ABD Kongresi, yaklaşık 1 yıldır teknik takip ve izleme skandalının odağındaki NSA konusunda en somut adımlarından birisini geçtiğimiz günlerde attı ve istihbarat kurumunun, tüm dünyada kullanılan şifreleme standartları konusunda söz sahibi olmasını engelledi. Yeni yasa gereğince, ABD Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü’nün (NIST) yeni bir şifreleme teknolojisine onay verirken NSA’e danışma zorunluluğu ortadan kaldırıldı. Analistler bunun önemli bir adım olduğu ama yeterli olmadığı görüşündeler.
Edward Snowden tarafından ortaya çıkartılan NSA teknik takip ve izleme skandalının dönüm noktalarından birisi, tüm dünyada kullanılan şifreleme standartlarının NSA tarafından önceden çalışıldığı ve çeşitli teknolojilerde arka kapı açıklarının yer aldığının ortaya çıkmasıydı. Örneğin RSA’nın Dual_EC_DRBG adı verilen sözde rastlantısal sayı üreteci (PRNG) teknolojisinde arka kapı bulunduğunu bildiği halde sessiz kalmak için NSA’den 10 milyon $ rüşvet aldığı ileri sürülmüştü [1]. RSA ise bu teknolojiyi ABD Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü’nün (NIST) onayladığını ve kendilerine NIST’ten bir bildirim geldiği ancak müşterilerine uyarı notu geçtiklerini söylüyordu.
Bu olayın ardından Cisco başta olmak üzere pek çok router, swicth ve benzeri cihazın da NSA denetiminden geçtiği ortaya çıkmış ve NSA skandalı boyut değiştirmişti. Şimdi ABD yönetimi bu konudaki eleştirileri giderebilmek adına önemli bir adım atarak NIST’in herhangi bir şifreleme teknolojisini onaylamak için önce NSA’den onay alması zorunluluğunu ortadan kaldırdı. ABD yönetiminin bu sayede en azından NIST’e olan güveni sarsmamak ve hasar kontrolü yapabilmek istediği söylenmekte.
Analistler, ABD Kongresi’den geçen bu yeni yasanın olumlu ancak yetersiz bir adım olduğunu söylüyorlar. Analistlere göre NIST’ın NSA’e olan bağımlılığını gidermek ancak buzdağının görünen yüzünü traşlamak demek. Gerçek anlamda bir güven ortamı oluşturulması için NSA’in yetkilerinin kısıtlanması ve daha şeffaf bir denetim mekanizması getirilmesi gerektiği, akis takdirde NSA’in özel sektör üzerinde baskı kurarak faaliyetlerine hız kesmeden devam edeceği konuşuluyor.

Kaynak : 