web analytics
Salı, Temmuz 7, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result
Ana Sayfa YENİ TEKNOLOJİLER Yeni Ekonomi Finans & Ekonomi

FED Kararı Çin Ekonomisini Nasıl Etkiler?

"Renminbi Zirvesi 2016" adlı konferansta öncelikle dile getirilen görüş, FED kararının piyasalarca zaten fiyatlandığı yönünde oldu. Renminbide (RMB) uzun vadeli değer kaybı için elverişli zemin bulunmadığını belirten uzmanlar, FED'ten bir faiz artırım kararı çıkması halinde, buna aşırı tepki verilmemesi gerektiğine dikkat çekti.

Türk-İnternet Haber Merkezi-Türk-İnternet Haber Merkezi
1 Aralık 2016
- Finans & Ekonomi
0
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

FED’in faiz kararı için geri sayım sürerken, fevkalade olası bir artırımın Çin ekonomisine etkileri piyasalarda ve kamuoyunda merak konusu. İşte böyle bir dönemde, dünyanın dört bir yanından hükümet yetkilileri, uzmanlar ve şirket temsilcileri Çin’in başkenti Beijing’de önemli bir konferansa katıldı.

“Renminbi Zirvesi 2016” adlı konferansta öncelikle dile getirilen görüş, FED kararının piyasalarca zaten fiyatlandığı yönünde oldu. Renminbide (RMB) uzun vadeli değer kaybı için elverişli zemin bulunmadığını belirten uzmanlar, FED’ten bir faiz artırım kararı çıkması halinde, buna aşırı tepki verilmemesi gerektiğine dikkat çekti.

ABD’de özellikle istihdam ve ekonomik büyüme verilerinin son aylarda parlaklık göstermesi, faiz artırım beklentilerini iyice yükseltmişti. Başkanlık seçimlerini, kimilerince sürpriz olarak nitelenen Donald Trump’ın kazanması da, bu yöndeki beklentileri neredeyse zirveye taşıdı. Piyasa aktörleri, Trump’ın büyüme yanlısı politikalar izleyeceği, buna paralel olarak enflasyonun hareketleneceği, dolayısıyla FED’in dizginleri sıkarak faizleri beklenenden de sıkı aralıklarla yükselteceği öngörüşüyle pozisyon almaya başladı.

Neticede, FED’in niceliksel genişleme politikası vasıtasıyla, adeta helikopterden saçarcasına piyasaya sürdüğü yüz milyarlarca ABD Doları (USD) dünyanın dört bir yanından kaynağına geri dönüşe başladı. Nitekim, bunun etkisi gelişmekte olan ülkelerde USD talebine bağlı kur kayıplarıyla net biçimde görülüyor.

Çinli uzmanlar, bu çerçevede dolar kurunda yaşanan hareketliliğin devalüasyon sinyali olmadığı konusunda kati biçimde hemfikir. Hareketliliğin USD’deki güçlenmeden kaynaklandığı konusunda görüş birliği mevcut. Üstelik, USD haricindeki diğer başlıca para birimleriyle parite kıyaslamasına gidildiğinde, RMB’nin İngiliz Poundu ve Japon Yeni gibi paralara karşı değer yitirmekten ziyade, bilakis kıymetlendiği görülüyor. Bunun anlamı açık: USD’ye karşı zayıflama, RMB’nin kendisinden, daha açık ifade etmek gerekirse, Çin ekonomisindeki yavaşlama ya da zayıflıktan kaynaklanmıyor.

Konu hakkında CRI’a konuşan Zhongyin Uluslararası Araştırmalar Kurumu Genel Kurul Başkanı Cao Yuanzheng, şunları söyledi:


    “Bence, daha önemli olan iki endekse önem vermemiz lazım. Birincisi, Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE). ÜFE’nin artış hızının negatiften pozitife dönüşmesi, işletmelerin satış gelirinde artış ve likiditede hareketlilik anlamına geliyor. İkincisi, gerek kamu, gerekse özel sanayi işletmelerinin karlarında pozitif artış başladı. Eğer işletmelerin karı yükseliyorsa, borç yönetim kapasitesi de kuvvetleniyordu. Dolayısıyla, Çin ekonomisinin dip noktasını görmüş olduğunu sanıyoruz.”


