2 haftadır, TV’larda esprili bir reklam var. “Cahillik” üzerine Caps’leri ile sosyal medyanın yıldızlarından olan Tarih duayeni İlber Ortaylı’nın Kredi Kayıt Bürosu’nun son hizmeti “Kredi Notu” üzerine yapılmış bir reklam. Öylesine ilgi çekici ki, biz de etkilendik ve Kamu-BİB sırasında, Kredi Kayıt Bürosunun Genel Müdür Yardımcısı, CIO görevini yürüten Abdullah Bilgin ile karşılaşınca, onunla bunu konuştuk :
turk-internet.com : Sizi KAMU-BİB’te yani kamu Bilgi İşlem Yöneticileri Toplantısı’nda yakaladık çünkü son zamanlarda çok hoşumuza giden bir reklamınız var! O reklama da, reklamın içeriğine de birazdan gireceğim ama önce bize kredi kayıt bürosu nedir, ne zaman kuruldu, ne iş yapar; kısaca anlatabilir misiniz?
Abdullah Bilgin : Tabii! Öncelikle teşekkür ederim! Kredi Kayıt Bürosu 1995 yılında kurulmuş, 1998 yılında faaliyete geçmiş bir kurum.
Esasında çok göz önünde, bilinen bir kurum olarak tanınmıyor dışarıda. Fakat bankalar, finans sektörü bizi çok yakından tanıyor çünkü Kredi Kayıt Bürosu’nun kuruluşunda 11 tane büyük bankanın emeği var. Daha sonra bankalardaki birleşmeler ile şu andaki hissedar adedimiz 9 tane. Piyasanın da yüzde 86’sına tekabül ediyor bizim ‘ Asset size’ olarak Kredi Kayıt Bürosu’nun üyeleri. Yani bu şu demek; finans sektöründe, bankacılık piyasasının yüzde 86’sının ortak kurduğu bir kurum durumundayız.
Yıllardır bu bankaların bize gönderdikleri verileri biz kişi bazında indirgeyip bu kişilerin bilgilerini daha sonra gerek bankalarla, gerekse diğer finans kuruluşları – faktöring şirketleri, leasing şirketleri gibi- ile paylaşıyoruz.
turk-internet.com : Neyi paylaşıyorsunuz? Bu veriler dediğiniz nelerdir?
Abdullah Bilgin : Bizim elimizdeki veriler her bir kişinin, her bir kurumun finansal geçmişi ile ilgili olan – ağırlıklı olarak borçluluk bilgileri, çek bilgileri gibi- bilgilerden oluşuyor.
turk-internet.com : Kredi kartı, kredi?
Abdullah Bilgin : Kredi geçmişi daha doğru.
turk-internet.com : Peki Abdullah Bey, son zamanlarda Kredi Kayıt Bürosu’nda büyük bir hareketlik görüyoruz. Başka toplantılarda da karşılaştık. Ne oluyor, ne değişti son zamanlarda?
Abdullah Bilgin : Kredi Kayıt Bürosu gerçekten 2001 yılından sonra büyük bir atılım gerçekleştirdi. Bu atılımda 2 tane katalizör var. Bir tanesi, değişen piyasa şartlarında, değişen ortamlarda, risk yönetimini daha da güçlü hale getirmek için, şirketin stratejik vizyonlarında yapılan değişiklik. İkincisi de, Risk Merkezi adı altında başlayan, Bankalar Birliği’nin sorumluluğunda kurulan ve operasyonunun tamamını Kredi Kayıt Bürosu’nun yürüttüğü ve faaliyetlerinin getirdiği dinamizm var.
Biz bu ikisini birleştirerek, 2011 yılının sonunda, 2012 yılı başlarından başlayarak yoğun bir atılıma geçtik. Bu atılımda öncelikle kendi veri merkezimizi oluşturduk, Ataşehir’deki binamızda kendi veri merkezimiz var. Ardından bu veri merkezinin üzerinde çalıştırabileceğimiz bir sürü uygulamaları devralmaya başladık.
Bu uygulamalardan en önemlileri Risk Merkezi’nin daha önce Merkez Bankası’nda bulunan, halk arasında “ kara liste” olarak bilinen uygulamanın, Kredi Kayıt Bürosu bünyesinde verilmesiyle başladı.
Ardından bizim kendi kurum olarak geliştirdiğimiz elimizdeki bu büyük –esasında big data diyebileceğimiz – yıllardır biz big data’yı yöneten bir kurumuz– verinin farklı farklı amaçlar ile risk yönetimine katma değer sağlayacak ek ürünlerinin piyasaya sunulmasıyla devam etti.
Özellikle 2013 yılının başlarında bireylere yönelik olarak, artık kredi bilgilerini paylaşmak stratejisini ortaya koyduk ve bu kapsamda belli uygulamalar geliştirdik.
