Bu söyleşinin ilk bölümünü Coşkunoğlu : Snowden Skandalı Amerika’nın Güvenilirliğini Yıkınca İnternetin Yönetişim Konusunda Yumuşama Oldu – 1 başlığı altında okuyabilirsiniz.
Eylül ayında İstanbul’da IGF yani Internet Yönetişimi Forumu (Internet Governance Forum) düzenlenecek. 2005’den bu yana yapılan İnternet Yönetişimi toplantılarında artık bir “İnternet’in Anayasası’nı yazmak” durumuna gelinmiş oldu. Bu süreci toplantıları takip eden Prof.Dr.Osman Coşkunoğlu ile konuştuk. Kaldığımız yerden devam ediyoruz;
turk-internet.com : Son 5-6 yıldır internetin sınırları aşan özelliği nedeniyle ortak bir yasası olması gerektiğini söyleyen çok kişi var. Bunu ya hukukçular, ya zarar görenler ya da vergiciler söylüyor. Şimdi siz bu konuda bir gelişme var diyorsunuz. İnternetin Anayasası dediğiniz bu konuyu açar mısınız?
Prof.Dr.Osman Coşkunoğlu : Yani, internetin bir anayasası olması yönünde bir teklif diyelim. İlk 2011’de çıktı bu. O yıl bir sürü prensiplerin, ilkelerin yayınlandığı senedir. Ve bu tartışma 2012’de Bakü’de, Azerbaycan’da toplanan IGF’te devam etti. Orada da “ enhance communication’a girelim denildi. Yani, daha zengin, iç içe bir iletişim modeli. Sadece çok paydaşlı değil, çok sıkı bir iletişim aynı zamanda. Dünya çapında, küresel bir diyalog diyelim. ‘Buna girelim’ teklifi yapıldı, 7.’sinde Bakü’de. 8.’sinde Bali, Endonezya’da ilk defa birtakım deklarasyonlar yayınlandı. İçinde OECD var, Avrupa Konseyi var, çeşitli sivil toplum kuruluşları var. Bütün bunların yine vardığı nokta, ‘evet çok paydaşlı ama küresel çok paydaşlı sistem’ dendi, 2013’te. Ve bu tartışmanın devam edilmesi için 2014’te Türkiye’de, İstanbul’da yapılacak olan IGF için bir taslak hazırlandı.
Fakat ilginç bir şey oldu; işte tam da bu sırada Snowden rezaletinin ortaya çıkması üzerine Brezilya Başkanı, Birleşmiş Milletler’de zehir zemberek bir konuşma yaptı ve Amerika’ya çattı. Çünkü Brezilya Başkanı da dinleniyormuş, ve hatta Almanya Başbakanı Merkel de dinleniyormuş! Bu ülkeler hep hesap sordular ama not olarak düşeyim, bu arada peki Türkiye’de ne yapıyordu NSA? Sorularıma maalesef cevap veren olmadı.
turk-internet.com : Bu NSA konusunu söyleşinin sonunda soralım. IGF ve Anayasa konusunda sonra ne oldu?
Prof.Dr.Osman Coşkunoğlu : 2011, 2012, 2013 yıllarında Nairobi’de, Azerbaycan’da ve Endonezya’da yapılan IGF toplantılarından sonra, Türkiye’deki toplantıda, bütün bu toplantılardan süzülüp gelen tartışmalarla hazırlanan önemli bir öneri paketi hazırlandı.
IGF’lerde bağlayıcı kararlar alınmıyor ama önemli ülkelerin önemsediği kararlar alınıyor. O kararın Türkiye’de, İstanbul’da somutlaşacağı ve ondan sonra esas karar mekanizması olan ITU’nun ‘Plenipotentiary’ denilen ve ITU Genel Sekreteri’nin seçileceği Kore’deki büyük toplantısında, –yanılmıyorsam 2014’ün kasım ayının başında olacak– karara bağlanacağı planlanmıştı. Fakat bu plan biraz değişti. Belki de çok değişti. Bunu İstanbul’daki IGF toplantısında göreceğiz.
turk-internet.com : Değişmesinin nedeni nedir?
