CHP yönetimince Temmuz ayında Brüksel’e AB temsilci olarak atanan Kader Sevinç, AB ile ilişkilerde aktif bir dönemin de yaşanacağının somut bir göstergesini oluşturuyor. Kader Sevinç, CHP’nin, AB sürecini daha yakından izlemek, Avrupa Birliği politikaları üzerine görüşlerini aktarmak üzere uluslararası platformda yerini aldığını ve katkı sağlamak niyetinde olduğunu söyledi.
turk-internet.com; Türkiye’de düzenlenen Forum İstanbul gibi önemli toplantılara iştirak ettiniz ve ediyorsunuz. Akil adamları iş ve siyaset dünyasıyla bir araya getiren bu toplantılar ülkemize neler kazandırıyor?
Kader Sevinç; Bu beyin fırtınası etkinlikleri sadece iş ve siyaset dünyasının önde gelen isimlerini Türkiye’nin gelecek vizyonu üzerine düşünmek için bir araya getirmiyor. Aynı zamanda Türkiye’nin her bölgesinde üniversitelerde öğrenim gören gençlik liderlerini bir araya getiren bir gençlik platformu düzenleniyor. Gençler kendileri için birer rol model olan isimleri dinleme, onlarla konuşma ve akıllarındaki sorulara yanıt arama imkanı buluyorlar. Bu tür platformlar Türk gençliğinin uluslararası temsilinde de önemli rol oynamakta. Örneğin Forum İstanbul Gençlik Platformu bu yıl AEGEE (Avrupa Öğrenci Forumu) ile birlikte Brüksel’de AB kurumlarında temaslarda bulundu ve Avrupa Parlamentosu’nda hep birlikte çok başarılı bir etkinlik gerçekleştirdiler.
turk-internet.com; Dünyada, ülkeler düzeyinde hızlı bir entegrasyon süreci yaşanıyor. Türkiye bu noktada nerede bulunuyor? Sizce, Türkiye’nin geleceği nerede?
Kader Sevinç; Türkiye’nin siyasal yönelimi Cumhuriyetimizin kurulduğu günden bu yana çağdaş, müreffeh medeniyet hedefi olmuştur. Atatürkçü yaklaşım Bati dünyası içinde onurlu bir Türkiye’dir. 21. yüzyılda bunun anlamı demokratik, laik, eğitimli, bilgi çağını yakalamış bir ülkedir. Türkiye için başka bir siyasi seçenek ve yönelim düşünmek Cumhuriyetimizin temel ilkeleri ve kuruluş felsefesiyle çelişir. Dünyada çeşitli bloklar var, fakat ayni zamanda küresel karşılıklı etkileşim ve bağımlılık ağları da son derece önemli. Türkiye’nin safı siyasi olarak Avrupa, ekonomik alanda ise mümkün olan en geniş ticari işbirlikleri ağı olmalıdır. Bu ikisi birbiri ile çelişen değil tam aksine birbirini destekleyen süreçlerdir. Türkiye AB üyeliği sürecinde mesafe aldıkça uluslararası prestiji yükselmekte ve önünde AB ülkeleri dışında pek çok yeni ekonomik işbirliği alanları açılmaktadır. Bu Arap ülkeleri, Rusya, İran ya da Türki Cumhuriyetler ve Çin ile ilişkilerimize baktığımızda açıkça görülmekte.
turk-internet.com; Türkiye, nüfusunun büyük çoğunluğu gençlerden oluşan bir ülke. Türkiye, bu önemli kaynağı gerektiği gibi değerlendiriyor mu? Sizce bu konuda neler yapılabilir?
Kader Sevinç; Ne yazık ki gençlik politikası konusunda Avrupa ortalamasının oldukça gerisindeyiz. Sürekli bir avantaj olarak vurguladığımız genç nüfusumuz eğer katılımcı bir gençlik politikası hayata geçirilemez ise avantajdan dezavantaja doğru dönecektir. Nicelik değil nitelik önemli. Gelecek için vizyon, özgüven, umut, eğitim altyapısı, öğrenim olanakları, cinsiyet eşitliği, teknoloji, sosyal etkinlik ve yaratıcılığı geliştirme olanakları sunamadığınız bir gençlik ülkenin önünü açmak yerine her atılım arifesinde gelişimin önünde engel olabilir. Gençlik her hangi bir konu değil bizzat ülkenin geleceğidir. Mustafa Kemal Atatürk’ün tarihsel liderliğinin sırrı bu gerçeği somut politikalara dönüştürmüş olmasıdır.
turk-internet.com; Ülkemiz adına yurt dışında daha etkin bir tanıtım gerçekleştirebilmek adına neler yapılabilir?
Kader Sevinç; Bir AB üyesi ülkenin Ankara büyükelçisiyle bir görüşmemizde söylediği şu sözler sanırım Türkiye’nin iletişim alanındaki durumunu özetliyor:
Biz biliyorsunuz Türkiye’yi AB sürecinde sonuna kadar destekliyoruz. Her platformda da bu açık desteğimizi dile getirmekten çekinmiyoruz. Ne var ki Türkiye’de iletişim alanında görülen derin eksikler, uluslararası kamuoyuna verilen yanlış imajlar bizi bu yolda çok zor durumlara sokuyor. Ne yazık ki Türkiye’nin iletişim karnesi tüm diğer AB üyelik sürecindeki ülkelerle kıyaslandığında moral bozucu.
