Avrupa’nın en fazla internet kullanıcısına sayısına sahip olan Rusya’da internetle birlikte ciddi anlamda medyada değişim rüzgarları esmeye başladı. Ülkede gazete ve TV gibi geleneksel medya kanalları büyük oranda hükümetin kontrolü ve baskısı altındayken, bloglar ve web siteleri gibi yeni medya kanallarının patlama yaptığı bildirilmekte.
ComSocore’un yayınladığı verilere göre Rusya, kısa bir süre önce toplam internet nüfusu ölçümünde Almanya’yı geride bırakarak Avrupa’daki en fazla internet kullanıcısına sahip ülke konumuna yükseldi. Ülkedeki 15 yaşını aşmış internet kullanıcısı sayısının 51 milyonu bulduğu söyleniyor. İnternet kullanıcı sayısındaki bu artış, beraberinde medya kullanımını da değiştirmeye başladı. İnsanların web sitelerini ve blogları eskiye nazaran çok daha fazla takip ettikleri ve geleneksel medyadaki tirajların ve izlenme oranlarının düştüğü söyleniyor.
Uzmanlara göre Rusya’da medyaya olan ilgideki bu değişimin en önemli nedenlerinden birisi, insanların internet medyasını daha özgürlükçü ve objektif bulmaları. 1991’de SSCB’nin yıkılışı ile birlikte Rusya’da da bir değişimin yaşanması ve baskıcı rejimin yerini daha özgürlükçü bir ortama bırakacağı düşünülüyordu. Ancak böyle bir gelişmenin söz konusu olmadığı ve baskıcı rejimin ülkede devam ettiği söyleniyor. Devlet baskısını en yakından hisseden kuruluşlar ise medya kurumları.
Şimdi ise internet sayesinde tüm dünyada olduğu gibi Rusya’da da çok daha özgürlükçü bir ortamın oluşmaya başladığı söyleniyor. Ülkede blogların ve haber içerikli web sitelerinin kullanım oranlarının ciddi ölçüde artmaya başladığı raporlanıyor. Rusya Başbakanı her ne kadar interneti “%50 porno içerik” olarak yorumluyor olsa da, ülkede yeni medya kanallarının takip oranının ‘lere ulaştığı bildiriliyor. Rusya’da haber okumak için gazete almak yerine interneti kullanan kişilerin de toplam nüfus içinde %50 orana ulaştığı ileri sürülmekte.
Bu gelişmelerin Rusya’da politik yapıyı değiştirip değiştirmeyeceği ise meçhul. Zira internet sitelerinde yapılan eleştiriler sadece Putin ve Medyedev’e yönelik değil, aynı zamanda muhalefet partilerine de yönelik. Uzmanlar internet kullanımı ve yeni medyanın sadece birer araç olduğu ve asıl değişimin tabanda yaşanması gerektiği görüşündeler. Bu da sadece eleştirel yaklaşımla değil yapıcı çözüm önerileri ve yeni politikalar geliştirmekle mümkün olabilir.



Kaynak : 