Bu söyleşinin
- 1ci bölümünü Ali Fuat Çötelioğlu : Olaya Ağırlıklı Lisans Satışı Diye Bakılınca, Kaliteli Hizmet Veren Kalmadı, Outsource Projeler bile InSource Hale Dönüşmeye Başladı – I
- 2ci bölümünü Ali Fuat Çötelioğlu : Sonraki Jenerasyon CEO’lar, CIO’ları Daha İyi Değerlendirecek – II
- 3cü bölümünü Ali Fuat Çötelioğlu : Üretici / Satıcı Firmalar Aftersales Servislerine Daha Fazla Kaynak Ayırmalı ve Bunu da Yurtdışı Merkezlerine Anlatmalı – III
başlıkları altında okuyabilirsiniz.
Bilişim – Bilgi İşlem Merkezleri açısından bir sorun da, yetişmiş insan gücü. Bu konuda hem eleman yetişmemesi, hem de yetişmiş elemanların daha çok maaş vererek transfer edilmeleri gibi bir sorun konuşuluyor. Bunu Çötelioğlu’na sorduk;
turk-internet.com : Ali Fuat Bey, bilgi işlem yöneticileri ile ilgili olarak yaptığımız bu söyleşinin uzantısında bir de eleman konusu var. Hem konuştuğumuz entegratör, satıcı ya da diğer firmalardaki sizlere hizmet eden elemanlar, hem de içerideki bizzat sizin çalıştırdığınız elemanlar. Önce sorayım, kolay eleman bulabiliyor musunuz?
Ali Fuat Çötelioğlu : Kolay bulamıyoruz.
Turk-internet.com : Neden?
Ali Fuat Çötelioğlu : Özetle sektörümüz çok sığ. Bu kadar da okul var bakıldığında; yani sektöre girmesi gereken yeni öğrenciler var ama biz hala piyasada, özellikle uygulama tarafında uygulama geliştirecek, danışman olarak yetiştirebileceğimiz eleman bulamıyoruz. Portföy çok zayıf.
turk-internet.com : Bu üniversitelerin verdiği eğitim yetersiz mi ya da şu andaki güncel ihtiyaçlara cevap mı vermiyor?
Ali Fuat Çötelioğlu : Çok yetersiz demeyeyim aslında. Akıllı öğrenciler yetiştiriyorlar ama çok sabırsız öğrenciler yetiştiriyorlar. Hani, biz ne yapardık, mezun olduktan sonra bir yere gireyim en azından o işi öğreneyim, o teknik yeteneklerim gelişsin derdik… Şimdi gelen birçok yeni kaynak var. Bu yeni kaynakları aldığımızda, bunların adaptasyonu ve yetiştirilmesi ciddi bir zaman alıyor. Ciddi bir zaman aldığında da bakıyorsunuz başka şirketler elemanı alıvermiş. Bunlar adam yetiştirmeye para ve emek harcamayan şirketler, transfer etmek kolaylarına geliyor. Tabiki iş değiştirme profesyonel olarak yapılan, tarafların karşılıklı anlaştığı bir yöntem. Daha 2 yılını bile doldurmamış adamı transfer etsen sana ne fayda, adama ne fayda. Uzmanlık olmadan başka bir alana geçmek, deneyimsiz çalışanlar bunun kendilerine zararı olduğunun farkında değil.
turk-internet.com : Ve çok maaş veren! Sizden daha fazla!
Ali Fuat Çötelioğlu : Aynen öyle. Fazla para veriyor. Ben aslında düşük maaş vermiyorum. Ben o personeli yetiştirmek ve meslek öğretmek maksatlı almışım, bu süre zarfında hizmet beklentim az, 2 sene sonra gerçek yerini bulacak , uzmanlaşacak ve maaşı artacak. Aslında toplamda eleman maliyetlerimiz aynı ama eleman alım politikamız farklı. Tabiki dışarıdan doldurduğumuz pozisyonlarımız var ama eleman seçerken çalıştığı alanda uzmanlaşmamış kişileri tercih etmiyoruz. Bunun uzun vadede IT sektörüne ve bize pozitif geri dönüşü olacağına inanıyoruz.
