Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’ne bağlı olarak çalışan İnsan Hakları Komitesi rutin olarak her yıl 3 kez yaptığı ve 2 hafta süren oturumlardan birisine bugün Cenevre’de başlıyor. Komitenin oturumlarında Kırgızistan, Çad, Letonya, Nepal, Siera Leone ve ABD’deki insan hakları ihlallerini masaya yatırması planlanıyor. ABD özelinde işlenecek konulardan birisi ise, NSA’in teknik takip ve izleme faaliyetleriyle baltalanan mahremiyet hakkı. ABD’de online kişisel hak ve özgürlükleri savunan sivil toplum örgütü EFF, konuyla ilgili yayınladığı açıklamada dijital mahremiyet hakkını pekiştirmek açısından BM İnsan Hakları Komitesi’nin önünde tarihi bir fırsat olduğunu duyuruyor.
EFF’den yapılan açıklamada, BM’nin dijital mahremiyet hakkı konusunda daha önce atmış olduğu adımlara da atıf yapılmakta. Bu bağlamda, Temmuz 2012’de BM İnsan Hakları Konseyi’nin ilk kez internet özgürlüğünün temel insan haklarından birisi olduğunu açıklamasına [1], daha sonra Eylül 2013’te BM İnsan Hakları Konseyi’nin 24. olağan toplantısından ilk kez dijital çağda bireylerin mahremiyet haklarını konu alan özel bir oturum gerçekleştirildiğine, Şubat 2014’te ise bu konuda uzman hukukçularla birlikte BM İnsan Hakları Komitesi önderliğinde bir seminer düzenlendiğine dikkat çeken EFF, şimdi somut bir adım daha atmanın ve NSA toplu takip ve dinleme vakasını insan hakları ihlali olarak beyan etmenin tam zamanı olduğunu söylemekte.
EFF ayrıca yaptığı açıklamada dünya üzerinde 400’ün üzerinde sivil toplum örgütü ve organizasyonun yanı sıra 300.000’in üzerinde birey tarafından imzalanan International Principles for the Application of Human Rights to Communications Surveillance (İletişim Takibinde İnsan Hakları Uygulamaları Uluslararası Prensipleri) metninin önemine de vurgu yapmakta. BM İnsan Hakları Komitesi’nin değerlendirmelerini yaparken bu metinden de yararlanması gerektiğini söyleyen EFF, komitenin tarihi bir fırsata sahip olduğunu açıklıyor.
Söz konusu metinde sadece adli vakalarda ve orantılılık ilkesi uyarınca iletişim takibi yapılabilmesi gerektiği, yapılan teknik takibin şeffaf ve denetlenebilir olması gerektiği, dinlemeye takılan insanlara bildirim yapılması gerektiği gibi son derece önemli maddeler sıralanıyor. Ülkemizden de Alternatif Bilişim Derneği, Düşünce Suçuna Karşı Girişim, Bilgisayar Mühendisleri Odası ve Türkiye Korsan Parti oluşumları bu metne imza veren STK’lar olarak verilmekte.
[1]- Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi: ‘İnternet Özgürlüğü Bir Haktır’

Kaynak : 