Bu röportajın ilk bölümünü Cenk Bayrakdar; Türkiye’de Yenilikçi Ürünler Pazarın Gelir Düzeyini de Aşan Hızda Tüketiliyor ve ikinci bölümünü Bayrakdar : ARGE Desteklerinde Yazılım Sadece Araç Kabul Ediliyor – 2 başlığını tıklayarak okuyabilirsiniz.
turk-internet.com; Turkcell Teknoloji fikri nasıl ve hangi nedenle ortaya çıktı?
Cenk Bayrakdar; * Turkcell’in ihtiyaç duyduğu farklılaşma ve yenilikçi çözümlemeler için 2000 yılından beri bir çok birimde ürün ve servis geliştirme faaliyetleri sürdürülmekteydi. 2006 yılı başlarında bu birimler Turkcell Ar-Ge çatısı altında toplanarak yeni bir vizyon kazandı.
Ar-Ge anlayışı ile ele alınmaya başlanan çalışmaların sadece Turkcell’e değil sektöre çözüm üretecek olgunluğa geldiğinin görülmesi ile de 2007 başlarında Turkcell Teknoloji’nin kuruluşu gerçekleştirildi. Böylece ululararası pazarlarda rekabete yönelecek düzeyde uzmanlaşma iddiası oluşan bir aşamaya gelindi. Buradaki ana fikir yukarıda da belirtildiği gibi yenilikçi ürün ve servisleri geliştirmeye odaklanmak ve bunu uluslar arası düzeyde gerçekleştirmektir.
turk-internet.com; Çıkarılan Ar-Ge yasasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce içi ‘dolu’ mu? Türkiye’nin gereksinimlerine cevap veriyor mu? Bu konuda neler söylemek istersiniz?
Cenk Bayrakdar; Bu konu yukarıdaki soruda yazılım özelinde yorumlanmış oldu. Genel olarak da, oldukça önemli gelişim ve yeni tespitler içermektedir. Ancak, yasanın ve yönetmeliğin yapısı gereği uygulamada ortaya çıkacak durum daha önemlidir.
turk-internet.com; Türkiye’de yazılım alanında rekabet var mı? Varsa, bu sektöre nasıl bir etki yapıyor?
Cenk Bayrakdar; Yazılımla ilgili yukarıdaki değerlendirmelerde genel olarak yer alıyor. Genel olarak her bir sektöre yönelik en fazla 3-4 yazılım firmasının rekabet etmekte olduğu çok küçük bir Pazar söz konusudur. Pazarın çok büyük bir bölümü global oyuncuların Türkiye’ye satışlarından oluşmaktadır.
turk-internet.com; Sanayi Bakanlığı bu alanındaki gelişmeleri yeterince takip edip, sorunlara güncel çözüm ve öneriler sunabiliyor mu?
Cenk Bayrakdar; Yazılım sektörü henüz çok yeni bir sanayi alanı olarak kabul edilmiştir. Dolayısı ile Sanayi Bakanlığının bu konudaki çalışmaları, sanırım, yeni başlayacaktır. Biz de gelişmeleri izliyoruz.
turk-internet.com; Tarım ürünlerine kadar hemen her şeyi ithal eder hale gelen Türkiye’nin, 2022 yılında 20 milyar dolar yazılım ihracatı yapmasının hedeflenmesi ne kadar gerçekçi? Bunu sağlayacak, bilgisayar bölümü mezunu işsizlere umut olacak her hangi bir politik söylem, bir umut ışığı var mı?
Cenk Bayrakdar; Şu anda bu noktaya çok uzak durumdayız. Başlangıç noktasında ve sıfır boyutta sayılabiliriz. Bununla birlikte, Türkiye boyutlarını OECD ülke rakamları ile oranladığımızda amaçlanan rakamlar olması gereken değerlerdir.
Türkiye’de olsun, dünyada olsun bilgisayar bölümünü bitirenler arasında işsizlik pek rastlanan bir durum değildir. Bu konuda önümüzdeki yıllarda daha da büyük iş gücü açığı görülecektir. Bilgisayar alanında, IT, yazılım mühendisliği, programlama, ara yüz tasarımı, kalite güvence gibi alt uzmanlıklar ve ara kademe mesleklerde işgücü geliştirmeye ihtiyaç vardır.
Bireysel sorunlar genel olarak nitelikle ilgili olabilir. Hızla geliştirilmesi gereken mezun sayıları söz konusu olduğunda bu tür hedef ve nitelik eksikliği normal kabul edilebilse de ülkemizin bu tür kayıplara tahammül edebilecek imkanları bulunmamaktadır.
Bilgisayar mühendisliği alanı ülkemizdeki sektörün ihtiyacının çok üstünde nitelik ve beklentileri olan öğrenci ve mezunlar ile doludur. Ara kademe ihtiyaçlar ise bir çok başka meslek sahibi tarafından doldurulmaktadır.
Sektör ihtiyaçlarını daha fazla göz önüne alan bir planlama faydalı olacaktır. Ancak, daha da yüksek düzeyli bilgisayar mühendisliği eğitimi her zaman gereklidir.
Röportajın son bölümünü Bayrakdar : ARGE’den Başka Çözüm Olmadığını Algılayan Firma Sayısı Az – 4 başlığı altında okuyabilirsiniz.

Kaynak : 