İzmir’de 3cüsü düzenlenen Uluslararası Bilişim Hukuku Konferansının içeriğini, konferansın düzenleme kurulu başkanı Avukat Mehmet Ali Köksal ile konuştuk. Bu söyleşinin ilk bölümünü Mehmet Ali Köksal : UBHK 2013 Konferans İçeriği Bu Sene Daha Zengindi – 1 başlığı altında okuyabilirsiniz.
turk-internet.com: FSEK’teki yeni değişikliklerle ilgili bir panel vardı. Orada neler tartışıldı sizden öğrenelim.
Mehmet Ali Köksal: Öncelikle Fikri Haklar Hukuku ve Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nu birbirinden ayırmak gerekiyor. Bizim Fikir ve Sanat Eserleri Kanunumuz eskidi ve ‘yamalı bohça’ya döndü. Şimdi onu bir derleyip toparlama çalışması var. Bu derleyip toparlama çalışması dışında cezaların ceza yasalarına uygun hale getirilmesine ilişkin de bir çaba var. Günümüzde henüz çözülmemiş olan fikri haklarla ilgili yeni konuların yasa kapsamına alınması var özellikle burada internette gerçekleşen ihlaller ağırlık kazanmaya başladı, toplumun gündemine bu yasa ile çıktı. Amerka’daki Sopa yasasıyla yani Türkçede karşılığı farklı bir anlam taşıdığı için de güzel ifade edilebiliyor. ‘Sopa’ya benzer bir yasa mı geliyor?’ tartışmaları oldu. Bu yasa tasarısı üç beş defa ciddi değişiklikler geçirdi de en son yeniden bizim etkinliğimizde ele alındı ve çok yapıcı güzel öneriler getirildi.
turk-internet.com: Mehmet Ali Bey bir de belki de Türkiye’de ilk defa alınan bir konu olarak arama motorlarının hukuki sorumluluğu konuşuldu. Orası ilginç tartışmalara ve sorulara da sebep oldu, ben katıldığım için farkındayım, biraz onunla ilgili bilgi alabilir miyiz?
Mehmet Ali Köksal: Tabii, Türkiye’de biraz önce konuştuğumuz gibi hukukçuların çok bilişimle ilgili farkındalığı yeteri kadar olmadığı için daha derin tartışmalar yapılamıyor. Arama motorlarının sorumluluğu dünyada yeni tartışılmaya başlayan bir konu ve belirttiğiniz gibi Türkiye’de ilk defa galiba bizim etkinliğimiz ile tartışıldı. Bununla ne kastediliyor? Arama motoruna siz bir şey yazıyorsunuz, arama motoru bundan sorumlu olmadığını söylüyor çünkü sonuçlar onunla ilgili değil. Aslında o bir içerik taşıyıcılığı yapıyor, deniliyor ama “Aslında o öyle mi?” sorusu var çünkü arama motoruna adınızı yazdığınızda örneğin ya da bir firmanın adını yazdığınızda örneğin, o firmayla hiç ilgisi olmadığı halde o sonuçlar en üst sırada yer alıyor. Bu gerçekte o sayfayla bağlantısı olduğu için da olabilir. Yani o sayfadaki bir haber bir gazetenin haberi olarak ya da bir internet sitesinin haberi olarak düşündüğümüzde o nedenle de yönlendiriyor olabilir ki haklı! Arama motorundan sorumlu olmamız lazım. Arama motorunun algoritmasındaki bir şeyden, belki sayfayı yapanların yararlanmasından da olabilir bunların manipüle edilmesine sebebiyet veriyor. Bu manipülasyondan kim sorumlu olmalı? Bunun dışın da bazen de gerçekten manipüle edilmediği halde yine arama motorunun algoritmasından kaynaklı acaba siz bir firmanın ya da kişinin ismini yazmaya başladığınız zaman, örneğin Mehmet Ali Köksal yazıyorsunuz, gözaltına alındığı yazıyor.
turk-internet.com: Ya da filan şirket yazıyorsunuz, yanında “iflas” diyerek tamamlama yapıyor.
