Şirket bu kararını, Avrupa Komisyonu’nun Microsoft’un rakiplerinin Windows işletim sistemi içerisinde haberleşme protokollerini lisanslandırmasına yardımcı olacak bir doküman talebine “nihai çözüm” olarak düşünüyor.
Bunun anlamı, Avrupa Komisyonu’nun sunduğu lisanslandırma programı altında Windows sunucu yazılımını lisanslandıran şirketler Windows sağlayıcı işletim sisteminin kaynak koduna hiçbir ek ücretlendirmeye tabii tutulmaksızın ulaşabilecek olması. Buradaki ana fikir, programcıların Windows içerisinde çalışacak Microsoft’a ait olmayan yazılımları nasıl şekillendirebilecekleri konusunda daha fazla fikir sahibi olabilmeleri.
Microsoft kıdemli ikinci başkanı, genel danışmanı ve kurum sekreteri Brad Smith bugün Brüksel’deki bir konferansta durumu “Eğer insanlar lisans için ücret ödemekteyseler, kaynak koduna da erişebilecekler,” şeklinde belirtti.
Bir Avrupa Komisyonu sözcüsü komisyonun Microsoft’un teminatını incelemekte olduğunu bugün daha geç saatlerde açıklamak üzere bir cevap üzerinde çalıştıklarını ifade etti.
Smith, bu “yeni adımın” Microsoft’un sunduğu teknik doküman hakkında endişeleri olan herkesi rahatlatması gerektiğini söylerken Avrupa Komisyonunun kararının Microsoft’a sadece Windows protokollerinin nasıl çalıştığı ile ilgili teknik özellikleri açıklama çağrısı olduğunu ve Windows’un kurulumu ile ilgili kök kodlarını programcılara verme gibi bir zorunluluk getirmediğini belirtti.
“Bu kaynak kodu lisanslandırma zorunluluğumuz bulunmamakta,” diyor Smith. “Ancak bir şey oldukça açık. Bu protokolleri anlayamıyorsanız, kaynak kodu nihai belgelemedir ve Windows sağlayıcı işletim sisteminin DNA’sı niteliğindedir.”
Smith, bir referans lisansın bir geliştiriciye kaynak kodunu kopyalama ve kendi programında kullanma izni vermediğini, ancak “atıfta bulunma, üzerinde çalışma ve sayesinde bilgi edinme” amaçlı kullanabilecekleri konusunda bir açıklamada bulundu.
Bu hareket, Microsoft’un, Microsoft’a bağlı olmayan sağlayıcılarca da Windows PC’ler ve sağlayıcılar üzerinde çalışabilmesini sağlayacak ara-yüz belgelerini açıklaması için atması gereken adımları atmaması üzerine Avrupa Komisyonu’nun Aralık 2005 tarihinde verilen resmi itiraz kararı ardından ortaya çıktı.
Avrupa Komisyonu’nun itiraz kararı, Microsoft’u gereksinimlerin karşılanmadığı her gün için 2,37 milyon dolar ceza ile tehdit etmesi ile dikkatleri topladı.
Avrupa Komisyonu Microsoft’a bu konuda resmi cevap süresi olarak Şubat’ın 15’ine kadar zaman tanıdı.
Microsoft’un son hareketi, Avrupa Komisyonu’nun, Microsoft’u pazardaki pozisyonunu istismar ettiği gerekçesiyle, Mart 2004’te 610.4 milyon dolarlık rekor bir cezaya çarptırmasına kadar dayanmakta.
Avrupa Komisyonu Redmond, Wash. şirketine kodlarını rakipleri ile paylaşmasını ve Windows’un Media Player yazılımı olmayan bağımsız bir sürümünü yayınlamasını emretti.
O zamandan beri Microsoft ve Avrupa Komisyonu bir çatışma içine girdi ve Microsoft’un komisyonun istediklerini yerine getirdiğini inanması ve komisyonun Microsoft’un sunduklarını yetersiz bulması ile dava öncesi bir pat durumuna geldiler.
Smith, 2006’nın Microsoft açısından önemli bir yıl olacağını, çünkü davasını temsil etmek üzere Avrupa Komisyonu’nda ikinci en yüksek mahkeme olan Bidayet (Asliye) Mahkemesi’nin önüne çıkmaya hazırlanması gerektiğini belirtti.
Şu andaki takvime göre Microsoft, 24-28 Nisan tarihleri arasında Avrupa Bidayet (Asliye) Mahkemesi önüne çıkacak.
“Bu meselenin kalbine inileceği, davanın esastan görüleceği bir yıl olacak,” diyor Smith. “Her şeye karşın bizim meselenin esasına olan güvenimiz, 2004’tekinden çok daha fazla.”
“Biz tamamıyla kanuna uygun olduğumuzu düşünmekteydik. Aslına bakarsanız bugün hala, o zaman da uygun olduğumuzu şimdi de uygun olduğumuzu düşünmekteyiz.”



Kaynak : 