Bu söyleşinin
- 1ci bölümünü Ali Fuat Çötelioğlu : Olaya Lisans Satışı Diye Bakılınca, Outsource Projeler InSource Hale Dönüşmeye Başladı – I
- 2ci bölümünü Ali Fuat Çötelioğlu : Sonraki Jenerasyon CEO’lar, CIO’ları Daha İyi Değerlendirecek – II
başlıkları altında okuyabilirsiniz.
Bu söyleşinin ilk 2 bölümünde, CIO’ların bilişim firmaları yani vendor, entegratör ve yazılım firmaları ile ilişkilerine ve sonrasında da CIO’ların kendi gelişimlerine baktı. Şimdi teknolojiyi konuşuyoruz.
turk-internet.com : Şimdi gelelim teknolojiye.. Peki teknoloji tarafında sizce nasıl bir hareket var? Eskinin dev şirketleri yok oluyor ya da artık popülaritelerini yitiriyorlar. Küçücük start-up’lar fırlıyor. Geçenlerde bir haber yazıyorduk, lisans paralarının artık daha düşmesi gerektiği gözüküyor çünkü start-up’lar aynı yazılımları çok daha ucuza geliştirebiliyor gibi. Nasıl bir gelişme görüyorsunuz vendor’lar tarafında? Yani onlar bir zamanlar sizin de söylediğiniz gibi 90’larda “sadece benden al” derlerken 2000’lerin başlarında “biz bir bütünün parçasıyız, benden alsan da, şundan da şunu alabilirsin” diyorlardı. Şimdi tekrar “sadece benden al her şeyi” diyorlar. Nasıl görüyorsunuz bu durumu?
Ali Fuat Çötelioğlu : Bu durum oldukça enteresan gelişmelere açık. Yani dediğiniz doğru. Eskiden biraz daha “oradan da alın, entegreasyon yaparız, onu yaparız, bunu yaparız” diyorlardı ama yeni dijital dünyada kimse entegrasyona vakit harcamak istemiyor. “Hap çözümü alayım, bir an evvel aktarayım iç tarafıma ve bununla ilgili parasal geri dönüşü alayım”.
Bakıldığında yurt dışı piyasa çok daha hareketli çünkü çok büyük kâr marjları ile çok büyük kazanımları var IT firmalarının. Ve kendi sektörlerine yakın hatta kendi içlerinde olmadıkları start-up firmaları da hemen satın alıyorlar. Bazısını kendi içinde, kendi vizyonu doğrultusunda değiştiriyor, bazısını da yok ediyorlar.
Türkiye’de ise durum çok farklı. Türkiye’de çıkan start-up firmalar genellikle teknoloji üretmiyorlar. Onun yerine teknolojiyi kullanan küçük start-up firmalar var. Bunlar bizim ve iş liderlerinin de hoşuna gidiyor ki, bir an evvel çözümleri üretelim ve farklı bir bakış açısı gelsin, hantallıktan kurtulalım anlayışı var. Bu dünya özellikle cloud tarafının bu kadar sürükleyici bir halde IT’ye yön vermesi dolayısıyla gelişti ve SaaS -servis olarak yazılım alma – dünyasına bir kayış var. Bunun deneme sürecini yaşıyoruz çünkü kolay değil; adam dünya çapında bir uygulama yapıyor, bunun 2-3 tane versiyonunu ancak support ediyor, diyor ki, “sen de bunu kullan”. Bunlar özelikle bizim Türkiye şartlarına göre geliştirilmiş programlar değil ve amerika da olduğu hızlı penetrasyon olmuyor. Amerika’da buraya çok hızlı bir dönüş var özellikle start-up firmalar artık sıfır’dan kurulurken, hantal sistemler ile uğraşmak istemiyor, direkt en kolay bir şekilde bunu yapıyor, “simple is the best” stratejisi ile beraber bunu seçiyor ve hızlı bir şekilde işinin gidişatına bakıyor.
Türkiye’de bunların etkileri farklı. Bizim birkaç tane software bazlı servis aldığımız uygulama var; Oldukça sancılı proje süreci yaşadık. Bir kısmı cloud’dan kullanıyoruz, eksik taraflarını on-prem de biz hallettik ve entegre ettik, bu da böyle çalışıyor. Olmayanı oldurma methodu, hibrit bir çözüm oldu. O zamanda ben ne anladım SaaS işinden. Gelecek bu tarafta buna inanıyorum ancak Global SaaS çözümlerinin local uyarlaması şart. On yıllar önce bütün dünya kullanırken biz global ERP çözümlerini kullanamazdır, şimdi yerel ERP kulanan yok. Demekki zaman meselesi. Early adapter olmak isterseniz acı kaçınılmaz ama ilk faydayı sağlayan olmak için de düşme riskini almak gerekiyor. Şirketler IT organizasyonları içinde IaaS, PaaS ve SaaS servislerini almak bir olgunluk ve iç süreçlerde değişiklik gerektiriyor.
turk-internet.com : Benim sorularım bu kadar. Sizin eklemek istediğiniz bir şey var mıdır?
Ali Fuat Çötelioğlu : Benim eklemek istediğim şu olabilir işte: geçenlerde IDC ile beraber bir konferansta üreticiler ile beraberdik. Orada benim anlattıklarım oldu, beklentilerimizi aktardım onlara. Genelde eventlerde bizim davetli, onların ev sahibi olduğu müşterilerinin de olduğu ortamlarda çok açık konuşmuyoruz. Bu tersine bir toplantıydı Biraz bizbizeydik. Dolayısıyla biraz daha eldivensiz bir şekilde karşılıklı taleplerimizi ilettik. O konuda bir mesajım oluyor olabilir:
Yeni trendlerden özellikle yurt dışından gelen trendler şu anda cloud dünyası, mobilite ve özellikle SaaS dünyasında büyük üreticiler bir geçiş aşamasındalar. Şirketler alıyorlar, satıyorlar vizyonları doğrultusunda, buluta doğru bir kayışları var ve bu süreçte bir takım ara ürünler var. Anlattıkları zaman bu ara ürünler veya çözümler bize sempatik gelebiliyor. Ama bunların support’u ve yol haritalarında doğru bir yerde konumlanmış durumda değillerse bize boşa yatırım yaptırtmış oluyorlar. Bunları daha iyi takip edip bize, özellikle de Türkiye’ye boşa hem vakit, hem de para harcatmasınlar.
Yani teknoloji çöplüğüne de çevirmeden, daha kalıcı, road map’te doğru yerini almış ürünler ile bize gelirler ise, daha faydalı olurlar. Bir de dediğim gibi, bu çözüm üretecek tarafa, danışmanlık tarafına daha fazla yatırım yapmaları ve bunları desteklemeleri lâzım.
Bu söyleşinin Son bölümünü Ali Fuat Çötelioğu : Bizde Yetişmekte Olan Elemanları Büyük Firmalar Alıp Dikeyde Çalıştırıyor ve Bir Sarmal Başlıyor – IV başlığı altında okuyabilirsiniz.

Kaynak : 