Bu söyleşinin ilk bölümünü Fabio Colasanti : Evrensel Hizmetler Yükümlülüğünün Ne Olduğu Konusunda Farklı Bakış Açılarına Sahibiz – 1 ve ikinci bölümünü Fabio Colasanti : Regülasyonun Hedefi, Regülatörlerce Değil, Kanunlar Tarafından Belirlenir – 2 başlığı altında okuyabilirsiniz.
Turk Internet: Size bir de Avrupa ile ilgili bir sorum olacak. Şu anda Avrupa Telekom sektörünün gündeminde olan sıcak konular nelerdir. Örneğin fonksiyonel ayrım olabilir mi?
Fabio Colasanti: Aslında hayır. Bence şu anda Avrupa’da politik düzeydeki en ciddi tartışmalar yüksek hızda networkler çerçevesinde dönüyor. Avrupa’da hem siyaset dünyasında hem de bakanlar bazında kısacası “politika belirleyiciler” olarak yüksek hızda iletişim networklerine sahip olmamızın toplum açısından çok iyi olacağını düşünmekteyiz.
Böyle bir networke sahip olursak uygulama geliştirmenin önü açılacağı gibi başka pek çok alanda da toplum açısından son derece önemli faydalar sağlanabilir. Ancak aynı zamanda birer tüketici olarak ise şu anda ödediğimiz fiyatlardan fazlasını ödemeye hazır değiliz.
Kısacası hepimiz “Şu an ödediğim fiyatı ödemek kaydıyla 100 Mbps hızda bir networke sahip olmayı çok isteriz,” diyoruz. Dolayısıyla şöyle bir durum ortaya çıkıyor: Bir tarafta böyle hızlı networklere sahip olursak toplum açısından çok önemli faydalar sağlanacak, ama öte yandan da bunu sağlamak için yatırım yapacak firmalara ciddi bir ek maliyet oluşacak.
Yatırım yapacak firmalar bunun sonucunda gelirlerine ciddi bir artış yansımasını da bekleyemiyorlar zira hiçbirimiz şu anda ödediğimiz fiyatın üzerinde bir fiyat ödemek istemiyoruz. Dolayısıyla ortada bir boşluk oluşuyor ve bu da biz politika belirleyiciler için çözülmesi gereken ciddi bir sorun.
Şu anda Avrupa’da bu konu tartışılıyor ve özellikle hükümetlerin araya girerek rekabeti bozmadan yatırım maliyetlerini nasıl ve ne ölçüde düşürebileceği sorgulanıyor. Şuanda Avrupa Telekom sektöründe tartışılan en sıcak konu aslında bu.
Turk Internet: Son olarak Türkiye’deki Telekom sektörüne neler söylemek istersiniz? Türkiye’nin AB üyeliği süreci konuşulurken sektöre verebileceğiniz bir tavsiye var mı?
Fabio Colasanti: Herkesin hızla yapabileceği değerlendirmeler yerine şunu söyleyebilirim ki Avrupa’daki akademik çevrelerdeki genel yargı AB’de oldukça iyi bir düzenleyici omurganın var olduğu yönünde.
Bu omurga hükümetler ile firmalar arasında bir çeşit anlaşmayı temsil ediyor ve adeta “Belirli şartlar sağlanmadığı sürece regülasyon olacak, bu şartlar sağlandığında hiçbir müdahale olmayacak,” diyor.
Avrupa’da regülasyonlar bu yargı çerçevesinde uygulandı ve oldukça iyi sonuç vererek sektörün gelişimine önemli bir katkı sağladı. Dolayısıyla bunun doğru bir yaklaşım olduğundan şüphemiz yok, ancak sorun şu ki bu yaklaşımın uygulanması oldukça zor.
Türkiye’de bu sektörde yer alan herkes de Avrupa’yı inceleyerek kendi sorunlarına uygun durumlardan deneyim edinmeye çalışmalı. Böylece Amerikalıların (kazanılan deneyimleri uygulamak anlamına gelen) “Aynı maçı Pazartesi sabahı bir daha oynamak” diye bir deyimi vardır Türkiye’de isterse bunu yapabilir.
Belki sadece Türkiye’ye özgü bir takım spesifik problemlerle karşılaşabilirsiniz. Ancak politik anlamda veya regülatör anlamında atılması gereken adımlar bazı ülkelerde 4-5 yıldan uzun bir süredir tartışılmaktaydı ve belirli kararlar o ülkelerde çoktan alındı. Dolayısıyla Türkiye açısından belirli sorunların nasıl çözüldüğü konusunda Avrupa’ya bir göz atmak fayda sağlayacaktır diye düşünüyorum.
Turk Internet: Teşekkürler Bay Colasanti.
Fabio Colasanti: Ben teşekkür ederim.
Söyleşinin orijinalini video olarak aşağıda izleyebilirsiniz.
Bu bölümün İngilizce aslını Colasanti : Europe is Talking About Fast Networks – 3 adresinde okuyabilirsiniz.



Kaynak : 