Bu sabah BTK-TİB yetkilileri, Feriye’de internet medyasını bilgilendirme toplantısı yaptı ve son günlerin “internet sansürü” konusunu anlattılar. BTK Başkanı Tayfun Acarer, TİB İnternet Dairesi Başkanı Osman Nihat Şen, İnternet Kurulu Başkanı Serhat Özeren’in konuşmalarıyla açılan toplantıda, gazetecilerin soruları cevaplandırıldı ve süreç anlatıldı. Konuşmaya BTK Başkanı Acarer başladı. Özetle şunları söyledi :
Önce belirteyim; kurumun yapısında birbirinin içine girmiş 2 yapı var. Biri bilişi ve telekom alanını düzenleyen BTK. Diğeri de onun bünyesinde olan fakat daha farklı müstakil yapıda olan TİB.
İnternet sansürü denilen konuya gelince ; biz masanın bir tarafında oturuyoruz. Tepkileri anlamakta zorlanıyoruz. Masanın diğer tarafından neler oluyor dinlemek istiyoruz. Olay sıradan bir düzenlemeydi ama hiç tahmin etmediğimiz boyuta geldi. Her ne kadar olay yeni çıktı sanılsa da, 10 ay önce yani 28 temmız 2010 tarihinde yayınlanan tüketici hakları yönetmeliği ile ilgili bir konu.
Bize göre bu çok güzel bir yönetmelik. Tüketiciler için çok olumlu yönler içeriyor. Ama nedense bu yönetmelik basında fazla yer almadı. Halbuki öncesinde görüş aldık herkesten ve öyle hazırladık. Biz genellikle her konudaki düzenlemelerde önceden görüşleri alıyoruz. Bu yönetmelik de, varsa görüşü olan bildirsin diye, 3 hafta kadar görüşlere açık kaldı.
Bu yönetmelikte, bir çok madde var. Bunlar bugün konumuz değil. Mesela çağrı merkezlerine yönelik düzenleme var. Bugün 39.000 çalışanı olan çağrı merkezlerinin yarıdan fazlası bilişim sektöründe. Yönetmelikte bu 21.000 kişiyi ilgilendiren ve bilişim dışı düzenleme getirmeyen bir düzenleme yapıldı ve bir abone çağrı merkezini aradığında en geç 22 saniyede ulaşacak denildi. Ayrıca görüşme süresi limitli olacak denildi. Böyle güzel düzenlemeler var.
Bugünkü konumuzdaki madde şöyle ifade ediliyor. İnternet kullanıcıları, güvenli internet hizmetini ücretsiz almalıdır maddesi var. Bu madde ile ilgili bize hiç tepki de gelmedi.
Devletteki yapıya bakarsanız, önce kanun çıkar, kanunda maddeler vardır ama detayı açıklamaz. Anayasa da öyledir. Ama bazı konularda yükümlülükler getirir. Bu yükümlülükler nasıl yerine getirilecek konusu yönetmeliklerle düzenlenir.
Bu maddeye istinaden TİB, internet başkanlığı bir dizi toplantılar yaptı. Özellikle 15’in üstünde ve ISP’lerle toplantılar yapıldı ve ortak bir metin ortaya çıkarıldı. Bu konuya özel brifing de verildi. Sonra kurulda bu konu görüşüldü.
Neticede şubat ayında bir düzenleme olarak ortaya çıktı. Bizim için sıradan bir düzenlemeydi. Bu alternatifti. Bir seçenek getiriyorduk. İsteyen kullanır, istemeyen kullanmaz. Yönetmelikle belirlenen ise, hangi koşullarla kullanılırın belirlenmesi ve ücretsiz olmasıydı.
Yönetmeliği, şubatta webe koyduk yayınlandı. Aradan haftalar, aylar geçti. Yani tam 2,5 ay sonra ortaya çıktı. Bir anda internete sansür diye ortaya çıktı. Hatta bana gazeteciler tarafından sorulduğunda ilk önce hatırlayamadım.
Dediğim gibi sıradan bir düzenlemeydi. Tüm abonelere bir uygulama içine almayı değil, seçenlere bilgi verecek bir uygulamaydı.
Mesela kayıt dışı telefon gibi bir düzenleme değildi. Numara taşıma gibi bir seçenekti. İsteyen taşır, istemeyen taşımaz. Biz koşulları şekillendirdik.
Altını tekrar çizerek söylüyorum. İsteyenin kullanacağı, istemeyenin kullanmayacağı bir seçenekti. ISS’ler sistemlerini buna uygun hale getirmek için bir süre istediler. Bu süre 6 aydı.
22 ağustostan sonra ne olacak diye bakarsanız, bugün herkes tek bir profil içinde. Bu profile ilaveten başka bir profil tanımı getiriliyor. Bu güvenli profil. Yaklaşık 9,5 milyon internet kullanıcısından isteyenler buna geçecek. Güvenli profile geçenler de 3 tane ana profil seçeçcek. Aile, çocuk, yerli. Hiçbir şey işaret etmezse aile profilini seçmiş olacak. Çocuk seçmişse, ISP ona bir şifre verecek. Bu şifre ile girecek.
Temel nokta bu. Geçiş ücretsiz olacak. İstdiği takdirde mevcut profiline geri dönecek.
Bir kaç eleştiri ile karşılandık. Bunlara cevap verelim;
“Devlet neden yapıyor” denildi? “ISP’ler yapsın” denildi. ISPler şimdi de yapabilir, sonra da yapabilir. Devletin belirlediği profili kullanmayacağım diyebilir.
Bu profil uygulamasının, diğer uygulamalardan farkı birincisi ücretsiz olacak. Servis sağlayıcılar bunu ücretsiz temin etmek zorundalar.
