Dünya değişiyor mu? Kapitalizmin sonu en sonunda geldi mi? Bu soruları sormamızın nedeni Arap baharı, WallStreet Occupiers, Londra İsyancıları, Anonymous, Red Hack vs vs derken, kurulduğu günlerde espriyle yaklaşılan ve bazılarınca pek de ciddiye alınmayan Korsan Partilerin Avrupa’da öne geçmesi ve bir zamanların asileri olan Yeşil Partilerin yerini almaya başladığının konuşulması.
Korsan Parti hareketi Almanya’da hızla güç kazanıyor. 2009’daki Almanya Federal Parlamento Seçimleri’nde oyların %2’sini alan ve genel sıralamada oy oranına göre 7. olan Korsan Parti, son 2 senedir yükseliş içerisinde. Son anketler, Mayıs ayında Almanya’daki 2 eyalette yapılacak yerel seçimlerde Korsan Parti’nin %9 oy oranına ulaşacağı ve yerel meclise temsilci göndereceği yönünde.
Korsan Parti hareketi, ilk olarak 2006 yılında İsveç’te ortaya çıkmış olan bir siyasi akım. Kısa sürede tüm Avrupa’ya yayılan bu siyasi hareketin özünde ise telif haklarında reformlar yapılması ve internetin tam anlamıyla özgür bilgi paylaşımı için bir platform olarak tanınması yer almakta.
Pirate Bay’in kapatıldığı günlerde yapılan Avrupa Birliği Parlementosu seçimlerinde % 7 civarında oya ulaşan ve temsilci elde eden Korsan Parti daha sonra yapılan genel seçimlerde % 0,65 elde edebildi.
Ancak internetin özgürlüğü konusundaki endişeler yükselirken, Korsan partilere yönelme de artıyor.
Parti politikası, kurulduğu ülkedeki siyasi konjonktüre göre bir parça değişmekle birlikte tüm Korsan Parti yapılanmaları sivil hakları, direkt ve katılımcı demokrasi kavramını, telif hakları ve patent yasalarında reformlar yapılmasını, özgür eğitim hakkı ve evrensel sağlık hizmetini savunmaktalar. 2006 yılında bir avuç bilgisayar düşkünü ve hacker tarafından kurulan bu hareket şimdilerde tüm Avrupa’da giderek güç kazanıyor.
Korsan Parti hareketinin güç kazanmasının temel sebebi; hükümetlerce giderek artan internetin sınırlandırılması çalışmalarına paralel giden endişeler. Genç nesilde aktivizim ve online aktivizm (hacktivizm) giderek daha fazla benimsenmesi ve desteklenmesi bunun işaretleri.
Ayrıca 2008 yılından bu yana öyle ya da böyle bir ekonomik kriz ortamında bulunan Avrupa’da, seçmenlerin değişim yanlısı oldukları ve konvansiyonel olmayan eylem ve söylemleri nedeniyle Korsan Partisi’ni tercih ettikleri konuşulmakta. Dediğimiz gibi eskiden Yeşil Partilerin üstlendiği misyonları bugün Korsan Partileri gösteriyor.
Olayın ilginç yanı, Alman Korsan Partisi’nin ve diğer Korsan Partilerin, rakip siyasi hareketlerin aksine, Avrupa’nın giderek büyüyen borç sorunu için bir çözüm önerileri olmadığını açıklamaları. Bu davranışın seçmenler gözünde dürüstlük olarak algılandığı ve Korsan Partisi’nin oylarını daha da yükselttiği ileri sürülmekte.
Zaten 30 yaş altına bakıldığında birinci parti durumunda olan Korsan partiye oy verenlerin de ilgileri ekonomik durumdan çok internet özgürlüğüne yönelmiş durumda.
Yine de Korsan Partisi’nin bundan sonraki kaderini, organizasyonu ve liderlik yapısının belirleyeceği düşünülmekte. Örneğin Alman Korsan Partisi’nin politik direktörü olan 24 yaşındaki Marina Weisband geçtiğimiz hafta katıldığı TV programlarından birisinden hemen sonra bayılmıştı. Kısa süreli olarak hastaneye kaldırılan Weisband’ın aşırı çalışma nedeniyle bayıldığı açıklanmıştı. Bu da daha profesyonel bir parti organizasyonuna geçişin zorunlu olabileceği şeklinde yorumlanmakta. Ayrıca Almanya’daki Korsan Parti hareketi içinde eski aşırı sağcıların olmasının da sıkıntı yarattığı ileri sürülmekte.
Korsan Parti hareketi, Avrupa’da pek çok ülkede faaliyet yürütüyor. Ancak herkesin gözü Almanya’da zira Korsan Parti’nin en ciddi şekilde momentum kazandığı ülke Almanya. Hareketin çıkış yeri olan İsveç’te son genel seçimlerde Korsan Parti ancak %0,7 oranında oy alabildi. Korsan Parti’nin %1’i geçebildiği tek ülke Almanya ve Korsan Parti hareketi bu ülkede büyümeye de devam ediyor.
Türkiye’de Korsan Parti
Haberimizi bu noktaya kadar okuyup, “neden Türkiye’de yok?” diye soranlar varsa, belirtelim bu konuda Türkiye’de de hareket var. Müsade ederseniz, neler olduğunu bir başka haberimiz içinde anlatalım.



Kaynak : 