının eşitlik perspektifinden çok zayıf olduğunu, iş yaşam dengesi sorununa bütünlüklü bir yaklaşım içermediğini ve pek çok konunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Pek çok AB ülkesi ebeveyn izni gibi konularda yıllardır deneyim kazandı ve bizim onların yaptığı hataları yaparak yeniden aynı süreçleri yaşamamıza gerek yok. Bu modelde bahsi geçen teşviklerin hem anne hem de babalar için geçerli olması gerekiyor. Aile paketinde bütünleşik bir bakış yok, kısmi çözümler getirmeye çalışıyor.” dedi.
Kontrolsüz Nüfus Artışı Yoksullaşmayı Arttırır
BETAM Direktörü Prof. Dr. Seyfettin Gürsel ise şöyle konuştu:
“Yasanın iki amacı bir araya getirmeye çalışan bir havası var. Bildiğiniz üzere kadınlara 3-5 çocuk yapması salık veriliyor. Bunun resmi gerekçesi yaşlanan nüfus sorunu gibi gösterildi ve doğrudur bu önemli bir sorun. Ancak bunu aşmak için 3-5 çocuk yapalım çözümü ile bir yere varamayız. Kontrolsüz nüfus artışı yoksullaşmayı da artırarak eğitimde de sıkıntılar yaratacaktır. Bununla beraber doğurganlık oranının artması için muazzam miktarda teşvik gerekiyor. Bizim devletimizin buna kaynak ayırması pek mümkün görünmüyor. Yasa tasarısında 200-400-600 liralık bir defalık yardımdan bahsediliyor. Sonrasında desteği kim sağlayacak, belli değil. Aile Paketi de doğum yapan kadına bir teşvik getiriyor ancak bunun ne kadar etkili olacak? Hükümetin teşvik vererek desteklediği kısa bir süreçten bahsediliyor.”




Kaynak : 