Mehmet Ali Köksal: İflas çıkıyor, aynen. Filan şirket iflas ya da falan kişi gözaltına alındı, oysa o isimdeki şirket iflas edilmedi, o isimdeki şahıs gözaltına alınmadı. Yani bunu haklı kılacak hiçbir şey yok. Bu durumda arama motoru hala “Ben sorumlu değilim,” diyebilir mi, bunlar tartışıldı. Tabii böyle diyenler de oluyor, “Sorumlu olmalıdır,” diyenler de oluyor. [1]
turk-internet.com: Tabii çünkü her zaman iki taraf da bulunuyor. Diğer konulara gelince siz bir de bu kişisel verileri ki bu günlerde en sıcak konulardan biri, kişisel verilerin korunması ve güvenlik, bunlarla ilgili ne söyleyeceksiniz?
Mehmet Ali Köksal: Evet, şimdi bizim kişisel verileri aslında şöyle ifade etmemiz lazım. Türkiye bilişim Derneği Başkanı sayın Turhan Menteş olsun ben Bilişim Derneği Çalışma Kurulu başkanı olarak kişisel verileri aslında dilimizden düşürmemeye çalışıyoruz. Aslında çok önemli bir yasa. Bizim gibi davranan başka kişiler de var. Bunların sayısının da artması gerektiğini düşünüyoruz çünkü Türkiye’de yaşadığımız sorunların önemli bir kısmı, bilişim alanındaki sorunların önemli bir kısmı kişisel verilerin korunmasına ilişkin temel bir yasanın olmamasından kaynaklanıyor. Anayasamızın 20. maddesine eklenen 3. fıkrayla her ne kadar anayasal bir koruma getirilmiş gibi dursa da hem o fıkranın yeterli olmaması, “Yasayla düzenlenerek,” diyor şimdi, peki bu yasa düzenlenecek ama bazı kurum kanunlarda öyle hükümler var ki sosyal güvenlik kurumunun korunmasına ilişkin yasayı aştığınızda sosyal güvenlik kurumu pirimi daha fazla tahsil edebilmek, gerçek gelire orantılı tahsil edebilmek için benim tüm alışverişimi görebiliyor. Benim tüm özel hayatımı görebiliyor. Bu orantısız bir şey. Yani benim her türlü hayatım devletin daha başka araçlarla çözebileceği, daha yerinde prim tahsilini sağlamak için göz ardı ediliyor.
turk-internet.com: Sadece devlet de değil bankalar için de aynı şey geçerli.
Mehmet Ali Köksal: Aynı şey bankalar kanununda aynı şey sigorta şirketleriyle ilgili var, aynı şey Sağlık Bakanlığı ile ilgili var. Her kurum kendi kanununda o bilgiyi toplar. Sermaye piyasası kanununu açıyorsunuz. SPK’ya herkes istediği bilgiyi vermek zorundadır. Peki, soruşturma konusuyla bir ilgisi yoksa? Hayır, vermek zorundasınız. Aynı şey TMSF için var. Niye? Ama bu benim kişisel verim. Böyle bir itiraz edebilir miyim, bunun bir kişisel ombudsmanı olmalı mı? Bu haklıydı değildi tartışılabilir mi? Bunlar bizim gündemimizde maalesef gündemimize giremiyor. Çünkü kişisel verilerin korunmasına ilişkin kanun bir türlü çıkartılmıyor. Bu sadece günümüzdeki iktidar değil önceki iktidar döneminden beri sarkan bir sorun. Kimi zaman buna Genel Kurmay karşı çıktı deniyor, kimi zaman Milli Güvenlik Kurulu toplantısında böyle oldu deniyor, kimi zaman alakası yok işte yasa eksikti deniyor. Şu anda Avrupa Birliği ilgili direktifini değiştiriyor ona uyum sağlamak için yeniden ele alalım deniyor. Netice olarak çıkmıyor. Biz de istiyoruz ki bunu hep gündemde tutalım bu önemli bir konu. Çıkması için gerekli adımların atılması konusunda kamuoyu oluşturalım. Bu nedenle hem kişisel verilerin korunması ki bunu Türkiye panelinde açtık, sağlıklı kişisel verilerle ilgili bir çalıştay yaptık.
Söyleşinin devamını Mehmet Ali Köksal : UBHK 2013’de Elektronik Para, Kişisel Verilerin Gizliliği, e-Ticaret Tartışıldı – 3 başlığı altında okuyabilirsiniz.
[1] Bu konuda UBHK’daki panelden bir haber yayınlayacağız.

Kaynak : 