ABD’de basının yüksek baskısıyla ‘başkanlık seçimlerinde hack kuşkusu’ konusu, artık neredeyse soruşturma aşamasına geldi ve şu an itibariyle ABD Senatosunda ABD Ulusal İstihbaharat Servisi (NSA) şefi James Clapper, Siber Ordusunun Komutanı Amiral Mike Rogers ve Savunma Bakanı Marcel Lettre, Rusların siber saldırı yapıp yapmadığı dahil, çeşitli siber güvenlik konularda sorulara cevap veriyorlar.
Öncelikle ABD Başkanlık seçimleri konusunda CNN Int ve ABD İstihbaharat Servisi, ABD’nin seçimlerinde Rusya etkisi olabileceği konusunda hemfikirler. Öngörülerine göre ABD Seçimlerinde Rus hackerların direkt olarak etkisi bulunmakla birlikte, Sony’e gerçekleştirilen hack olayını da gerçekleştiren Kuzey Koreli hack örgütün de izleri bulunuyor.
Ülkenin en üst düzey istihbarat yetkilisi olan Clapper Rusya’nın Amerika’nın 2016’da yapılan başkanlık seçimlerine müdahale ettiğinden şüphe etmiyor ama Senatör John McCain’in sorusuna cevap olarak belirtti buna “savaş hali” diyemiyor. Ama Clapper Silahlı Hizmetler Komitesine “7 Ekim’de raporladığımızdan daha açık bir şekilde bu siber saldırıdır diyebiliyoruz” dedi.
Julien Assange hedefte ve Çin ile Kuzey Kore direkt şüphede
Senatörlerin toplantısında sadece başkanlık seçimlerindeki saldırılar değil, ABD’nin karşılaştığı tüm hack saldırıları konu edildi. WikiLeaks’in sahibi Julian Assange’ın NSA’ya, ABD ordusuna ve Clinton e-postalarına dair sızıntılarından sonra kredisinin dolduğu ve Assange’ın kısa zaman içerisinde önünün kesileceği sert bir şekilde ifade edildi.
Bu arada hatırlatalım, kısa bir süre önce Trump WikiLeaks kurucusu Julian Assange’a adeta arka çıkmış ve Demokratik Partinin e-postalarının kendisine Rusya tarafından verildiğini düşünmediğini açıklamıştı. Ama arkasından bugün adeta bu ifadesini terse çevirmiş ve Amerikan gizli bilgileri yayınlanan Assange ile kendisini aynı saflarda gibi gösterdiğini iddia ettiği medyayı suçlamıştı.
The dishonest media likes saying that I am in Agreement with Julian Assange – wrong. I simply state what he states, it is for the people….
— Donald J. Trump (@realDonaldTrump) January 5, 2017
to make up their own minds as to the truth. The media lies to make it look like I am against “Intelligence” when in fact I am a big fan!
— Donald J. Trump (@realDonaldTrump) January 5, 2017
Diğer yandan NSA yetkilileri 2 yıldır artarak devam eden hack saldırılarının kaynaklarının ortak olduğunu söyledikten sonra direkt olarak ülke isimi vermekten de geri kalmadılar. Ortak üç ülkenin isimi geçiyor; Çin, Kuzey Kore ve Rusya. Çin ve Kuzey Kore, özellikle ABD’nin ordu bilgilerini, orduya ait belgelerini hedef alarak hack saldırılarını gerçekleştirdikten sonra WikiLeaks aracılığı ile belgelerin kamuya yayımlandığını belirtiyorlar.
NSA’nin işaret ettiği detay, Rusya’dan çok, Çin ve Kuzey Kore’nin ABD’nin askeri gizliliklerini hedef aldığı, sadece orduya ait belgeler değil, hack saldırılarıyla firmalara ait özel belgelerin de ele geçirildiği yönünde.
NSA açısından özel sektörden sızdırılan belgeler de ‘patent hırsızlığı’ nedeniyle oldukça önemli olduğunu görüyoruz Buna ek olarak NSA, bu araştırma komisyonunda Edward Snowden’e af uygulanmayacağı ve ABD’ye geri getirilmeyeceğinin de sinyalleri geldi.
Clinton’a 4 ay Boyunca Yapılan Siber Saldırılar, Seçimleri Manipule Etti
Soruşturmanın en can alıcı bölümünde ise, Clinton’ın siber servislerine ve dijital aygıtlarına temmuz ayından bu yana siber saldırılar gerçekleştirildiğini belirtildi. Komisyon yöneticilerinden Şikago senatörü Clinton’ın e-postalarının sızdırılmasıyla ilgili soruşturmaların sonuna yaklaştıklarını ve Rusya ile ilgili olarak somut deliller olduğunu ‘teyit etmeye yakın’ olduklarını söyledi.
İlginç olan, bu konuşmalar sırasında çeşitli temsilcilerin, Trump ile Rusya hücrelerini sürekli ilişkilendirmeleri, Trump’ın Rusya’nın adayı olduğunu defalarca belirtmesiydi. Haliyle görünüşe göre, gerek senatörler arasında, gerekse ABD basın organlarında seçimlerin Rusya tarafından manipule edilmediği, oy sayısının değiştirmedi ama doğrudan etkili olduğu gibi bir yaklaşım var. Ayrıca senatörler Rus basın ajansı olan Sputnik’in bu saldırılarda çalışmaları olduğunu ve sosyal medya üzerinde direkt etki ettikleri yönünde ortak bir görüşe sahip.
Sonuç olarak, komisyona göre Rusya, Çin, Kuzey Kore ve bazı uluslararası hacktivistler, ABD’nin stratejik noktalarını hedef aldılar ve bu stratejik noktalardan oldukça önemli belgeler elde edildi. Senatörleri ve basını, henüz sızdırılmayan belgeler endişelendiriyor. Komisyonun çalışmalarına bakarsak, seçimlerin tekrarı biraz daha arka planda, bu belgelerin yayımlanmaması daha önemli bir detay.

Kaynak : 