turk-internet.com : Peki, bir de şöyle bir şey var: Büyük firmalara giden insanlar da dikey bir şekilde çalıştırılıyorlar. Yani, gelişmeleri de eksik kalıyor deniliyor. Onu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ali Fuat Çötelioğlu : Doğru! Belki büyük firmadan ziyade büyük IT organizasyon olan şirletler demek daha doğru olacak. Bulunduğu sektör dolayısıyla parasını IT den kazanan veya IT sistemlerine çok daha bağımlı olan ve IT çok kritik olduğu şirketler. Bu şirketlerin IT ogranizasyonları çok büyük? Bizim tarafta bir çalışanın sorumluluğuna biz 2-3 tane ilgili konu verirken, –çünkü niye, fazla eleman alma gibi bir lüksünüz yok–; onun çözüm gamını genişletmesini ve kendini geliştirmesini sağlarken, büyük organizasyonlar ne yapıyor? “Sen sadece dikeyde şuna dokun, hatta müşteri tarafından bir şey gelmez ise hiçbir şey de yapma, mühim olan ayakta kalsın!” diyor. Zaten teknoloji riskini üstlenmişim, bari elemandan kaynaklı riskleri almayalım diyorlar.
İşin gereği olarak şirketleri anlayabilirim ama çalışan açısından ortaya çıkan sonuç çok iyi değil. Erken yaşlarda bu tarz teklifi tercih eden arkadaşlar, zaman içinde kendilerine verilen yüksek ücretler ile belli bir yaşa kadar çok mutlu oluyorlar ama alttan birileri geliyor ve dikeyde sadece bir şirkette çok özelleştikleri için, sonra belli bir yaşta işsizlik sorunu başlıyor. Çünkü o teknolojiler maalesef ömrünü doldurmuş oluyor ve sadece tek firmada yapılan alan uzmanlığı gerçek bir danışmanlık vermek için de yeterli değil. Sonra genç emekli futbolcular gibi. Halbuki uzmanlığın önemli olduğu bir sektördeyiz. Yetenekten çok çalışmak önemli ve tercübe kazanmak zaman alıyor. Yani bu sarmaldan nasıl çıkarız, hakikaten zor bir soru. Öncelikle genç IT cilerin kendi kariyerlerini iyi yönetmeleri lazım. Sektörümüzün kötü alışkanlıklarından kendilerini korumaları lazım.
IT piyasasına çok fazla girişin olması lâzım, çok fazla şirketin olması lazım.
Şimdi dönüp bakalım; kaç tane büyük IT firması var? Yani, yıllardır biri kapanır biri açılır, o onun pastasını alır, bu bunun. Ben mezun olduğumda mevcut olan büyük entegratör sayısı hala aynı belki de azaldı. Genelde büyüyüp piyasaya yeni girenlere de bakın, hepsi satıcı firma yada finansal derinliği olmayan küçük danışmanlık firmaları. Aynı insanlar farklı kartvisitler sürekli karşımızda.
turk-internet.com : O lisans satıcıları da zaten teknik becerileri fazla olmayan yani, değil mi? Demin bir şey konuşuyorduk: Siz yurt dışından bir danışman getirdiğinizde ne tür bir profile sahip oluyor?
Ali Fuat Çötelioğlu : Ne zaman yurt dışından uzmanlık ihtiyacı duysak , danışmanlar yaş olarak 50’den aşağıda gelmiyor. Yurtdışı IT sektöründen çok derinliklik var, gerçek danışman profilli, zaten konusunda Avrupa ve yakın coğrafyada yıllardır hizmet veren kişi ister istemez alan uzmanı oluyor. Hele Amerika’dan gelenlere de bakıldığında, tamamı belli konuda uzmanlaşmış ve konusunda o kadar zengin bilgi birikimi, o kadar çok müşteri portföyü var ki ve orada siz bir şey soruyorsunuz, size “n” tane müşteri case i söylüyor adam. ”
Sektörümüz de derinliği sağlarsak biz de bu seviyelere geleceğiz. Biz de Müşteri olarak uzmanlığa fiyat farkını ödemeyi öğrenmeliyiz diye çuvaldızı kendimize batırarak, bitireyim sözlerimi.

Kaynak : 