Hacettepe Üniversitesi, enteresan bir adım attı ve sosyal medya konusunda bir düzenleme yaptı. Üniversitenin sosyal medya kuralları, öğrencilerle, akademik ve idari personelin, üniversite yerleşkesinde birlikte yaşamalarını düzenlemeye yönelik olarak yayınlanan “Birlikte Yaşam Bildirgesi” içersinde yer aldı.
Geçtiğimiz günlerde Hacettepe Üniversitesi Senatosu’nun onayından geçerek yürülülüğe konulan bildirgede, birlikte yaşamaya ilişkin etik ilkeler belirlendi, uygun olmayan nitelikteki davranışlar ve bu davranışlar gösterildiğinde uygulanabilecek cezalar yer aldı.
Bildirgede uygun olmayan davranışlar da tanımlandı. Buna göre ”Birlikte Yaşam Bildirgesi”nde uygun olmayan davranışlardan bazıları şöyle:
- Üniversite belgelerini kötüye kullanma, değiştirme, üniversiteye yanlış bilgi verme gibi dürüst olmayan davranışlarda bulunma.
- Silah ve silah olarak kullanılabilecek her türlü madde araç ve gereci bulundurma ve taşıma.
- Herhangi bir kişinin fiziksel, sözel, cinsel ve duygusal istismarı.
Ama turk-internet.com içeriği açısından ilginç olan madde şu şekilde yer aldı :
- Sosyal medyayı başkalarına zarar verme ve zorbalık amaçlı kullanma.
Bu ve benzeri uygun olmayan davranışlar gösterildiğinde, Hacettepe Üniversitesi bildirgeye uyulmadığı gerekçesiyle, önce sözel ardından yazılı uyarı yapacak, tekrarı durumunda disiplin cezası verilecek.
İnternet Dünyasında Gelişme Ancak Etik Kurallarla olabilir
Konuyu sorduğumuz internet dünyası uzmanları, sosyal networklerin zaman zaman “intikam” yeri olarak görüldüğünü, özellikle gençlerin, ayrıldıkları kız-erkek arkadaşlarını küçük düşürmek ya da kızdığı kişileri cezalandırmak amacıyla bazı hareketler yapabildiğini, bazen sadece birbirine hava atmak amaçlı (örneğin kız arkadaşının çıplak resmini koymak) hareketlerde bulunabildiklerini anlatıyorlar.
İşte bu tür durumlarda, hakarete ya da zarara uğrayan taraf, ya sessiz kalıyor ya da hukuki yollara başvururuyor. Çünkü henüz internet dünyasının etik kodları yerine oturmadı.
Hukuki yollara başvurulduğunda ise, zaman zaman yönetimine erişilemeyen ya da Türkiye’yi antidemokratik bulduğu için yapılan taleplere cevap vermeyen sosyal networklerle karşılaşılabiliyor. Hatta bazı örneklerde, çıplak resimler için “bizim ülkemizde sakıncalı değil” cevapları da alınabiliyor.
Hem sessiz kalma, hem de sosyal networkten olumsuz cevap alma durumlarında ise, verilen zarar, olayı gerçekleştiren tarafın yanına kar kalıyor. Yapılabilecek en kötü şey, internetin sansürlenmesi yani ilgili sitenin mahkeme tarafından kapartılması talebi oluyor.
Bu da tüm toplumu üzüyor.
Hacettepe Üniversitesinin aldığı karar bu nedenle doğrudur. İnterneti bir intikam ya da zarar vermek aracı olarak kullanmanın önüne ancak “etik kurallar” ile geçilebilir.

Kaynak : 