Turk-internet.com okuyucularından bazıları bir süredir, mail atarak telekomünikasyon hizmeti veren, Internet Servis Sağlayıcı işletmecilere telefon ya da web üzerinden başvurabildikleri halde, neden iptal için “ıslak imza” atmak zorunda olduklarını soruyorlar. Genellikle TTnet ile ilgili olarak sorulduğu için konuyu TTnet yetkililerine sorduk. Verdikleri cevap şu şekilde oldu :
TTNET A.Ş. olarak faaliyetlerimizi ilgili yasa ve yönetmelikler çerçevesinde sürdürmekteyiz. Telekomünikasyon Sektöründe Tüketici Hakları Yönetmeliği’nin “Abonelik Sözleşmesinin Feshinde Takip Edilecek Usul” başlıklı 19. maddesi ve bu maddeye uygun olarak düzenlenmiş TTNET ADSL Abonelik Sözleşmesi’ne göre; “ABONE abonelikten vazgeçme isteminde bulunması halinde bu isteğini yazılı olarak iletmekle yükümlüdür.” Dolayısıyla biz de abonelerimizden iptal etme işlemi esnasında “ıslak imza” almaktayız.
Vesileyle bir konuya daha açıklık getirmek isteriz; web sitemiz ve call center üzerinden yapılan abonelik başvuruları sonrasında da “abonelik sözleşmeleri” kargo ile müşterilerimize gönderilip ıslak imza alınmaktadır.
TTnet’in bu ifadesine karşın tüketicilerin şikayetleri konusunda bilgi aldığımız, Çağın Hukuk Bürosu’ndan Avukat Ali Suat Güzeloğlu şunları belirtti :
5809 sayılı yeni Elektronik Haberleşme Yasası’ndan önce çıkarılan Tüketici Hakları Yönetmeliği konuyu 19. maddesi ile düzenlemiş, sözleşmeyi fesih etmek için müşteri hizmetlerinin aranmasını ya da internet aracılığı ile bildirimin mümkün olduğunu belirtmekle beraber, 10 gün içinde tüketicinin işletmeciye yazılı başvuruda bulunmaması halinde sözleşmenin fesih edilmeyerek, hizmet sunumuna (ve tabi fatura düzenlemeye) devam etmeye imkan tanımıştır.
Kısaca; müşteri hizmetleri ya da internet üzerinden yaptığınız başvuru ile hizmet alımını durdurabilmenize karşılık, sözleşmenin feshi ve nihai sonucu alabilmek için yazılı bildirim yapma koşulu getirilmiştir.
Şüphesiz bu durum mevcut abone sayısını korumak isteyen yerleşik abonelerin lehinedir. Üstelik yönetmeliğin verdiği izin ile yazılı bildirim yapan abonenin kimliğini ispatlaması koşulu da getirilmiş, yeni işletmecilere abone geçişi daha da zorlaştırılmaya çalışılmıştır.
Günümüzde internet üzerinden ya da telefon bankacılığı ile ıslak imza vb koşullar aranmadan kişilerin paralarını bir başka hesaba aktarması ya da bir aracı kurumu arayarak yüzbinlerce liralık tahvil/hisse senedi alım satımının telefon ile gerçekleştirmesi mümkün iken, internet sözleşmesini fesih etmek için işletmeciye başvuru yapmak, ıslak imza ile birlikte kimlik ibrazı mecburiyetini aramak ve bu uygulamayı haklı bulmak mümkün değildir.
Öte yandan, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu, Tüketici ve Son Kullanıcı Hakları Başlığı altındaki 50. maddesi ile, Abonelerin, yazılı olarak bildirmek kaydıyla aboneliklerini her zaman sona erdirebileceklerini belirtmiştir. Bu yasaya dayanılarak hazırlanan yeni Tüketici Hakları Yönetmeliği, sektörün görüşünün alınması sonrasında yürürlüğe girecektir.
Bizim görebildiğimiz kadarıyla bu yönetmelikte de abone lehine farklı denebilecek bir değişiklik yapılmamaktadır. Maalesef telefon ya da internet üzerinden tüm tasarrufları üzerinde bankacılık işlemleri yapabilen tüketiciler, yasanın dar yorumu sonrasında ancak ıslak imzalı dilekçeler ile işletmeci değişikliğine gidebilecektir.
Av.Suat Güzeloğlu’na, işletmecilerin abonelik başlangıcında aldıkları ıslak imzalı abonelik sözleşmelerinin de anlamını sorduk. Cevabı şöyle oldu :
Islak imzalı bir abonelik sözleşmesi bir yandan aboneyi, diğer yandan da işletmeciyi koruması işlevi açısından bir zorunluluktur. Çünkü; Yeni Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 50. maddesi, Abonelik Sözleşmeleri’nin “ olmazsa olmazları” yolunda pek çok düzenleme yapmış ve bazı konularda tüketicinin sahip olduğu hakların aboneye bildirilmesi zorunluluğunu işletmeciye getirmiştir. Örneğin; tarife değişikliklerinin abone tarafından hangi yollardan öğrenilebileceğinin ya da işletmeci ile abone arasındaki uyuşmazlıklarda uygulanacak çözüm yollarının aboneye bildirilmesi ve abonenin bilgilendirilmesi zorunluluğu getirilmiştir. Bu bildirme ve bilgilendirmeleri yaptığını işletmeci ancak abonenin imzasını taşıyan bir sözleşme ile ispatlayabilecektir.
Öte yandan yine işletmeci ancak abonesi ile arasındaki mevcut bir sözleşmeye uygun koşullarda verdiği hizmeti sona erdirebilmek hakkına sahiptir. Kısaca yazılı bir sözleşme işletmecinin haklarının korunması açsından da son derece önemlidir.
Son olarak Sayın Güzeloğlu’ndan yeni Tüketici Hakları Yönetmeliği hakkındaki görüşlerini sorduk…
Kişisel görüşüm; kanunun ve düzenleyici otoritenin asıl amacına, ancak gerçek rekabet koşullarının oluşması sonrasında ulaşabileceği yolundadır. Tüketici mutluluğunun ise gerçek rekabet sonrasında oluşacağı hususu da izahtan varestedir. Islak imza, kimlik tespiti vb usuller ancak mevcut Pazar paylarının değişmemesini isteyenleri memnun edebilir. Ben bankadaki paramı dahi şu veya bu yöntemlerle istediğim yere gönderebiliyorsam neden aynı imkanlara abonelik sözleşmesinin feshinde de sahip olmayayım?
İşletmeci sözleşmenin imzası aşamasında aboneye ilişkin pek çok bilgiye sahip olabilmekte ve hatta kendisine bir kullanıcı adı ve şifresi de verebilmektedir. Her şey bir yana; abonenin telefon ya da internet üzerinden yaptığı fesih bildiriminin pek çok yöntemle, örneğin son gönderilen fatura bilgileri vb. kontrol edilerek ve/veya bizzat aboneyi arayarak da yapmak mümkündür..
Umuyorum ki; düzenleyici kurum kanundaki düzenlemeyi tüketici lehine yorumlar ve yazılı bildirimle beraber yukarıda bahsettiğimiz yöntemlerle de sözleşmenin feshine olanak sağlar.
Sonuç olarak diyeceğimiz şudur ; ADSL aboneleri şu anda iptal için, hukuki nedenler yüzünden ıslak imza vermek zorundalar. Ama tüketici derneklerinin uğraştıkları sonuç alınmaz konular yerine, bu tür tüketiciyi rahatsız eden konulara yönelmeleri gerekmez mi?

Kaynak : 