Diğer taraftan, faiz, USD ve RMB ilişkileri yalnızca kur bazına indirgenmemeli. Örneğin, denklemde Çin’deki faiz oranının bulunduğu unutulmamalı. İşin bu yönüne dikkat çeken Cao Yuanzheng, sınırlı kur kaybı şartıyla RMB’nin hala iyi bir kıymet vasıtası olduğuna dikkat çekiyor:


    “RMB’nin kıymeti meselesi, yalnızca kurla ilgili değil. Aynı zamanda faizle alakalıdır. Mesela, USD’ye karşı önümüzdeki yıl yüzde 3’ten fazla değer kaybetmediği takdirde, RMB’nin varlık bazında getirisi karlı olur. Üstelik, istikrar unsuru son derece önemlidir. Zira, para birimlerine bağlı aşınmaların en önemli garantisi istikrardır. Yani, dünya genelinde bakıldığında, RMB hiç kuşkusuz elde tutmaya değer kıymet araçlarından biridir.”


Konu kısa vadede ele alınırsa, Aralık ayındaki FED toplantısından faiz artırımı yönünde bir karar çıkacağına neredeyse kesin gözüyle bakıldığını yinelemekte fayda var. Bu çerçevede, RMB üzerindeki kısa vadeli etkiler de değerlendiriliyor.

CRI’a işin bu yönünü değerlendiren Baoshang Bankası Baş Ekonomisti Hua Ercheng, kısa vadeli etkilerin aşırı okunmaması gerektiğini belirtiyor:


    “Piyasada Aralık ayında faizin artırılıp arttırılmayacağı yoğun biçimde merak ediliyor. Fakat, faiz fiilen artırıldığında, etkisi o kadar büyük olmayacak. Çünkü, FED’in etkisi eskiye nazaran düşük. Bir örnek vereyim, finans krizinden sonraki ilk artırım yaklaşık bir yıl önce, Aralık ayında gerçekleşti. ABD’de 10 yıl vadeli hazine tahvil faizi, olağanın aksine, artmak yerine düştü, bu yıl ise yüzde 1,5’e kadar indi. Bu piyasaları sarsmadı, reel ekonomiyi etkilemedi.”

Etiketler: Haber
Plugin Install : Subscribe Push Notification need OneSignal plugin to be installed.
Türk-İnternet Haber Merkezi

Türk-İnternet Haber Merkezi

Turk-internet.com Haber Merkezi Türk Internet Endüstrisi Portalı, turk-internet.com, 1 Eylül 2000’de resmi yayına geçerek, iş ve Internet dünyası profesyonelleriyle buluşmuştur. Editör icin [email protected] ya da [email protected].

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • Elektronik Tebligatta Yeni Dönem: Zorunluluk Kanuna Girdi, Bakanlığın Yetkisi Sınırlandı
  • Hepsiburada’da Bayrak Değişimi
  • Microsoft’un İrlanda Birimi 47 Milyar Dolarlık Kar Elde Etti, Bu Tüm Kazançlarının % 38’i
  • Trump, ABD Teknoloji Devlerine Vergi Uygulayan Ülkelere %100 Gümrük Vergisi Uygulama Tehdidinde Bulundu
  • 2026’nın ABD’de Okuyan En Başarılı 25 Türk Öğrencisi Açıklandı

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile Karşılaştırmak Kaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]
Plugin Install : Subscribe Push Notification need OneSignal plugin to be installed

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Bu internet sitesinde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Gizlilik Bildirimi.