Diğer yandan mevcut güvenlik profillerinde caydırıcılık var. Çıkamıyorsunuz. Canınız isteyince hareket edemiyorsunuz. Girip, çıkma rahat değil.
Güvenli profil bizim uygulayacağımız profil değil. Biz servis sağlayıcı değiliz: Sistem bizim üzerimizden akmıyor. Biz servis sağlayıcıları ile konuşup, bütün servis sağlayıcılarının benzeri alt yapıyı hazırlamalarını istiyoruz.
Sorulardan birisi de, şimdi olduğu gibi DNS ayarlarının üzerinden dolaşmak mümkün mü? Olacak çünkü bugün neyse o olacak yine.
Tayfun Acarer’in bu açıklamaları sonrası sözü alan İnternet Kurulu Başkanı Serhat Özeren konuyla ilgili olarak kısaca şunları belirtti :
İnternet kurulu, kamu ve özel sektörün, ilgili firmaların yer aldığı bir kuruluş. Bu konu son 1 aydır tartışılıyor. İnternet Kurulu olarak biz 25 mayısta çarşamba günü,i hem internet kurulu üyelerinin, hem de fikri olan akademisyenlerin katılacağı bir çalışma grubu topluyoruz. Sonunda bir rapor hazırlanacak. Hem BTK, hem de Ulaştırma Bakanlığına tavsiye nitelğinde ileteceğiz. Mevcut paketlerin içeriğinin ne olması konusunu da tartışacağız.
Daha sonra konuşan TİB, İnternet Başkanı Osman Nihat Şen ise şunları söyledi :
Teknik tarafı ile açıklamalar yapayım. 5651 sayılı bir kanun var. Mayıs 2007’de resmi gazetede yayınlandı. 6 ay kuruluş süresinden sonra, BTK, TİB altında internet başkanlığı kuruldu. Yani 3,5 yıllık bir süreçte faaliyetlerimiz var. Bazı konular 5651 ile ilintileniyor.
5651 sayılı kanunla, mahkemeler ve kurumumuz belirli içerik olan sitelere erişimi engelleyebiliyorlar. 8 konuyla ilgili resen kapatma kararı alabiliyoruz. Mahkeme yurtiçi ya da dışı konulardaki sorunları takip ediyor.
Bu kapsamda BTK kapsamında bir ihbar merkezi kuruldu. Vatandaşlardan her türlü şikayetleri alıyoruz. İnternetle ilgili olmayan sorunları bile anlatabiliyorlar. Çünkü çoğu yerde canlı insan çıkmıyor, biz canlı insanla cevap verdiğimiz için insanlar ilgili olmayan sorunları bile bize bildirmeye başladılar.
Dediğim gibi vatandaşların şikayetlerinden bazıları 5651 kapsamına girmiyor. Mesela “Facebook’da kızımla ilgili sahte profil açılmış, altına çok kötü şeyler yazılmış, kızım intiharı düşünüyor.” Ya da “Filan yerde uyuşturucu satılıyor, polise bildirin” ya da “internetim çok yavaş” diyorlar.
Çoğu yerde, “internete yönelik bir satış sonrası hizmeti alamıyoruz” diyen vatandaşlar var. Var olan yazılımlarda belli bir mantık var. Bu mantık dışındaki taleplerinizi karşılamıyor.
Biz de “dünyada ne yapılıyor” araştırmasına girdik. 5 ülkeyi ziyaret ettik. Bazıları ile de yazılı ortamdan haberleştik. Ne yaptıklarını araştırdık.
Bizim vatandaşımızın interneti yeni tanımaları nedeniyle, internet içeriği ile ilgili çok şikayet var. Aile ve çcouklarla ilgili önlem alınamıyor. Ciddi bir şikayet furyası başladı. Inhope’a dün itibariyle üye olduk. Inhope kapsamında şikayet toplayan merkezler var.
Bize 1 haftada gelen şikayet Inhope’a 1 yılda geliyormuş. Kendilerine “yılda ne kadar şikayet geliyor?” diye sorduk, Inhope’a 4000 / yıl geliyormuş ama ülkemizde bazen 1 günde bile 4000 gelebiliyor.
Kullanıcı ve ebeveynlerin, evde (dışarda ya da okulda değil), internet içeriğini filtrelemeye yönelik bir ihtiyaçları var. Alternatifli bir şey olmasını istiyorlar. Anında değiştirmeyi istiyorlar. Ama mevcut filtrelerde geçiş yapılamıyor. Ebevynlerin ailelerinden talep edebilecekleri, anında değiştirebilecekleri bir profile ihtiyaç olduğunu, bir çok görüşmeler sonucunda yönetime rapor olarak sunduk.
Tüketici hakları konusunda BTK çalışma yapıyordu. Kullanıcıların “güvenli internet kullanmaya yönelik bir hizmet alması hakkı” var. Böyle bir düzenlemeye gidildi. Burada ekstra hiçbir şey yok.
Herşey hemen şu andaki durumla aynı. Ama tepki doğdu. Sanırız birkaç farklı konu birleştirildi (özellikle nisan sonundaki kelime listesi olayı), ikincisi yönetmelik metni çok ağır, teknik bir metin (yorumlanması gerekiyor).
Vatandaşların sağlıklarını (altın çilek konusunda binlerce şikayet var. Bir tanesi de ölüm şikayeti) düşünmüyorsak, intiharı düşündürten sitelerin yayınlanmasını istiyorsak, o zaman bu yönetmeliği çıkarmayalım ama toplamda çok ciddi şikayetler var. Bundan dolayı bu metinler ortaya çıktı. Farklı farklı çevrelerin katkılarıyla oluşturuldu.
Bu konuşmalardan sonra gazeteciler sorular sordular.

Kaynak : 