Biz söylemiyoruz. Facebook araştırma yapmış ve internet kullanıcılarının artık LOL (laughing out loudly – yüksek sesle gülmek ya da başka deyişle kahkahalarla gülmek) kısaltması yerine HAHA kullandıklarını tespit etmiş. Yine Facebook’un araştırmasına bakılırsa, insanların % 15’i mesajlarında gülüyor ve bunu farklı yollarla
belirtiyorlar.
Facebook’un araştırması “LOL Öldü” başlığıyla sunuldu. karşılığında ise, yaşa, cinsiyete ve yere bağlı olarak çeşitli ifadeler kullanılıyormuş. Mesela “haha”, “hehe” ya da emoji denilen işaretler. Veriler sadece Facebook’daki genel mesajlarla ilgiliymiş. Messanger hesaba katılmamış çünkü özel iletişimde insanlar farklı davranıyorlarmış.
New Yorker dergisinde, insanların internet’te gülme şeklini -çevrelerindeki insanlara sorarak– inceleyen bir makalesi sonrası “big data” kullanılarak yapıldığı belirtilen Facebook araştırmasına göre, mesajlarında gülen insanların % 51,4’ü “haha” kullanıyor. Emoji ise % 33.7 ile ikinci surada. “Hehe” kullananların oranı % 13,1 ve hala “lol” kullananlar ise sadece % 1,9.
Araştırmanın sonuçlarında bazı sezgisel verilerden bahsediliyor. Mesela “haha” tüm gruplarda yaygınken, emoji daha çok gençler arasında kullanılıyor. LOL ise sadece yaşlılar tarafından kullanılıyor. “hehe” ise yine yaşlılar arasında daha çok kullanılan bir gülme şekli.
Facebook aynı zamanda her bir “haha” ve “hehe” için uzunluğa bakmış. Buldukları şuymuş; “ha” aynen bir lego gibi kullanılıyormuş. Yani zamana ve duruma göre uzatılabiliyormuş; “hahahahaha” gibi.. Ama en çok rastlanan uzama 4-6 harfli olanlarmış.
Kadınlar ve erkekler arasındaki ayrıma bakıldığında, bir şey bulunamamış. Kadınlar da, erkekler de, aynı şekilde gülüyorlarmış. Ama yine de emoji daha çok kadınlar tarafından kullanılıyormuş.
Bu haberde asıl dikkat edilmesi gereken husus ise şu; Facebook insanların online hareketlerini incelemeyi ve hareket şekillerini anlamaya çalışmayı sürdürüyormuş. Geçen yıl yapılan bir araştırmadan gelen sonuçlara bakılırsa, Facebook’un manipule edilmiş insanların hareketlerini inceleme yönünde bazı çalışmalar yaptığı ve mesela 2010’da bu amaçla 700 bin kişiye mesaj gönderip, hareket tarzlarını incelediği görülüyor[1].
[1] Experimental evidence of massive-scale emotional contagion through social networks




Kaynak : 