Taşaron’laşma dünyanın her tarafından bütün hızıyla süregiderken, ABD’de bir mahkemenin verdiği karar, özellikle internet devlerini ilgilendiriyor.
Konu taksi çağırma uygulaması Uber ile ilgili. Bildiğiniz gibi, Uber ile çağrılan taksiler özel sürücülü araçlar olabiliyor. Böylece arabası olanlar da para kazanma olanağı bulurken, taksi bulma olanağı da genişliyor. Uber ile çalışan araçlar daha konforlu ve kontrollü olduğu için, seyahat açısından da bir rahatlık söz konusu oluyor.
Uber sürücüleri, şirkete başvuran arabası olan bağımsız kişilerden oluşuyor. Yani başka deyişle, bir nevi taşaron. Uber kendisini, taşımacılık ya da ulaştırma firması olarak değik bir teknoloji firması olarak konumlandırıyor ve böylece sürücülerin sorumluluğunu üstlenmiyor.
Ancak bağımsız analistler, Uber’in müşterilerinde memnuniyet yaratmasının yolunun, sürücüler üzerinde daha fazla kontrolü olması anlamına geldiğini ve bunun da “çalışanlar” demek olduğunu düşünüyorlar. Bağımsız sözleşmeli elemanlar değil.
Kaliforniya İş mahkemesine başvuran eski bir Uber sürücüsü olmuş. Mahkeme ise şirket tarafından “şöfor” olarak adlandırıldığı için kendisinin şirketin bir çalışanı olduğu ve bağımsız bir taşaron olmadığı kararına varmış.
İş Komisyonu, Uber’in, eski sürücüsü Barbara Ann Berwick’e çeşitli masrafları için 4.000 $’dan fazla para ödemesi gerektiğine karar vermiş. Kararda, Berwick ve diğer sürücüler olmadan Uber’in var olamayacağı belirtiliyor. Kaliforniya yasaları, işverenlerin, işçilerinin benzin, park gibi çeşitli masraflarını karşılamasını gerektiriyor.
Kararın bağlayıcılığı olmadığı ama Uber’in yine de temyize ettiği bildiriliyor. Ama Kaliforniya Üst Mahkemesinin “çalışan yanında” kararlar veren bir mahkeme olduğu ve temyizin Uber aleyhine sonuçlanabileceği düşünülüyor.
Sonuç Uber’in başta Kaliforniya olmak üzere tüm şöforleri için emsal olabilecek bir özellik taşıyor. Ama daha da ötesi, “paylaşım ekonomisi” ile çalışan tüm firma ve sektörleri ilgilendirebilecek bir karar.
Karar işçiler-sürücüler lehine çıkarsa, Uber’in kendisini mahkemeye verecek olan diğer sürücülerinin de masraflarını ödemesi anlamına geldiği gibi, servislerini “bağımsız” olarak adlandırılan çalışanlar üzerinden gören rakip şirketlerin ve diğer paylaşımlı servis veren şirketlerin de başına iş açacak.
Ama bu da paylaşımlı sektörlerin en büyük avantajı olan, indirimli fiyatlarının yükselmesi anlamına gelecek.
Yine de hukukçular, bu tür “paylaşımlı ekonomi” ya da başka deyişe “uygulama bazlı işgücü” dünyasına yönelik gelişmeler göreceğimizi düşünüyorlar. Uber’in ilgili maliyetleri çalışanların kendilerine yıkma methodunun başka firmalar tarafından da kopyalanmaya hazırlanıldığı (mesela Amazon) belirtiliyor. O nedenle de önümüzdeki günlerde bu çeşit kararlar artacak. ABD’de daha şimdiden yiyecek dağıtım uygulamaları Caviar ve Postmates, Mobil Hizmetçi Çağırma HomeJoy için açılmış benzer davalar olduğu belirtiliyor.



Kaynak : 