2.dünya savaşı sonrasının en büyük filozofu Sartre, eskiden okuduğum bir kitabında 21ci yüzyılı “Din ve Milliyetçilik akımlarının yükseleceği yüzyıl” olarak tanımlamıştı. Kitabın yazıldığı 1960’ların özgür ve demokratik ortamından bakınca bu ifadeler anlaşılmaz geliyor ama bugün artık “aynen öyle” dediğimiz bir dönemdeyiz. İlaveten eskiden “kötü insan” olarak tanımlayacağımız liderler çağındayız ve bunlar hiç çekinmeden ya da utanmadan inanılmaz cümleler kuruyorlar. Mesela “biz müslümanları istemiyoruz” diye antidemokratik ifadeler kullanan Macar Başbakanı[1].
Tabi bu liderlerin en korkutucusu Trump. Çünkü ABD bugün zaten böyle bir başkan olmadan da yeterince kötü hareketler yapıyor ya da savaşlar çıkarıyor. Trump ise bu yılın sonundaki başkanlık seçimlerini kazanırsa –ki şu anda aday adaylığında aldığı puanlar böyle bir ihtimali masanın üstünde tutuyor– acaba dünyayı nasıl felaketler bekler? Birileri geçtiğimiz günlerde okuduğum bir makalede “nükleer bomba düğmesine ulaşımı olacak birisi” olması durumunu tartışıyordu.
Trump, kasım ayında yapılacak olan Amerikan Başkanlık seçimlerinde, 2 partiden Cumhuriyetçi olanın aday adaylarından ve geçtiğimiz hafta yapılan çeşitli önseçimlerde aldığı oylar kendisinin şansını yüksek gösteriyor. Önümüzdeki günlerde yapılacak olan önseçimlerle ortaya çıkacak ama aday olmaya uzak değil. Trump’ın sözlerinde çeşitli ırkçı ya da anti demokratik yaklaşımlar var. Bunlarında başında da Meksikalılara ve Müslümanlara yönelik sözleri geliyor.
Trump’ın ABD’ye başkanlık olasılığı sadece ABD dışındakileri değil, içindekileri de korkutuyor. Bugün yayınlanan haberlere bakılırsa, Amerikan teknoloji devlerinin CEO’ları, bazı milyaderler ve Cumhuriyetçi partinin bazı üst düzey üyeleri geçtiğimiz hafta sonunda Amerikan Kurumsal Enstitüsünün düzenlediği yıllık Dünya Forumu toplantısı için bulundukları özel bir adadaki gizli bir toplantıda bu konuyu yani “Donald Trump’ın başkanlık yarışına devam etmesini nasıl durdurabilecekleri”ni ele aldılar.
Toplantıya katılan isimler çok ilginç, geçtiğimiz 2 hafta boyunca devletle tartışan Apple CEO’su Tim Cook, Google kurucularından Larry Page, Tesla Motors ve SpaceX kurucusu Elon Musk ve Donald Trump’ı desteklemeyecekleri konusunda basın açıklaması yapan bazı üst düzey Cumhuriyetçi Parti üyeleri.
Neocon’ların önde gelenlerinden Bill Kristol, konferanstan gönderdiği notlarda Komünist Manifesto’ya [2] atıfta bulunarak “World Forum toplantısını bir hayalet esir aldı” dedi. Kristol’e göre, insanlar Trump’un varlığından mutsuz, herkes nasıl başarılı olduğunu soruyormuş ve mağlup olması için dilekte bulunan sayısı fazlaymış.
Toplantıya katılan diğerleri de, toplantının büyük bir oranda Trump’a ayrıldığını, nasıl başarılı olduğu ya da nasıl durdurulacağı konularına kafa yorulduğunu belirtiyorlar.
Toplantıda yapılan bir sunumda, Trump’ın en zayıf yönünün oy verenlerin kendisini başkandan ziyade bakmak zorunda oldukları bir çocuk gibi gördükleri, dengesiz olduğunu ve bu nedenle küçük parmaklarının nükleer tetiğe fazla yakın olmaması gerektiğini düşünenler olduğu iddia edildi.
Biz ise bu yorumların, oy verenlerin düşüncelerinden ziyade, sunumu yapanların yorumu olabileceğini düşünüyoruz. Çünkü bunu başka olaylarda gördük.
[1] Hungarian PM: We don’t want more Muslims
[2] Manifesto of the Communist Party … Bir hayalet Avrupa’yı esir aldı..




Kaynak : 