Bu şu demek; duymuşsunuzdur, yurt dışında Amerika’da, İngiltere’de ve diğer Avrupa ülkelerinde bir kredi başvurusu yaptığınız zaman ilgili kurum size hemen kredi raporunuzu sorar. Fakat Türkiye’de böyle bir kavram yok. Aslında var fakat bireyler tarafından bilinmiyordu.
Yıllardır bankalar, bizimle paylaştıkları bu verileri, biz kişi bazına indirgedikten sonra, o kişinin hangi bankalarda, ne tür borçları olduğunu, bu kredilerin hangi performans ile ödediğini, ne kadar sağlıklı bir ödemeye sahip olduğunu zaten sorguluyorlardı bizde.
Şimdi bunu bireylere de açtık; artık siz bireysel olarak Kredi Kayıt Bürosu’na üye olup kendi kredi geçmişinizi sorgulayabilir, burada kredi limiti durumunuz yani ‘ siz kredi vermeye ne kadar uygun birisiniz?’ fikrini elde edebilirsiniz.
turk-internet.com : İlk defa burada artık “ izin” kavramını sokmaya başladınız gördüğüm kadarıyla. Kredi almak istiyor ise, o raporu vermek durumunda bunun için. Ama yine de kişisel verileri olduğu için bir izin veriyor.
Abdullah Bilgin : Kesinlikle.
turk-internet.com : Bir de bu rapor acaba kişilerin başka bir işine yarıyor mu? Ya da başka ne işine yarıyor?
Abdullah Bilgin : Şimdi, şu zamanlarda çok popüler reklamımız devreye girince, bizim de sunduğumuz uygulama popüler hale geldi. Findeks.com ile yeni bir oluşum başlattık. Bireylere kredi skoru bilgisini tanıtmaya çalıştık.
Kredi skoru demek, az önce benim bahsettiğim, kişilerin kredi geçmişi ile ilgili olarak verilerden ürettiğimiz bir gösterge esasında. 0 ile 1900 arasındaki bir rakamdan oluşuyor. Biz sunduğumuz raporun içinde renkler ile bu kredi skorunu bir arada oturtuyoruz.
Şimdi bu esasında normal şartlarda neye yarar diye şu anda insanların mutlaka akıllarına gelen sorulardan bir tanesi. Size bir örnek vereyim; ben kendi evimi kiraya verdim, kiracımdan kendi risk raporunu getirmesini istedim. Kiracım, kurumsal bir yer olduğu için ve Kredi Kayıt Bürosu’nun sunduğu hizmetleri de bildiği için “Tabii, memnuniyetle!” dedi. 10 dakika sonra bizim mobil uygulamamızdan risk raporunu adı ve bana iletti.
Bunu tüm piyasada artık bireyler kendileri kullanabilir. Bugün benzer uygulamayı biz çek skorları ile yapıyoruz; çek bilgileri elimizde. Piyasada, diyelim ki Tahtakale’de 2 tane firma karşılıklı çek alışverişinde bulunuyor. Şimdiye kadar olan yapı nasıldı? Çeki verirsiniz, karşınızdaki sizin tipinize, kullandığınız arabaya, eşe dosta sorarak bu bilgileri alırdı ama bizim sunduğumuz mobil uygulaması ile – ki, bu mobil uygulamayı herkes ücretsiz olarak, hem Google Store’dan hem de IOS, ITunes Store’dan, Apple Store’dan indirebilir- bize üye olup çek numarasını girdiği anda ilgili çekin sahibine bir mesaj gider telefonda. Bu çek sahibine denir ki, “çeki verdiğiniz kişi sizin çek performansınızı soruyor, gönderelim mi?” Çekin sahibinin onay vermesi halinde, kişinin çek ödeme performansı çeki verdiği kişiye iletilir. Burada neler var? Çeki veren kişinin kaç tane çeki varmış şimdiye kadar? Kaç çek arkası yazılmış? En son arkası yazılan çek ve arkası yazılan miktar, kaç tane çeki başarılı olarak ödemiş gibi detay bir sürü bilgi var. Bu bilgiler ile artık çekin risk yönetimini bilimsel bir boyuta taşımış ve bunu bireylerin kullanımına sunmuş oluyoruz.
Abdullah Bilgin : Kredi Skoru, 0-1900 Arasında Bir Rakam ve Kredi Vermeye Uygunluğunuzu Gösteriyor
turk-internet.com : Bu yol ile hem kredi kartı, kredi, hem de dediğiniz gibi çek tarafında daha güvenli finansal iletişim mümkün oluyor artık anladığım kadarıyla.
Abdullah Bilgin : Kesinlikle.
turk-internet.com : Peki bu kredi skorunu temizlemek mümkün oluyor mu?
