Makalenin ilk bölümünü burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.
Mobil sektörün 2009’u analizine yıl içindeki çeşitli etkin olayları gözden geçirerek devam ediyoruz
Global Kriz
2008 sonlarında etkisini arttıran global krizin tüm dünyada telekom sektörünü fazla etkilemeyeceği yorumu yapılıyordu. Bunun nedenlerinden birisi gelişen teknolojilerinin daha fazla kişi tarafından kullanılacağı düşüncesiydi. Sektörün dünya çapında düşen fiyatlarının da bu kullanımı destekleyeceği tahmin ediliyordu. Örneğin; şirketlerin iş seyahetlerini tasarruf amaçlı olarak azaltacağı ve bunun yerine gerek mobil internete, gerek video konferans, gerekse sesli iletişime ihtiyacın artacağı düşünülüyordu.
Ama hem işten çıkarılan elemanların şahsi ya da iş amaçlı olarak kullanmadıkları ya da azalttıkları hatlardan ötürü, hem de şirketlerin tasarruf amaçlı olarak iletişimlerini toplamda kısmaları ya da dolaylı olarak (iş seyahatlerinin azalması nedeniyle roaming gelirlerinin azalması) azalan kazançlar sonucu telekom sektöründe dünya çapında bir gelir düşüşü görüldü. Bunu açıklamalarında en net ifade eden geçen yıl Vodafone dünya başkanıydı[1].
Türkiye’de de global krizin etkileri aynı şekilde görüldü. Mobil abone sayısı ilk defa geriledi. Çünkü hem sektörün kurumsal müşterileri yani şirketler cep telefonu verdikleri mobil elemanlarının bir kısmını işten çıkardıkları için iptaller yaptılar, hem de numara taşınabilirliği nedeniyle çift simkartları olan aboneler iptaller yaptı.
Tabi telefon görüşmelerinde tasarrufa özen gösterildi ama 2009’un özelliği olan Her yöne sınırsız-özgürlük tarifeleri ile belli dakikaya belli fiyat uygulamaları, tasarruf yapanları rahatlattı. Bu tarifelerin bir hayli satıldığı görüldü.
Diğer yandan mobil geniş bant kullanımı, krize rağmen, ülkemizde ağustosta başlayan 3G servisi ve beraberindeki geniş tanıtım ve reklam kampanyaları sayesinde ilk defa yükselen bir eğilim gösterdi.
Numara Taşınabilirliğinin Etkileri
9 kasım 2008[2] itibariyle başlatılan, “Numara Taşınabilirliği (MNP)”, 2009’u etkileyen önemli bir bileşen oldu. Rekabet yükseldi. Pazarda görülmemiş koşullar ve fiyatlar oluştu. Mobil operatörlerin kar ve ciro rakamları etkilendi.
2008 sonunda yavaş ilerleyen ve ilk günlerde bayilerin prim kazanma oyununa alet olan numara taşınabilirliğinde, belirleyici olan şubat sonunda Avea tarafından ilan edilen “Her Yöne Sınırsız – Özgürlük” tarifeleri oldu. Bu tarifeye yönelik notlarımızı ilgili bölümde okuyabilirsiniz.
Numara Taşınabilirliğinde, nisan 2009’dan itibaren durum, diğer ülkelerde görüldüğü gibi lider operatörün yani Turkcell’in aleyhine döndü. Gerçi Turkcell’e yakın kaynaklar, karsız müşterilerin gittiği yorumunu yapıyorlar ama Turkcell 2009 sonunda numara taşınabilirliğinde net 1.5 milyon abonesini numara taşınabilirliği ile kaybetmiş oldu.
2009 sonu itibariyle, bu 1,5 milyon abonenin, 860 bini Vodafone ve 650 bini Avea’ya gitti.
Bu arada, genel olarak yıllardan beri fazla kıpırdamayan faturalı abone sayısında artış olduğu görülüyor (henüz 4.çeyrek sonuçları açıklanmadı). Turkcell 3.çeyrek sonuçlarında[3], Vodafone ise 4.çeyrek ile ilgili yaptığı ARPU açıklamasında % 18 rakamını vererek buna işaret etti[4]. Faturalı abone sayısının artışının temel nedeni, operatörlerin numara taşınabilirliği ile gelen agresif rekabete karşı müşterilerine cazip ürün ya da hizmet sunan BAĞLILIK tarifeleri yapmaları oldu.
Yıllardan beri yüksek gelir düzeyindeki kullanıcıları hedefleyen Turkcell, ne hedeflediği hep anlaşılmayan Vodafone ve başta memurlar olmak üzere daha az gelirli müşterileri hedefleyen Avea firmalarına acaba Numara Taşınabilirliği ile kimler geçmiş, hangi operatörün aboneleri, nereye kaymış şeklinde bir analiz yaptığımızda, ilginçtir, Turkcell’in ve Vodafone’un kaybettiklerinin % 60’ının (gerçek rakamlar % 57 ve 58) karşılıklı birbirine kaydığı görülüyor. Her 2 operatörün geri kalan % 40’ı ise Avea’ya gitmiş. Buna karşılık Avea’nın kaybettiklerinin çoğununun (% 55) Turkcell’i tercih ettikleri görülüyor.
Bu rakamlarla, hangi hedef kitlenin nereye geçtiği gibi bir genel izlenim almak zor. Zaten Numara taşınabilirliğinin ilk günlerindeki bayi oyunları (ekstra prim almak amaçlı hareketler), istatistikleri bir miktar bozuyor. Ama asıl, operatörlerin duyurdukları cazip kampanyalar ve pazarda müşterinin konumuna göre teklif edilenler, geçmeyi düşünmeyecek kişileri de numarasını taşıma yönünde motive etmiş durumda.
Öyle ki, pazarda daha önce başka bir operatörle bağlılık anlaşması yapmış, gelir açısından büyük müşterilerin bağlılık cezaları nakit para ile ödenerek ve üstüne cihaz verilerek yapılan numara taşınabilirliği hayli yaygın.
Numara taşınabilirliğinin toplam rakamlarına bakıldığında, dünya genelinden biraz daha yüksek gerçekleştiği görülüyor. Bunun en önemli nedeni; Türk mobil telefon pazarında “ses” açısından neredeyse doygunluk sınırının yakalanmış oluşudur. Yani “yeni müşteri” sayısı artık hayli azaldı. Bu nedenle operatörler mevcut müşterileri birbirinden almaya bakıyorlar. Bu zaman zaman (örneğin Vodafone’un yaptığı gibi), diğer operatörlerin mantığını anlayamadığı düzeye de gelebiliyor.
Yarın “Her Yöne Özgürlük – Sınırsız” tarifelerini anlatıyor olacağız.
[1] Vodafone Gelirleri Genelde Artarken, Avrupa’da Daralıyor



Kaynak : 