Salı günü, Bitcoin’in hem pazardaki hacminin genişletilmesi, hem de işlem süresi gibi sorunların giderilmesi gibi nedenlerle ikiye bölündüğünü, daha doğrusu Bitcoin Cash isimli yeni bir kripto paranın doğduğunu yazmıştık [1]. Bunun nedeni ise, çok özet olarak Bitcoin’in sadece yatırımcıların meraklı olduğu bir durumdan kurtarılıp, gerçek hayata inmesi amaçlı olarak yeni bir sürümünün yaratılmasıydı.
Bitcoin Cash ortaya çıkalı henüz 2 gün olmasına karşın, büyük bir talep gördü ve dün fiyatı 3 kat arttı ve 700 $ oldu. İlk gün fiyatı 200-300 $ arasında gidip-gelmişti ama hızlıca bu durum yukarı doğru gitti. Bu değeri ile de hemen kripto paralar sıralamasında 3cülüğe oturdu. Ama daha sonra 400 $’lar bandında işlem yapılmaya başlandı. Bugün akşam saatlerinde 600 $’lardan bahsediliyor.
Şimdilik Bitcoin Cash konusunda yatırım yapanlar kadar yapmak için ortalığın durulmasını bekleyenler var. Değerini oluşturan hala yatırımcıların alışverişleri.
Asıl Bitcoin’in fiyatı ise –salı günü öncesi korkuların aksine– düşmedi, değerini koruyor. Bitcoin dün 2.700 $ civarından işlem gördü.
Bitcoin Cash Sürdürülebilir mi?
Fiyatlar böyle ama epeydir süregiden tartışmalar kesilmiş değil. Bitcoin’deki tıkanmayı yeni sürüm ile aşmaya çalışan bir grup Bitcoin operatörünün, Bitcoin’İn tüm işlemlerinin yazıldığı defterde yeni bir alan yaratmış olması (çatal diye adlandırılıyor) diğerlerini mutsuz etti. Bir çatışma sürüyor. Ama sonuca bakarsanız, bugün 2 grubun kendi para birimi var.
Bitcoin Cash’ciler, yeni zinciri yaratırken, asıl Bitcoin’cileri memnun etmeyi ihmal etmediler ve her bir Bitcoin için “1’e-1” oranında Bitcoin Cash planladılar. Yani 100 Bitcoin’i olan bir yatırımcının, bugün 100 Bitcoin’i ve 100 Bitcoin Cash hakkı var.
Bitcoin Cash için önemli olan bugünden sonrasında önemli bir kitleyi yakalayıp, yakalayamayacağı. Dünyanın en büyük Bitcoin noktası olan CoinBase ise Bitcoin Cash’i desteklemediğini açıkladı. Buna karşılık Bitcoin Cash, ana Bitcoin networkünü sınırlayan teknik engelleri ortadan kaldırdı. Bu uzun vadede daha yaygın kullanıma yol açabilir ve dolayısıyla da değeri artabilir.
Neden Bitcoin İkiye Bölündü (Çatallandı)
Bitcoin’in sorunları konusunda, bir yılı aşkın bir süredir yüksek sesli bir tartışma sürüyordu. Çünkü Bitcoin ağı, Bitcoin yazılımının içinde sabitlenmiş bir kapasite sınırına çarpıyor. Bitcoin blok zincirindeki – ağın genel paylaşılan işlem defterine – her blok 1 megabaytla sınırlıdır. Bu yapay sınır, ağın saniyede yaklaşık yedi işlemden fazla işlem yapmasını da engelliyor.
1 megabayt limitinin daha yüksek bir değere değiştirilmesi önerileri, muhafazakar Bitcoinciler tarafından istenmiyor. Bunlar, limitin Bitcoin ağının demokratik karakterini koruyan tasarımının önemli bir özelliği olduğunu iddia ediyorlar.
Networkün işlemlerinin tamamlanması için, yapılan her bir işlemin kopyasının kaydedilmesi gerekir. Bu da her ay Gigabaytlar dolusu veri kaydı anlamına geliyor.
Sınır destekçileri, blok sınırını yükseltmenin, depolama ve bant genişliği maliyetlerini ve dolayısıyla da sıradan kullanıcıların sisteme katılmasını zorlaştıracağı düşüncesindeler. Networkün demokratikliği açısından sınır olması gerektiğini savunmalarının nedeni bu. Aksi durum, bir kaç büyük oyuncunun hakim olduğu bir Bitcoin ağı anlamına geliyor. Bu da zaman içinde networkün hükümetlerin denetimine ve düzenlemeye tabi olmasını getirebilir. Aslında Bitcoin’i yaratanların kaçındığı temel kriter buydu.
Karşı grup ise depolama ve bant genişliği maliyetlerinin çok hızlı düştüğünü ve bunun ciddi bir endişe olmadığını söylüyor. Ayrıca, Bitcoin’in, dünyayı değiştirebilmesi için saniyede yedi’den fazla işlem yapması gerekeceğini söylüyorlar.
Sonuçta da, Roger Ver [1] gibi sınır tanımayanlar, tartışmayı sürdürmek yerine, yazılımın rakip bir versiyonunu oluşturmak için açık kaynak Bitcoin yazılımına bir çatal atmış oldular.
Çatalcılar (Fork), Bitcoin’in kendisini gizleyen satoshi Nakamoto isimli kurucusunun gerçek mirasçıları olduklarına inanıyorlar. Kendilerini Bitcoin’in alternatifini oluşturan kişiler olarak değil, Bitcoin’in büyümesindeki bir eşiği atlatan kişiler olarak tanımlıyorlar.
[1] Roger Ver




Kaynak : 