Yaşadığımız coğrafya ve özellikle son yılların gelişmeleri, hepimizi “komplo teorisyeni” haline getirdi. Bunun uzantısında, yıllardan bu yana, Türk basınındaki bazı kalemler içinde suçlamalar yapılır. Şimdi benzer suçlamalar Amerikalılar tarafından yapılıyor.
Kendi partisi tarafından bile hazmedilmediği görülen Trump gibi entellektüel düzeyi düşük kabul edilen bir kişinin, başkan seçilmesi, bazı Amerikalıları çok rahatsız etti. Bu Amerikalılar seçimin kabahatini Ruslarda arıyorlar. Obama’nın ve mevcut New York Belediye Başkanının seçimlerinde “sosyal medya”nın etkisinin çok olduğu epeyce konuşulmuştu [1] [2]. Ama şimdi iş tersine dönmüşe benziyor. Amerikalılar sosyal medyanın seçimleri kötü yönde manipule ettiğini ve etkilediğini düşünüyorlar.
Bu nedenle önce sosyal medya devleri suçlandı. Google ve Facebook sahte haberler ya da bazı haberleri öne almakla suçlandılar. Öyle ki, Facebook hem “Topic Trend” bölümündeki insanları işten çıkardı [3]. Hem de Mark Zuckerberg epeyce savunma yapmak zorunda kaldı [4].
Ama Amerikalıların asıl baktığı yer farklı; medyaya ve sosyal medyaya “Rus propogandası” şüphesi ile bakıyorlar. Bunda Clinton’ın maillerinin sızdırılmasının payı büyük. Bu yazımızda anlatacağımız “PropOrNot” [5] grubu ise işi çok daha ciddiye almış gözüküyor; yaptıkları iş, Amerikan internet dünyasındaki Rus propoganda içeriklerini yakalamak ve işaretlemek. “Propoganda Tanımlama Servisi” olarak adlandırılan servisin ana sayfasında şu ifade var;
Bu site, Amerikan insanlarını hedefleyen Rus etkileme operasyonlarını anlamak, propaganda ile ticari tıklama motivasyonu arasındaki farkı ayırmak ve propagandayı tanımlamak ve reddetmek isteyen insanlar kaynak sağlar.
Washington Post gazetesinde kasım sonunda yayınlanan bir makale ile gündeme gelen [6] grup, Rusların Amerikan seçmenini etkilemek için propogandaya yönelik web siteleri, YouTube kanalları, Facebook Sayfaları, Twitter hesapları açtıklarını iddia ediyor. Bunların bazılarının Rus devletinin resmi işi olduğunu, bazılarının yarı resmi olduğunu belirtiyor ve bu proje ile tanımlama yaptıklarını açıklıyor. Grubun 2016 başkanlık seçim kampanyası döneminde yayın yapan 200 kadar siteyi “Rus taraflısı” olarak tanımladığı ve bu sitelerin etkilemiş olabileceği insan sayısının 15 milyon civarında olduğu belirtiliyor.
Rusların sofistike propoganda mekanizmaları yani binlerce botnet ve maaşlı troller kullandıkları, sağ görüşe yönelik fikirleri yaydıkları, Clinton’ı gizli suçlu, ölümcül sağlık problemleri olan ve global sermayenin gölgesinde ulusun kontrolünü eline geçirmeye hazırlanan bir kişi olarak gösterdikleri, bu yolla da Donald Trump’un yükseldiği ve seçimleri kazandığı iddia ediliyor.
Gruba göre, Ruslar Amerikada huzursuzluk yaratırken, bu yolla, yeniden en büyük olmaya çalışıyorlar, dezenformasyon kampanyaları düzenlerken, nefret söylemine ağırlık veriyor ve ülkeye güveni yıkmaya çalışıyorlar. Amerika içinde partizanlığı arttırmaya yani bölünmeyi getirmeye çalışıyorlar. Rusların kamunun moralini yokeden içerikler yoluyla Amerika’da kutuplaşmayı çoğaltmaya çalıştığı iddia ediliyor.
Ne kadar tanıdık değil mi?
Yeni Nesil McCarthy’cilik mi?
Grup çalışmasının yeni nesil McCarthy’cilik olarak anlaşılabileceğini de düşünmüş ki, bir savunma yapıyor. Bu savunmada insanların Komünist Parti üyesi vs olmasına takılmadıklarını ama belli bir konuda fikir empozesi yapıldığında, yani tekrarlar ya da yönlendirmeler yapıldığında –ki bu aynı zamanda Trollük demek oluyor– bunu işaretlediklerini söylüyorlar.
Grup, bu konuda Amerikan kongresinin çalışmasını istiyor ve 2016 seçimlerine bir müdahele olup olmadığı konusunda soruşturma açılması gerektiğini söylüyor. Ayrıca Rusya’nın Swift para transferi sisteminden dışlanması isteniyor.
Grup kendisini, Amerikalı bilgisayar bilimleri, istatistik, kamu düzeni, ulusal güvenlik uzmanlığı olan kişilerden kurulu ve gönüllü bir yapılanma olarak tarif ediyor.
Tabi grup konusunda olumsuz konuşanlar da çok [7] [8]. Çünkü savunmaları “McCarthy’cilik yapmıyoruz” şeklinde olsa da, zaman içinde ifade özgürlüğünü engelleyecek bir başka yola gidebilir. Zaten dipnot 7 ve 8’deki NewYorker dergisi de, CounterPunch’da bu çalışmayı amatör ve giderek özgürlüklere sorun getirecek bir girişim olarak değerlendiriyor.
Türkiye’de Durum
Bu haberi vermemizin nedeni; bir başka ülke örneğinden hareketle Türkiye’deki durumu analiz etmek. 5651 sayılı kanunun ilk çıkışından itibaren internet camiası, internetin engellenmesine karşı çıktı. Bunu yaparken çözüm olarak “medya okur yazarlığı” ve “farkındalık” eğitimlerinin yapılmasını ama ifade özgürlüğüne karışılmaması gerektiğini söyledik.
Buna ilaveten, sosyal medyadaki sorunların, bir sorun haline gelmesi, mesela “nefret söylemi”nin büyümesi için arka planda gerçek nedenlerin olması gerekiyor. İfade özgürlüğü engellendiğinde bu sorunlar ortadan kalmış olmuyor.
ABD konusunda da durum aynı; birileri, kaybedilmiş bir seçimin suçunu medyaya ve sosyal medyaya yüklüyor ama dönüp, genel anlamda problem nedir, neden Amerikan halkı bu kadar yıldır göçmenlere karşı bu kadar yüksek düzeyde tepki göstermiyorken, şimdi göstermeye başladı? Bu şemada Ortadoğu’daki savaşların ve Outsource’un payı nedir? “PropOrNot” adını taşıyan proje de bu nedenle sakıncalı, giderek ifade özgürlüğünü – internet özgürlüğünü yaralayacak bir duruma gelebilir.
[1] Obama, Amerikan Başkanlık Seçiminde, Teknolojiyle Bir Adım Önde
[2] Sosyal Medya Seçim Kazandırır mı? Bill de Blasio Örneği
[3] Facebook ‘Yükselen Konular (Trending Topic)’ Bölümünde Artık İnsan Çalıştırmıyor
[5] PropOrNot
[6] Russian propaganda effort helped spread ‘fake news’ during election, experts say
[7] CounterPunch as Russian Propagandists: the Washington Post’s Shallow Smear

Kaynak : 