Kartepe “İnternet İçerik Düzenleme” Çalıştayı ile ilgili olarak turk-internet.com’da yayınlanan tüm haberleri burayı tıklayarak ulaşabileceğiniz dosyadan toplu olarak okuyabilirsiniz.
20-22 Nisan 2010 tarihleri arasında Kocaeli, Kartepe’de gerçekleştirilen 2.İnternet İçerik Düzenleme Çalıştay’ı sona erdi. 40 farklı özel ve kamu kurumundan 65 kişinin katıldığı çalıştayın sonucunda da “Kartepe Kriterleri” olarak adlandırılan bir dizi ortak nokta açıklandı. Katılımcıların 3 günlük çalışmalarının sonucunda açıklanan bu kriterler ve genel olarak toplantı konusunda, bilişim ve internet hukukunun önde gelen avukatlarından Gökhan Ahi ile konuştuk.
turk-internet.com : Gökhan Bey size göre Kartepe Çalıştay’ının amacı neydi?
Gökhan Ahi : Bu tür çalıştaylar, ilgili tarafları bir araya toplayarak fikirlerini çarpıştırmak amacını taşıyor.
Bir yandan fikirler çarpışırken, aslında ortak olan sorunların tespit edilmesi ve bunlara çözüm önerilmesi de çalıştayların diğer amacı olarak karşımıza çıkıyor.
Kartepe Çalıştayı’nda, internetle ilgili çalışan hukukçular, uygulamacılar, düzenleyici kurumlar bir araya geldi. Ayrıca, herhangi bir tüzel kişilikleri olmasa bile, internette özgürlükler konusunda mücadele eden ve baskı grubu oluşturan Netdaş, Korsan Hareketi, Sansüre Sansür gibi bazı sivil oluşumlar da bu çalıştayda kendilerini ifade ettiler.
Bence sivil oluşumların da burada yer alması önemli bir kilometre taşı oldu. Zira, yarı sivil yarı resmi nitelikteki bu çalıştayda, ilgili tüm tarafların toplanması ve sorunlara çözüm önerisi getirmesi, hatta ileride düzenleyicilere ve uygulayıcılara yönelik bir yol haritası niteliğinde “sonuç bildirgesi” hazırlanmış olması gerçekten iyi bir ilerleme kaydedilmesi anlamına gelmektedir.
Tabi, ilerleme kaydedilmiş olması bizleri sadece hedefe bir adım yaklaştırıyor. Bundan sonrasında, bu çalıştayda elde edilen kriterlerin ve ilkelerin takibini de ilgili kurumlar nezdinde sağlamak ve onlara baskı kurmaya devam etmek gerekiyor.
turk-internet.com : Peki Çalıştay nasıl geçti sizce?
Av.Gökhan Ahi : Çalıştayın çok verimli geçtiğini söyleyebilirim. Bir tarafta devleti ve bireyi koruma içgüdüsüyle hareket eden hakim ve savcıların güvenlik endişeleri, diğer yanda internette özgür olmadıklarını iddia eden diğer katılımcıların özgürlük endişeleri, çalışma grupları toplantılarında oldukça ateşli tartışmalar yaşanmasına sebep oldu.
Ancak, ateşli bile olsa her tartışmanın asgari müşterekte aynı noktalara geldiğini ve aslında herkesin ortak çözüme yatkın olduğunu, hatta uzlaşmaya da yakın olduğunu gözlemledim.
Beni, özellikle TİB’den gelen yetkililler şaşırttı diyebilirim. Çünkü, internette olması gereken hakları ve özgürlükle ilgili olan her kriteri bizzat desteklediler.
Ayrıca bir savcımızdan da bahsetmeden geçemeyeceğim. Savcıyla toplantı aralarında yaptığımız sohbette bana, karşısına sürekli interneti kötüye kullanmış suçluların getirildiğini, bu yüzden interneti hep suç kaynağı olarak gördüğünü, ancak bu çalıştayda geçen üç günden ve diğer katılımcılarla yapmış olduğu toplantılardan sonra, internetin suç merkezi değil bilakis toplumun geliştirilmesi için önemli bir araç olduğunu, internetteki özgürlüğün -suç işleme özgürlüğü anlamına gelmemek kaydıyla- herkes için gerekli ve şart olduğunu anladığını söyledi.
Buradaki mikro farkındalıklar bile aslında çalıştayın ne kadar verimli geçtiğine örnek olabilir.
turk-internet.com : Sonuçları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Av.Gökhan Ahi : Sonuçları bir kaç açıdan değerlendirmek gerekiyor. İlk defa, yarı sivil yarı resmi bir ortamda “anonimlik” ve”mahremiyet” konuları temel kriterler olarak belirlendi.
Devletin, interneti düzenlemek yerine topluma eğitim vermesi gerektiğinin vurgulanması, sivil inisiyatiflere ve özdenetim mekanizmasına ağırlık verilmesinin istenmesi, bu çalıştayın sonuçlarının tarihe geçmesi için bile yeterliydi.
İlk defa bu tür bir belgede blogların ve sosyal ağların adının geçmesi, hatta bunların demokrasinin ve çok sesliliğin bir parçası sayılması çok çok önemliydi.
Erişim engellemelerin istisnaen ve son çare olarak uygulanması yönünde oluşturulan kriterler dahi bana göre başarıdır.
Gönül isterdi ki, aslında erişim engelleme hiç olmasın, ancak düzenleyici kurumların ve uygulamacıların endişeleri bir müddet daha erişim engellemelerin yaşanacağını gösteriyor.
En azından erişim engellemelerin keyfilikten çıkıp, temel haklar ve özgürlüklerin özüne dokunulmadan daha zor hale getirilmesi sağlanabilecektir.
Türkiye’de biraz da sivil denetim ve inisiyatif boşluğu var. Bizler de bundan sonra, internet konusunda sivil denetim ve özdenetim mekanizmaları kurmak için çalışmaları hızlandırmalıyız. Bu sebeple, bu çalıştaydan sonra ortaya çıkmış temel ilkelerin boşlukta kalmaması için daha aktif olmalıyız.
Evet, Kartepe Kriterleri gayet iyi bir başarıdır ama daha da başarılı olması için bundan sonraki sürecin takibinin sıkı bir şekilde yürütülmesi gerekir.

Kaynak : 