Evvelki hafta gerçekleştirilen IDC CIO Zirvesindeki bir panel de “Dijital dönüşümde outsourcing” başlığını taşıyordu. Bu panelin moderatörü olan Ebubekir Şimşek ile turk-internet.com okuyucuları için konuştuk;
turk-internet.com: Merhaba! Biraz evvel dijital dönüşümde outsourcing’in etkileri diye bir paneli yönetiyordunuz. Biz de bu panel ile ilgili ve bu konular ile ilgili birkaç sual sormak istiyoruz. Öncelikle bize kendinizi tanıtır mısınız?
Ebubekir Şimşek : Tabii ki! İsmim, Ebubekir Şimşek. Çalık Holding’te IT direktörü olarak çalışıyorum.
turk-internet.com: Ebubekir Bey, CIO’ların bugünkü şirketlerdeki yeri neresidir, onu tanımlayabilir misiniz?
Ebubekir Şimşek : Elbette! CIO’lar üzerinde çokça tartıştığımız kavramlardan bir tanesi. İşin aslına bakarsanız, bir tek tanımı da yok. Kurumdan kuruma, zamandan zamana da farklı anlamların yüklendiği bir isimlendirme.
Ne yapar CIO’lar? Eskiden sadece operasyonel otomasyon işleri ile uğraşırlardı, insanların bilgisayarlarını, networklarını çalıştırırlardı. Daha sonra internet ile birlikte durum değişmeye başladı. Şu anda CIO’ların sadece teknolojik yapıyı yönetmeleri artık onların çok küçük işlerinin bir parçası halinde. Bu işi çok iyi yapmaları lâzım ki, CIO’ların yeni yüklenen anlam ile ilgili görevlerini de yapabilmeleri mümkün olsun.
CIO’ların şu andaki rolleri baktığınızda bir miktar Chief Dijital Officer kavramı ile de iç içe girmeye başlayan yeni rolleri var. Bunu siz ayırabilirsiniz, iki ayrı role de ayırabilirsiniz, tek bir rol altında iki ayrı sorumluluk olarak da değerlendirebilirsiniz. Bunlar nasıl ilişkilendirilebilir diye yaptıkları işlere baktığımızda, CIO’lar artık sadece teknoloji üreten, teknoloji işlerini otomatize etmek için, hız kazandırmak için kullanan olmaktan çıkıp doğrudan doğruya iş ile birlikte işi nasıl dönüştürebiliriz, işe nasıl değer katabiliriz ve rekabette var olan teknolojileri nasıl yeniden yorumlayabiliriz iye düşünmek zorunda olan aslında yeni rollerin sahibi kişiler.
Dediğim gibi, bazıları bu rolleri ayrı bir Chief Dijital Officer şeklinde CDO olara ayırmak isteyebilirler, bu bir miktar kurumun nasıl işi görmek istediğine bağlı ama işin öznesi değişmiyor. Artık teknoloji var, mobilite var, bulut var ve hızlı bir şekilde de prosesler var. Tüm bunlardan işe değen yerlerden yeni yorumlara ihtiyaç var. CIO’ların yen rolü, açıkçası hala biraz bulut kavramı ile iç içe; etrafını çizmek, kapatmak da çok da kolay değil.
turk-internet.com: Ebubekir Bey, şimdi sizin söylediklerinizden de hareket edersek eğer, bu dijital officer dediğimiz pozisyon genellikle bilgi işlem yöneticisi, bilgi işlem geçmişli birisi olmayabiliyor ama bu dönüşümü yapabilmek için mutlaka teknolojiyi teknik olarak bilmek gerekiyor mu sizce?
Ebubekir Şimşek : Şöyle… teknoloji burada olmazsa olmaz değil ama teknoloji bilmek gerekiyor. Teknolojiyi bilmeden de bir miktar bu işte başarılı olmak mümkün ama günün sonunda teknolojinin getirdiği olanakları, fırsatları ve hatta yıkıcı etkilerini eğer bilmez iseniz, sadece işi çok iyi bilerek, bu teknolojilerden tam anlamıyla istifade edemezsiniz. Dolayısıyla, iş odaklı olunmalı, işi çok iyi anlamalı ve yeni teknolojilerin bu işlerde nasıl kullanabileceğini, nasıl onlara katma değerde bulunabileceğini de biliyor olması elbette onun için güç olacaktır.
turk-internet.com: Bir de Shadow IT dediğimiz, – siz de panelde bahsettiniz-konu var. Yani, bilgi işlem departmanının dışında pazarlama, üretim gibi departmanların kendi kendilerine bazı uygulamalar alabildikleri, yaptırabildikleri, bütçe ayarladıkları, harcadıkları gözüküyor. Bunu siz nasıl görüyorsunuz, nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ebubekir Şimşek : Evet. Bu günümüzde sıkça karşılaştığımız yeni bir olgu. Bunu aslında bir analoji ile anlamakta fayda var; örneklerini görüyoruz dünyada: Amazon gibi kitap satan bir firma bugün en büyük teknoloji firmalarından birisi olabiliyor. Apple gibi yine teknoloji üreten bir firma müzik marketlerde bambaşka bir çağ açabiliyor. Dolayısıyla işler artık kendi kalıpları içinde kendi oyuncuları ile yapılır olmaktan çıkmış durumda.