Prof.Dr.Osman Coşkunoğlu : Sebebi şu: Araya Net Mundial girdi. Net Mundial birden çok önemli oldu. Net Mundial nedir? Brezilya Başkanı’nın Birleşmiş Milletler’de geçen sene yaptığı, NSA ve Amerika’yı eleştiren zehir zemberek konuşmasından sonra, ‘bu işi artık Amerika’ya bırakamayız, bu işin biz üstünde duracağız’ diye 23- 24 Nisan’da Net Mundial’i Brezilya’nın Sao Paulo kentinde bir toplantı yapacağını söyledi.
İlginç olan, ICANN derhal ‘ çok iyi olur, beraber yapalım’ dedi. Bunun üzerine ICANN ile beraber, Amerika’nın da tabii katkısıyla, Net Mundial toplantısı son derece önemli bir toplantı haline geldi. Burada ortaya çıkan bir doküman var. Bu dokümanda yanlış hatırlamıyorsam, 8 tane prensip var ki, biraz önce anlattığım havalarda uçuşan o dünya kadar prensibin hepsini bir şekilde konsolide ediyor bu. [1]
turk-internet.com : Bunlar Nelerdir?
Prof.Dr.Osman Coşkunoğlu : Bunlar şeffaflıktan tutun, kullanma özgürlüğü, erişim özgürlüğüne kadar. (Bkz : ROADMAP FOR THE FURTHER EVOLUTION OF THE INTERNET GOVERNANCE ECOSYSTEM).
Net Mundial ile ilgili bazı şeyleri somut olarak vereyim ben: Şunu söyleyeyim, Net Mundial bağlayıcı mı? Değil. Fakat Net Mundial’de çıkan bu kararlar, İstanbul’daki toplantının önemini gölgeye düşürdü. İstanbul’daki toplantı IGF ile devam edecek demiştik ya. Net Mundial’in bu çıkışı, dünyada ilk kez internet konusunda bu kadar geniş bir paydaş kitlesinin – hükümetler, sivil toplum kuruluşları, iş dünyası, teknik uzmanların- bir araya gelerek, üstünde anlaştığı bir metindir. İlk defa bu kadar geniş katılımlı uluslararası bir deklarasyondur. Sadece Amerika, ya da sadece belli ülkeler değil, uluslararası bir toplantıdır. Orada biz de vardık. 150 kadar ülke de vardı. Neler olması gerektiği konusunda 186 tane teklif geldi yanlış hatırlamıyorsam. Dünya çapında politik bazı olan bu kadar önemli bir deklarasyondur bu.
Bu deklarasyon ne yapar? Önce onu özetleyeyim. Bu deklarasyon herhangi bir şeyi zorlayabilir mi? Hayır. Yaptırımı var mı? Hayır. İngilizce ‘ naming and shaming’ yani adını koyup utandırmak dışında bir şey yapamaz. Hangi konularda? Birkaç örnek vereyim: Bir hükümet Twitter’a, Facebook’a, YouTube’a erişimi engelleyecek olursa, o hükümet ‘ named and shamed’ yapılır, yani ismi açıklanıp utandırılabilir. İfade özgürlüğü prensip 1/ paragraf 1’i ihlal ediyor diye suçlanabilir, utandırılabilir.
Bu örnekler Net Mundial’den çıkan sonuçlardır. Yine, bir hükümetin kapalı kapılar ardında interneti düzenleme pazarlıkları yaptığı ortaya çıkarılabilirse, o hükümet ismi verilip utandırılabilir çünkü prensip 7 / 3. paragraftaki şeffaflık ilkesini ihlal etmiş demektir. Başka bir örnek: Sadece hükümetler değil, bir şirket veri korumayı ihmal ederse, veri koruma konusunda ihmalkâr davranır ise o şirket isim verilerek, utandırılabilir.
turk-internet.com : Çok sorulan bir soru var biliyorsunuz. Mesela Twitter, “hükümete belli bilgieri veriyor mudur?” diye. O firmaya ya da Microsoft, Google gibi firmalara mı uygulanacak?
