Bugünlerde petrol fiyatlarının, ABD ve İsrail’i İran emellerinden vazgeçirebileceğini anlıyoruz ama finans açısından tek sorun bu değil. İran’la savaşın, Arap Ülkelerinin 300 Milyar Dolarlık yapay zeka yatırım dalgasını ve dolayısıyla ABD’li teknoloji şirketlerinin finansmanını tehdit ettiği bildiriliyor. ABD basını, Orta Doğu’lu Arap şeyhlerin, yapay zeka altyapısına 300 milyar dolardan fazla yatırım yapma yönündeki iddialı planlarının giderek geri çekilme safhasına girebileceğini, yatırımları durdurabileceğini ya da yavaşlatabileceğini yazıyor.
Körfez ülkeleri (Suudi Arabistan, BAE, Katar, vb.), veri merkezleri, çipler ve bulut sistemleri de dahil olmak üzere yapay zeka altyapısına 300 milyar dolardan fazla yatırım yapmayı planlıyordu. Ama şimdi Amerikalı teknoloji şirketleri için önemli bir finansman kaynağının kesilme olasılığı masanın üstünde.
Körfez egemen varlık fonları yaklaşık 5 trilyon dolarlık varlığı yönetiyor. Savaş nedeniyle hükümetler savunma harcamalarına ve iç istikrara öncelik verebilir ve bu da yurtdışı teknoloji yatırımlarını azaltabilir veya geciktirebilir. Analistler bunun tam bir geri çekilme anlamına gelmeyebileceğini, ancak küresel teknoloji finansmanının hızını yavaşlatabileceğini söylüyor.
Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, Amazon, Microsoft, OpenAI, Nvidia ve diğer teknoloji devleri de dahil olmak üzere şirketlerle milyarlarca dolarlık anlaşmalar imzalayarak devasa veri merkezleri ve yapay zeka platformları kurmak için en büyük yeni yatırımcılar olarak ortaya çıkmıştı. Ancak, İran’la tırmanan çatışma şimdi bu planları tehdit ediyor.
Petrol fiyatları çatışma sırasında zaten yükseldi ve bu da dünya çapındaki yapay zeka altyapısının işletme maliyetlerini artırdı.
Veri merkezleri çatışmanın hedefi haline geliyor
Savaşlar geçmişte, petrol sahalarını, limanları, köprüleri, enerji santrallerini ve fabrikaları hedef alıyordu. Bugün ise giderek artan bir şekilde veri merkezlerinin de bu listeye dahil olduğu görülüyor. Bunun nedeni basit. Modern ekonomiler ve ordular bilgi işlem gücüne bağımlıdır ve yapay zeka, bilgi işlem gücünü daha da kritik hale getiriyor.
Riskler, İran’ın insansız hava araçlarıyla BAE ve Bahreyn’deki birçok Amazon Web Services (AWS) veri merkezine zarar vermesi, kesintilere neden olması ve bölgenin hızla genişleyen dijital altyapısının kırılganlığını vurgulamasıyla açıkça ortaya çıktı.
Uzmanlar, saldırıların hiper ölçekli bulut altyapısına yönelik bilinen ilk askeri saldırılar olduğunu ve yapay zeka tesislerinin ve veri merkezlerinin modern jeopolitik çatışmalarda stratejik varlıklar haline geldiğinin bir işareti şeklinde kabul edilmesi gerektiğini söylüyor.
İran saldırısı, bölgedeki hükümetleri ve teknoloji şirketlerini, Körfez’in büyük veri merkezlerinin etrafındaki füze savunması da dahil olmak üzere güvenlik önlemlerini önemli ölçüde artırmadan yapay zeka altyapısı için güvenli bir merkez olarak kalıp kalamayacağını yeniden değerlendirmeye zorladı.
Çatışma, yapay zeka altyapısı için doğrudan operasyonel riskler yaratıyor. Veri merkezleri ve enerji tesislerinin yakınında saldırılar, Hürmüz Boğazı gibi önemli nakliye yollarının kapanması, savaş bölgelerindeki denizaltı kabloları ve bulut altyapısı risk altında. Bu durum, yapay zekayı desteklemek için planlanan devasa veri merkezi kümeleri için Körfez’i daha riskli bir yer haline getiriyor.
Sermaye gerçekten kaçıyor mu?
Henüz değil ama mevcut raporlar, yatırımların gözden geçirildiğini veya ertelendiğini, bazı projelerin yavaşlayabileceğini veya küçülebileceğini, devlet fonlarının portföylerini yeniden dengeleyebileceğini gösteriyor. Ancak yapay zeka yatırımlarından büyük ölçekli çekilmeler henüz doğrulanmadı.
En büyük endişe, Körfez devlet varlık fonlarının parayı yapay zeka mega projeleri yerine güvenlik ve iç harcamalara yönlendirmesi olarak değerlendiriliyor.
Çünkü savaşlar tırmandığında, hükümetler harcama önceliklerini değiştirir. Para savunmaya, askeri tedariğe, iç güvenliğe ve enerji korumaya yönelebilir.