Bu durum aynı zamanda IT çalışanları için, CIO’lar için de söz konusu. Biz sadece bu işi yapacağız diye bir şey söz konusu olmaktan çıktı; artık başkaları da bizim adımıza, bizim işlerimizi konuşabiliyor. Dolayısıyla kurum içlerinde de artık her çalışan, her yönetici doğrudan doğruya teknolojiyi hayatın içinde kullandığı için ve bu kişisel hayatında olan bir olgu olduğu için bunu yavaş yavaş işi ile de ilişkilendirmeye başlıyor.
Bu noktada da doğrudan doğruya teknolojileri kullanma, o teknoloji ile işini nasıl ilişkilendirebilir bunu düşünme ve bu teknolojiyi üretenler ile iş birliği yapma, venderlar ile görüşme hatta teklif alıp projelendirmeye kadar gidebiliyorlar. Dolayısıyla, bunların birçoğu da bazen IT’nin haberi olmadan yapılabiliyor. Bir yere geldikten sonra IT bunları fark edebiliyor ve ancak o noktadan sonra da destek sağlayıcı olmak durumunda kalabiliyor.
Bunlar acı ama gerçekler. Dolayısıyla, roller her alanda hız ile değişiyor. Shadow IT de bugün kurumlarda öyle ya da böyle ciddi bütçelerde –ki, yaklaşık olarak şirketlerin yüzde 16’sına denk gelen bütçeler harcadıklarını düşündürmekte. Evet, Shadow IT hayatımızın gerçeği; önemli olan bunu nasıl yöneteceğimizi yeni rollerimizden biri olarak doğru konumlandırmak.
turk-internet.com: Peki, bir de şunu sormak istiyorum size: IT yöneticilerinin bizzat kendilerinin yazılım geliştirdiği ya da işte çok işin detaylarına girebildiği gözüküyor. Bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz? Girmeli mi yani bu detaya?
Ebubekir Şimşek : Zaten çok fazla rol var, bırakın yazılımı teknik insanlar yapsınlar; biz daha çok şirketlerimizin bu dijital dönüşümünde olması gereken rollerimizi oynayalım.
turk-internet.com: Son olarak size Industry 4.0’ı soracağım. Bugünlerde biliyorsunuz çok moda oldu birden bire. Siz bu kavrama nasıl bakıyorsunuz?
Ebubekir Şimşek : Şimdi bu Industry 4.0 kavramı da kişiden kişiye, kurumdan kuruma ve ülkeden ülkeye maalesef değişiklik gösteriyor. Bence Industy 4.0 şu anda bizim dijitalleşme diye adlandırdığımız olgunun farklı bir şekilde yorumlanmasından başka bir şey değil. Her şey değişiyor dolayısıyla da maalesef kavramlar da değişiyor. Bu Industry 4.0 da dijital dönüşümün bir başka yorumu diye düşünüyorum.
turk-internet.com: Biraz da moda…
Ebubekir Şimşek : Biraz da moda, evet!
turk-internet.com: Ebubekir Bey, benim suallerim bu kadar. Sizin eklemek istediğiniz bir şey var mıdır buraya?
Ebubekir Şimşek : Evet, son söz olarak şunu söyleyebilirim: Söz çok çabuk eskiyor, teknoloji çok hızlı değişiyor ve biz bu teknolojiden en iyi nasıl istifade edebiliriz; bunu anlamamız lâzım. Dijital dönüşüm ile dijital business’i de çok iyi algılamamız gerekiyor çünkü ikisi aynı şey değil. Ben panelde de söylemiştim.
Dijital dönüşüm, var olan işletmelerin, bugünkü kurumların, herhangi bir alanda faaliyet gösteren tüm kurumların yeni teknolojiler ile iş yapma modellerini değiştirmesi, geliştirmesi, işte süreçlerini hızlandırması, maliyetlerini düşürmesi diye hepsini değerlendirebiliriz. Fakat dijital business dediğimiz zaman ya da dijital iş modeli dediğimiz zaman tamamen dijital ortamda doğmuş, dijital ortamda ithal bir mantıkla, ruhla modellenmiş satış kanalları, tahsilatı, iletişimi, müşteri etkileşimi tamamen dijital bir bakış açısıyla oluşturulmuş iş modeline deniyor.
Buna örnek olarak mesela şu anda Facebook’u düşünebiliriz, Amazon’u düşünebiliriz – Amazon aslında bir miktar dijital dönüşüm yaşadı ama tamamen konseptini bıraktığı için onu da bu yeni dijital iş modeli olarak da görebiliriz. Ama klasik işletmeler, işte bugün en büyük kurumsal firmalardan IBM’in dönüşmesi, HP’nin dönüşmesi ya da Boing’in dönüşmesi bunlar var olan işletmelerini eski iş modellerini yeni teknolojiler ile dönüştürme şeklinde. Dolayısıyla bunlar da dijital dönüşü sürecindeler. Ama günün birinde dijital dönüşümünü tamamlamak olmazsa olmaz; var olan mevcut klasik kurumların vazgeçemeyeceği veya kaçamayacağı bir olgu. Yaşamak için dönüşmek gerekiyor.
turk-internet.com: Çok teşekkür ederiz!
Ebubekir Şimşek : Rica ederim!

Kaynak : 