Abdullah Bilgin : Kredi notunu temizlemek diye bir şey yok esasında çünkü biz olan bir veriyi değiştirmiyoruz. Sizin geçmişten beri gelen kredi ödeme alışkanlıklarınızı belli bir düzende gösteriyoruz kredi raporumuzda. Fakat bunu siz zaman içerisinde iyileştirmek için gerekli bir öngörüye sahip oluyorsunuz. Bununla ilgili bizim yakın zamanda Findeks.com üzerinden danışmanlığımız da başlayacak. Yani, kredi skoru düşük olan kişiler ‘ben bu skoru nasıl iyileştirebilirim?’ diye bizim çağrı merkezimizi arayıp – şu an içinde bile bizim pilot uygulamamız başladı- hizmet alabilirler. Zamanla finansal hayatlarında yapacakları belli düzenlemeler ile bu kredi skorunu belli bir süre zarfında olumlu bir noktaya çekme potansiyeli var ama dönüp de bir veriyi silerek, ‘işte kredi skorumu belli bir noktaya getirdim’ mümkün değil!
turk-internet.com : Peki Abdullah Bey, anladığım kadarıyla bu yazılım sizin tarafınızdan geliştirildi?
Abdullah Bilgin : Tamamen kendimize ait.
turk-internet.com : Bir de bundan bahsedebilir miyiz? Nasıl bir yazılımdır ve ne tür sunucular kullanıyorsunuz? ‘ Big Data’ dediniz; elinizdeki verinin büyüklüğü nedir?
Abdullah Bilgin : Elimizdeki verinin büyüklüğünden çok niteliği ve anlamı bizim için çok önemli. Özellikle güvenlik açısından önem arz ediyor. Çünkü Türkiye’de 30 milyon civarında finansal bir iş yapmış herkesin verisi bizim elimizde. Bu bizim için inanılmaz bir sorumluluk getiriyor beraberinde.
Bu veri bize emanet edilen bir veri, bizim kendi verimiz değil. Bu emanet edilen veriyi her türlü güvenlik – hem fiziksel, hem de siber güvenlik anlamında- önlemleri ile korumak ve ancak kanuni olarak alma yetkisi olanlar veya verinin sahibi olan kişinin verdiği onay doğrultusunda onların izin verdiği kişiler ile paylaşmak gibi bir yükümlülüğümüz var.
Bütün uygulamalarımızı bu güvenlik çerçevesinde geliştiriyoruz. Türkiye’de şu ana kadar tüm bilişim hizmetleri anlamında ISO 27001 yani güvenlik sertifikası alan tek kurumuz. Benzer şekilde iş güvenliği anlamında da yine ISO’nun sertifikasyonu ile sertifikalanmış bir kurumuz. Yazılımlarınızı farklı farklı platformlar – gerek IBM’in sunduğu çözümler ‘mailframe’, gerekse JAVA ve diğer dağıtık sistemlerin platformlarında ihtiyacımıza göre yazıp geliştirip kullanıyoruz.
turk-internet.com : Benim sorularım bu kadar. Sizin eklemek istediğiniz bir şey var mıdır?
Abdullah Bilgin : Çok teşekkür ederim bana böyle bir fırsatı verdiğiniz için. Gerçekten bireylerin bizim yaptığımız ürünlere karşı bir katkımız olacak ise, ne mutlu benim söyleyeceklerimle. Umarım bizim sunduğumuz hizmetler ile kişiler kendi risklerini çok daha kolay yönetirler, kendi finansal düzenlerini daha iyi oturturlar. Sonuç olarak bütün amacımız bu finansal risk yönetiminin hem kurumlarda, hem de kişilerde en üst düzeye ulaşması için elimizden gelen çabayı göstermek. Teşekkür ediyorum.
turk-internet.com : Son sorum dedim ama bir şey daha sormadan geçmeyeceğim! İlber Ortaylı’yı seçme fikri nasıl oluştu?
Abdullah Bilgin : İlber hoca, hakikaten çok değerli bir hocamız. Çevrede çok da iyi olarak tanınan bir kişi. Bizim kurumsal iletişim birimimizin araştırmaları sonucunda ortaya çıkan adaylardan bir tanesiydi. En önemli şeylerden bir tanesi, İlber hoca şimdiye kadar hiç reklamlara çıkmazmış. Biz bunu duyduk. Acaba bizim için böyle bir kamu faydası da olacak olan bir çözüm için reklama çıkar mı? Sağ olsun kendisi kabul etti ve çok iyi bir performans gösteriyor şu anda!
turk-internet.com : Çok yakışmış, evet! Çok teşekkürler!
Abdullah Bilgin : Ben teşekkür ederim!
Reklamı görmemiş olan okuyucularımız var mıdır, bilemiyoruz ama biz YouTube üzerindeki videoyu paylaşalım;

Kaynak : 