Prof.Dr.Osman Coşkunoğlu : Verirse, ismi açıklanıp utandırılabilir çünkü mahremiyet hakkı olan 1. ilkenin 3. paragrafını ihlal ediyordur. Başka bir örnek, son örnek: Açık internet mimarisini ihlal ederseniz, yani buna “balkanizasyon” da deniyor; İran diyor, ‘ benim kendi internetim olsun’ vesaire. Bir ara bizim Bakan da ‘www yerine ttt kurarız, ne olacak?’ demişti. Bunun gibi girişimler de 4. ilkeyi ihlal ediyor. Bu 4. ilke ‘ birleşik, parçalanmamış ekosistem ilkesi’dir ve 6. ilkeyi ihlal ediyor, bu da ‘ açık ve dağıtık mimari’dir. Bunlar çeşitli ilkelerin örnekleri.
Net Mundial’in bu tartışması çok önemli. Dediğim gibi, İstanbul’daki IGF’i biraz gölgede bıraktı. Fakat orada da gündemin tam ortasına oturacaktır buradaki ilkeler çünkü artık bunlar dediğim gibi, bugüne kadar en geniş tabanın kabul ettiği ilkelerdir.
Bu ilkeleri bütün ülkelerin kabul etmediğini de söylemek isterim. Rusya bunlardan biridir. Yanlış hatırlamıyorsam Çin bunlardan biridir. İran da galiba kabul etmedi. Fakat ben bunu biraz şeye benzetiyorum: 1948’de İnsan Hakları Beyannamesi vardı değil mi Birleşmiş Milletler’in? O zaman da Rusya ve bazı ülkeler bunları kabul etmemişti. Fakat zamanla bu insan hakları gerçekten bütün dünyanın kabul ettiği haklardır İnsan Hakları Beyannamesi ve geçerliliğini zaman içerisine güçlü bir şekilde küresel ortama koymuştur.
Benim tahminim de bu Deklarasyon, ufak tefek bazı değişikler ile, örneğin ‘net neutrality (ağ bağımsızlığı)’ biraz zayıf kaldı. O eleştiriliyor. O konuda büyük Telekom firmaları aleyhte lobi yaptı. Ufak tefek belki iyileştirmeler ile bu temel bir metin olacaktır diye düşünüyorum. İstanbul’daki IGF’e bu konuda iyi hazırlanmak lâzım. Ondan sonra da ITU PleniPotentiary’de bu belli bir karara bağlanacak, bütün ülkeleri bağlayarak.
turk-internet.com : Kore’deki ITU Plenipotentiary (tam yetkil)i toplantısında Türkiye de ITU’nun yönetimine aday değil mi?
Prof.Dr.Osman Coşkunoğlu : Konseye aday, evet. Teşekkür ederim sorduğunuz için. Evet şunu da ekleyeyim, Ekim sonu ya da Kasım başındaki Plenipotentinary, ITU’nun seçim toplantısıdır, çok önemlidir. Bu 4 yılda bir oluyor. 15 gün sürecek. Yani çok ayrıntılı. Net Mundial 2 gün sürdü ama ön çalışmalar var tabii.
Seçimde kimin olacağı da ITUnun Genel Sekreteri’nin kim olacağı da şimdiden belli. Bir Çinli olacak. Bu, ITU’nun internet yönetişiminde rol oynama heveslerini bitirmiştir. Bunu ben katıldığım toplantılardaki görüşlerden gayet iyi fark ediyorum. Artık ITUnun bir şansı kalmadı.
Şimdi arayış şu: Tamam ilkeler belli fakat bu dağıtık bir sistem olacak, küresel bir çok paydaşlı sistem olacak, Net Mundial’e, yanlış hatırlamıyorsam katılan ülkeler, hatta sivil toplum kuruluşları da olacak fakat mekanizmalar ve yaptırım gibi konular henüz açıkta. Bunları önümüzdeki yıllarda göreceğiz.
Türkiye’nin bu konuda sadece seyirci değil, karar mekanizmalarında entelektüel ve teknokratik birikimiyle katkı yapmasını bekleriz. Şu ana kadar böyle bir katkı yok.
Bu söyleşinin son bölümünü Coşkunoğlu : NSA Skandalında Litvanya Bile Hesap Sordu ama Türkiye Hiçbir Şey Yapmadı, Neden? – 3 başlığı altında okuyabilirsiniz.




Kaynak : 