Sadece şu anda üyelik süreci devam eden ülkeleri bile göz önüne aldığımızda onların gerisinde olduğumuzu görüyoruz. Aday ülkelerin baş müzakerecileri mevcudiyetlerini sürekli ve olabildiğince güçlü kılmak için Brüksel’i ikinci adres olarak belirlemiş ve kamp kurmuş durumda. Kadınlı, erkekli, gençli, uzman ve iletişim takımları ülkelerini Brüksel başta olmak üzere her önemli uluslararası platformda tanıtıyor, savunuyor, yükseltiyor. Türk devleti dünyadaki mevcut Türk insan sermayesini değerlendirmekte yetersiz. Bazı sivil toplum kuruluşlarımız ise çok başarılılar.
Partimiz de bu alanda öncü davranarak AB bürosunu kurmuştur. AB sürecini başlatan ve her zaman destekleyicisi olan Cumhuriyet Halk Partisi bundan sonra Brüksel’den süreci izlemek, katkı sağlamak, Avrupa Birliği politikaları üzerine görüşlerini aktarmak üzere uluslararası platformda yerini almıştır.
turk-internet.com; Avrupalılar ve Avrupalı siyasiler, Türk siyasetçilerini nasıl değerlendiriyorlar? Bu konuda her hangi bir gözleminiz var mı?
Kader Sevinç; Avrupalı siyasetçilerin Türkiye’yi temsil eden politikacılarla temasları sonrasında en sık duyduğum yakınma Avrupa Birliği’nin Türkiye dışında var olan ve bir aday ülke olarak etkilerine açık olacağı politika alanlarında (enerji, iklim değişikliği, sosyal politikalar vb) söz söylemekteki ve ulusal politikanın günlük konularından daha uzağa bakmaktaki çekimserlikleri oluyor. Ayrıca ikili sohbetlerde son zamanlarda bir genel kültür eksiği dikkat çekiyor.
turk-internet.com; Türkiye-AB ilişkileri ne aşamada? Biraz anlatabilir misiniz?
Kader Sevinç; AB süreci son iki yıldır reformların neredeyse durdurulmuş olması nedeniyle zor bir dönem yaşamakta. Özellikle bazı temel reform alanlarında yapılacak düzenlemelerin uluslararası kamuoyuna açıklanmasına rağmen hiçbir adım atılmaması uluslararası güvenilirlik açısından bir eksi puan olarak kayda geçti. AB cephesinde de büyük bir hayal kırılıklığı yarattı. AB şu anda Fransız Dönem Başkanlığı içinde ve iki başlıkta müzakerelerin açılması bekleniyor. Fransız Dönem Başkanlığı’nın gündemi epey yüklü, özellikle Lizbon Anlaşması ile ilgili İrlanda’da ortaya çıkan gelişme önümüzdeki ayları etkileyecek gibi görünmekte.
Ekim-Kasım aylarında açıklanması beklenen Türkiye 2008 İlerleme Raporu kritik önem taşıyor. Türkiye için 2008’in bir AB yılı olup olmadığını hep birlikte bu yılki ilerleme raporunda okuyacağız. Meclis çalışmalarına henüz başlamış olacağı için bu süreci umarım yakından takip imkanından uzak kalmayız.
CHP olarak ilerleme raporu öncesi ve sonrasında kesintisiz olarak hem Türkiye’de hem Brüksel’de çalışmalarımızı sürdüreceğiz.
turk-internet.com; 2000 yılında Avrupa Birliği, 2010 yılı için dünyada küresel ekonomide bilgi temelli en rekabetçi ekonomi olma hedefini gündeme getirmişti. Türkiye’yi bu açıdan nerede görüyorsunuz? Türkiye’de, bu konuda ne gibi bir vizyon hakim?
Kader Sevinç;
turk-internet.com; Yurt dışında yaşayan gençler Türkiye’ye nasıl bir değer katabilirler? Sizce, oralarda iyi eğitim gören gençler Türkiye’de mi yoksa oralarda mı ülkemize daha büyük katkı sağlayabilirler?
Kader Sevinç; Her ikisi de. Önemli olan genç insan sermayesi için en iyi yasam ve çalışma olanaklarını sunabilmek. Eğitim, kadın hakları, düşünce özgürlüğü, yaratıcılığa verilen toplumsal önem gibi etkenler belirleyicidir.
turk-internet.com; Özellikle son dönemde başta Fransa olmak üzere bazı ülkelerde görülen Türk karşıtı söylemlerin gelişmesini neye bağlıyorsunuz? Bunu, klasik bir ‘milliyetçi akım yükselmesi’ olarak mı değerlendirmeliyiz?
Kader Sevinç; İç siyaset dengeleri, demagoji, iç sosyo-ekonomik sorunlar, işsizlik, göç gibi çeşitli nedenler var. Tabii Türkiye kadın hakları, düşünce özgürlüğü, toplumsal kalkınma gibi alanlarda daha hızlı ilerlese ve uluslararası iletişime gereken önemi verse, bazı AB ülkelerinin bazı demagog politikacılarının hareket alanı iyice daralır.

Kaynak : 