Facebook araştırma bölümü direktörü David Ginsberg ve araştırma bilimcisi Moria Burke imzalarıyla ilginç bir blog yazısı yayınlandı[1]. Bu yazıda, hem Facebook içindeki, hem de akademik araştırmalar uzantısında sosyal medyayı pasif kullanan yani paylaşımda bulunmayan ya da yorum yapmayan, sadece okuyan kişilerin kendilerini kötü hissettiği belirtildi. İnsanların arkadaşları ile aktif bir şekilde haberleşmesinin, iyi olmakla bağlantılı olduğu da not edildi.
Blog yazısındaki bu yargının nedeni şöyle izah edildi
“Bir deneyde, Facebook’ta 10 dakika okumak için rasgele seçilen University of Michigan öğrencileri, gün sonunda, Facebook’ta arkadaşlarına post veya arkadaşlarıyla konuşması için seçilen öğrencilerden daha kötü bir hava içindeydi. UC San Diego ve Yale’den yapılan bir araştırma, ortalama bir kişinin yaklaşık dört katı kadar bağlantıyı tıklayan ya da iki katı kadar beğeni (like) atan kişilerin ankette ortalamadan daha kötüruh durumu bildirdiklerini buldu. Nedenler net değilse de, araştırmacılar, başkalarını çevrimiçi olarak okumanın, sosyal olarak daha fazla karşılaştırmaya neden olabileceğini ve bunun fiziksel hayattaki karşılaştırmadan da daha fazla olduğunu düşünüyorlar. Sonuçta online ortamda mesajlar hem daha dengeli, hem de fazlasıyla iltifat alabiliyor. Başka bir teori, internetin insanları toplumsal katılımdan bireysel olarak uzaklaştıracağı yönündedir.
Diğer yandan, insanlarla aktif etkileşimde bulunan yani mesaj gönderen, paylaşan, yorum yapan kişilerin ruhsal olarak rahatladığı kaydediliyor. Arkadaşlarımız, akrabalarımız ve meslektaşlarımızla bağlantı kurma yeteneği, insanları Facebook’a çeken bir şeydir ve aidiyeti geliştirirken, mutluluk da veriyor.
Facebook’un Carnegie Mellon Üniversitesi’ndeki Robert Kraut’la yaptığı bir araştırmaya göre, sosyal medyada daha aktif olan, daha fazla mesaj, yorum yapan kişilerin sosyal destek ile yalnızlık ve depresyonunun iyileştiği görülmüş. İnsanlar çevrimiçi yakın arkadaşlarıyla konuştıklarında olumlu etkiler daha da güçlü olmuş. Facebook, sadece durum güncellemelerini yayınlamanın yeterli olmadığını, insanların kendi ağlarında başkalarıyla birebir etkileşim kurması gerektiği kaydediliyor. Diğer hakemli araştırmalar ve deneylerde, ruh sağlığı ile Facebook’ta aktif katılım arasında benzer olumlu ilişkiler bulunduğu kaydediliyor.
Ama bazı arkadaşların hayatına bakıp, olumsuz karşılaştırma yapanların da olduğu bir başka sonuç. Yine de Facebook araştırmacıları, paylaşımların kalitesini arttırmanın, rahatsızlık veren insanları 30 gün süreyle susturmanın, eski aşklarınızdan gelen postların gizlenmesinin kullanıcılara daha mutlu bir Facebook kullanımı sağlayacağı yorumu yapıyorlar.
“Tüm cevaplara sahip değiliz ama sosyal medyanın şu anda birçok insanın hayatında oynadığı önemli rolü göz önüne alarak iletişiminizi arttırmanıza yardım etmek istiyoruz ”
diyorlar. Blog yazısına dipnottaki bağlantıyı tıklayarak ulaşabilirsiniz. Ayrıca aşağıdaki videodan da seyredebilirsiniz.
[1] Hard Questions: Is Spending Time on Social Media Bad for Us?



Kaynak : 