Daha önce de çeşitli kereler yazdığımız üzere Google ile Yahoo arasında gerçekleştirilen “arama-reklam” anlaşması, beraberinde rekabette dengeleri değiştireceği endişelerini de getirmişti.
Dün sabah erken saatlerde resmi web sitesinden bir duyuru yayımlayan Dünya Gazeteler Birliği(WAN), regülatörleri, ‘rekabete aykırı’ yapısı dolayısıyla Google-Yahoo anlaşmasını durdurmaya davet etti. Dünya çapında 76 ulusal gazeteciler birliği ile bunlara bağlı 18 bin yayıncı kuruluşu temsil eden WAN’ın duyurusu; “Dünya Gazeteleri Yahoo-Google Reklam Anlaşmasına Karşı Çıkıyor” şeklinde başlıklara neden oldu.
Ancak, bu duyurudan saatler sonra kendi web sitesinden bir açıklama yapan Amerikan Gazeteler Birliği(NAA) olaya farklı bir boyut getirdi. Zira, NAA başkanı John Sturm imzasıyla yayımlanan duyuruda, Yahoo-Google anlaşmasına karşı birliğin her hangi bir pozisyonunun olmadığına vurgu yapıldı. Amerikan Gazeteler Birliği’ne, Kanada ve ABD’de 2 binden fazla gazete üye bulunuyor. Üye gazetelerin tirajı Amerika’da, yayınlanan gazetelerin neredeyse yüzde 90’ınını oluşturuyor.
NAA’in tutumu önem taşıyor. Zira, Google-Yahoo anlaşmasının geçerli olduğu Kuzey Amerika’da yayıncılık yapan ve anlaşmadan etkilenmesi en muhtemel şirketlerin üye oldukları bir kuruluşun böyle bir açıklama yapmış olmasının, regülatörlerin bakışını önemli ölçüde etkileyebileceği belirtiliyor. Ancak uzmanlar, Dünya Gazeteler Birliği’nin karşı tavır almasının Google için kötü bir referans olduğuna işaret ediyorlar. İnternette, her geçen gün daha da artan gücü ve etkinliği dolayısıyla Google’ın bir tehdit olarak algılandığına dikkati çeken uzmanlar, özellikle içerik sağlayıcı şirketlerin en fazla sesini yükselten grubu oluşturduğunu ifade ediyorlar. Diğer yandan, anlaşmayı sadece ABD’li yetkililer incelemiyor. AB anti-tröst ve rekabet yetkilileri de olası etkileri konusunda incelemeler başlatmış durumdalar.
AB, teknoloji ve ekonomik rekabet manasında ABD’den geri kalmamak için çabalarını sürdürüyor. Bilişime ivme kazandırmak amacıyla AB’nin, yeni oluşturduğu Yenilikçi Teknoloji Enstitüsü(EIT) ilk toplantısını Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de gerçekleştirdi. Avrupa’da, teknolojik gelişmeleri hızlandırmak amacını güdecek olan enstitüye ilk etapta 300 milyon avro bağışlayan AB, bu yolla Avrupa’nın büyümesini, yeni işgücü yaratılmasını ve rekabetin artırılmasını hedefliyor.
Yenilikçi Teknoloji Enstitüsü(EIT), önümüzdeki dönemde yapılandıracağı işbirliği modeliyle birliğe bağlı ülkelerin üniversitelerinden araştırmacı ve uzmanları bir araya getirmeyi amaçlıyor. Araştırılacak önemli konular arasında yenilenebilir enerji kaynaklarının tespit edilmesi; yeni nesil bilgi teknolojilerinin yaratılması bulunuyor.
“Bilgili ve Yenilikçi Toplumlar”(KICs) olarak adlandırılan ve üniversitelerle özel sermaye girişimcilerini biraraya getiren oluşumlar aracılığıyla AB, yeni ticari fırsatlar yakalamayı hedefliyor. AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, ABD ile AB arasındaki yüzde 85’e varan Ar-Ge açığını kapatmak istediklerini ve girişimin bu projeye destek anlamına geldiğini söyledi. Girişimin her türlü siyasi ve bürokratik engellemeden bağımsız olacağına dikkati çeken Barroso, bu nedenle enstitüye bağımsız bir yapı kazandırdıklarını dile getirdi. AB yetkilileri, ‘yaşlı kıtanın’, önümüzdeki dönemde yaşayacağı olası ekonomik ve teknolojik zorluklara karşı hazırlık niteliğindeki çalışmaların; eğitim, araştırma ve yenilikçi merkezli olacağını belirtiyorlar. Yenilikçi Teknoloji Enstitüsü yönetiminin, öncelikli konuları belirleyeceğine işaret eden yetkililer, kurumun, 2011 yılına kadar yenilikçi stratejik bir ajanda oluşturmasının beklendiğini belirtiyorlar.



Kaynak : 