İlaveten, enerji ve nakliye aksaklıkları söz konusu olabilir. Yapay zeka altyapısı küresel tedarik zincirlerine bağlıdır. Özellikle yarı iletken tedarik zincirleri ile soğutma malzemeleri ve endüstriyel gazlar. Bunlar aksarsa, yapay zeka projeleri daha pahalı hale gelir.
Körfez Parası Neden Yapay Zeka patlaması için Kritik Hale Geldi?
Son 2-3 yılda, küresel yapay zeka endüstrisi, birçok analistin “yapay zeka altyapı yarışı” olarak adlandırdığı bir döneme girdi. Büyük yapay zeka modelleri için altyapı oluşturmak, muazzam sermaye gerektiriyor. Batılı girişim sermayesi trilyon dolarlık altyapıyı tek başına finanse edemiyor.
Bu nedenle teknoloji firmaları petrol sonrası için yatırım alanı arayan Körfez ülkeleri ile stratejik ortaklıklar kurdular. Körfez’in “egemen varlık fonları” ve devlet destekli teknoloji girişimleri, ekonomileri petrolden uzaklaştırma çabalarının bir parçası olarak yapay zeka projelerine yüz milyarlarca dolar taahhüt etti.
Körfez ülkelerinin üç avantajı var, devasa devlet varlık fonlarına sahipler ve yapay zeka için ucuz elektrik enerjisi sağlayabiliyorlar. Suudi Arabistan, BAE, Katar ve Kuveyt, 4-5 trilyon dolar değerinde devlet varlık fonlarını kontrol ediyor. Bu fonlar aktif olarak petrolün bitmesi sonrası için yatırımlar arıyor. Yapay zeka, geleceğin en önemli sektörlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Modern yapay zeka sistemlerini eğitmek ve çalıştırmak için, hiper ölçekli veri merkezlerine, milyonlarca GPU’ya (çoğunlukla Nvidia çipleri), büyük miktarda elektrik enerjisine, gelişmiş soğutma sistemlerine ve küresel fiber ağlara ihtiyaç duyuyor. Tek bir gelişmiş yapay zeka veri merkezinin maliyeti 5-15 milyar dolar olarak hesaplanıyor.
Bu yatırımlar, ihracat kısıtlamaları Çin’e yapay zeka çip satışlarını sınırladıktan sonra yeni büyüme pazarları arayan ABD teknoloji firmaları için özellikle önemli. Körfez ortaklıkları, bütün bu maliyetleri karşılamak ve büyük yapay zeka model geliştirme çalışmalarını finanse etmek için yeni ve önemli bir finansman kaynağı durumunda. Toplam küresel yapay zeka altyapı harcamalarının önümüzdeki on yılda 1-2 trilyon doları aşabileceği hesaplanıyor.
Sektör analistleri, jeopolitik istikrarsızlığın devam etmesi durumunda, bu fonların yavaşlayabileceğini veya bunun yerine savunma ve güvenlik harcamalarına yönlendirilebileceğini söylüyor.
Körfez’in Teknoloji Hedefleri Tehlikede
Bölge, ucuz enerji, güçlü bağlantı ve teknoloji girişimleri için büyük devlet fonlaması sunarak kendisini geleceğin küresel yapay zeka merkezi olarak konumlandırmıştı. Ancak son saldırılar, Körfez’in büyük ölçekli teknoloji yatırımları için güvenli bir yer olduğu algısını sarstı.
Analistlere göre, uzun süreli istikrarsızlık, bölgenin yapay zeka hedeflerini geciktirebilir veya yeniden şekillendirebilir ve küresel teknoloji şirketlerini en umut vadeden yatırım sermayesi kaynaklarından birinden mahrum bırakabilir.
Ancak düşünülmesi gereken bir husus da şu; geliştirilen yapay zeka projeleri Bumerang gibi dönüp Körfez ülkeleri için bir tehdit haline gelir mi? Körfez kendi parasıyla, kendisini yok edecek teknolojilere para yatırıyor mu olacak?
Çünkü modern ordular yapay zekayı, uydu görüntü analizi, hedef tespiti, savaş alanı karar destek sistemleri, drone koordinasyonu, siber operasyonlar, lojistik planlama gibi konularda kullanıyor.
Yapay zekanın savaşta kullanım örneğini bugünlerde ABD Savunma Bakanlığına dava açan Anthropic’in Claude yapay zekası ile İran’da ve Palantir’in uzun zamandır Gazze’de uygulanan yöntemlerinde gördük. Ayrıca, son gelişmelerde, ABD’nin üslerinin olduğu bölgedeki Arap ülkelerinin hiçbirini korumadığını göstermedi mi?
Şimdilik hükümetler ve şirketler projelerin devam edeceğini söylüyor, ancak savaş yeni bir gerçeği ortaya çıkardı: Yapay zeka ekonomisini destekleyen altyapı giderek jeopolitik çatışmanın bir parçası haline geliyor.



Kaynak : 