Söyleşinin İlk bölümünü Murat Dursun : Atıl Hale Gelmiş Cep Telefonu Sayısı 93,7 Milyon ve Ederi 20,3 Milyar $ – 1 ve ikinci bölümünü Murat Dursun : Cep Telefonu Konusunda Odaklanmamız Gereken Konu Maliyeti Aşağı Çekmek Olmalıdır – 2 başlığı altında okuyabilirsiniz.
turk-internet.com : Maliyeti aşağıya çekmekle neyi kastediyorsunuz?
Murat Dursun : Bizim bu konuda yaklaşık 3-4 yıldan beri ısrarla üzerinde durduğumuz ve her ortamda da ilgili tüm taraflarla paylaştığımız ama sonuna kadar da kararlı bir şekilde taşımaya devam edeceğimiz bir çalışmamız var. Bunu değerli bir akademisyen grupla da bir araştırma haline yayınladık. Yaklaşık 2 yıl önce yayınladık.
Yine bu konudaki ısrarlarımızı sürdürüyoruz. Biz bu maliyeti aşağıya çekmenin bize göre iki önemli kritiğini, yolunu arz ediyoruz kamuoyuna ve ilgili kurumlara. Bu iki kritik kısmı projenin birbiriyle son derece bağlantılıdır. Kısaca biz buna ikinci el cihaz ticareti ve elektronik atık yönetimi diyoruz.
Şimdi malumunuz, atıl hale gelen, kullanılabilir durumda olan cep telefonlarını biz değerlendirmekten aciziz. Çekmecelerimizde 3-5-10 tane cep telefonu olan vatandaşlarımız var. Bunları bağışlamak yada hediye etmek gibi bir imkanımız da söz konusu olamıyor. Dolayısıyla bu cihazlar halen ekonomik değer taşıyorken o ekonomik ömürlerini çekmecelerimizde dolduruyorlar ve gerçek atık haline geliyorlar.
İşte bizim ikinci el cihaz ticaretiyle ortaya koyduğumuz proje bu kritik olumsuzluğu ortadan kaldırmayla alakalı. Malumunuz, ikinci el cihaz ticareti ülkemizde tamamen kayıt dışı yapılan bir ticaret. Bununla ilgili sağlıklı bir düzenleme yada sağlıklı bir iş modeli yoktur. Cihazlar çekmecede durur, değiştirenler tamamen kayıt dışı bu işin ticaretiyle iştigal eden kişilere ulaşarak bir şekilde cihazlarını elden çıkarmaya çalışırlar.
Biz diyoruz ki, ikinci el cihaz ticaretini kayıtlı halde yapmayı cazip hale getiren acil birtakım düzenlemeler hayata geçirilmeli ki bu yastık altındaki altın gibi çekmecelerimizdeki kullanılabilir cihazları ekonomiye yeniden kazandırma yolunu açmış olalım.
Bunun ilk adımını ikinci el cihazlarda önemli bir maliyet unsuru olarak ortaya çıkan ve tüketiciyi değerlendirmeye sevk eden ve aslında kayıtlı ticaret yapan mağazaları da haksız rekabete sürükleyen katma değer vergisidir.
KDV %18 oranında uygulanmaktadır malumunuz, biz bunu MCKS’ye kayıtlı ikinci el cihazlarda kesinlikle %1’e çekilmesini savunuyoruz. %1’e çekilirse o %17-18’lik maliyet yaratan ve kayıt dışına iten ikinci el cihaz ticaretindeki olumsuzluğu ortadan kaldırır, çalışan tüm mağazaları, tüm firmaları bu işi yapar hale getiririz, önemli bir ikinci iş haline getiririz ve ikinci elde çarkların sağlıklı çalışmasına imkan tanırız.
Biz her yıl yaklaşık 6-7 milyon adet civarında akıllı cihazlarla 8-10 milyon adet civarına çıkan bu ikinci el cihazların katma değer vergisi oranının %1’e çekilmesiyle, bununla ilgili sağlıklı düzenlemelerin yapılmasıyla ekonomiye önemli ölçüde tekrar değer olarak dönebileceklerini savunuyoruz.
Ekonomimizi sadece iç piyasa olarak değerlendirmemek lazım. Bunun ihraç yollarının da açılacağını rahatlıkla belirtebilirim. Size enteresan bir bununla ilgili tespitimizi aktarmak istiyorum; teknik servislerde biliyorsunuz değiştirmelerden dolayı yada arızalardan dolayı ciddi miktarda cihazlar birikir. Bunlardan bir kısmı kısmen, bir kısmı tamamen kullanılabilir durumda olan yada kullanılamaz durumda olan cihazlardır. Ya da parçaları itibariyle kullanılabilecek durumda olan parçaları ihtiva ederler.
Yurtdışında bu belirttiğim işle iştigal eden firmalar gelip kiloya bu cihazları topluyorlar. Ve yaptıkları tamamen modifiye ederek, bu cihazları garantilendirerek ve tekrar kutulandırarak, bakımlarını yaparak gerek kendi iç piyasalarına, gerekse gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelere ihraç etmekteler ve ciddi cirolar yapmaktalar. Şu anda ülkemize gelip bu yolla cihazlar toplanmakta.
turk-internet.com : İngiliz firmaları biliyoruz mesela.
Murat Dursun : Evet, İngiltere’de bunun çok tipik örnekleri var. Sadece refurbishment yapan firmaların arama motorlarında aramasını yaparak İngiltere’deki bu firmalara ulaştığınızda onların nasıl bir sistem kurduklarını web sitelerinde kısa bir gezintiyle rahatlıkla görebilirsiniz.
Bu artık önemli bir iştir. Bu kadar yüksek teknolojiye açık, bu kadar değiştirme hızı yüksek ürünlerde kesinlikle ayrı bir stratejiyle ele alınıp düzenlenmesi gereken bir iştir. Bunun öncelikle ülkemizde süratle hayata geçirilmesi lazım. Aksi takdirde bu israf söylemleri devam edecektir. Bizim çözüm odağından da uzaklaştıracaktır.
İkinci el cihaz ticareti MCKS’ye kayıtlı diye belirttim. Genellikle bunu paylaştığımız kurumlarda önceleri şöyle bir ön yargı ön plana çıkıyordu; yurtdışından ikinci el diye sıfır cihazı getirip bunu satmaya kalkar KDV’sini düşürmek için diye. Hayır, teknik olarak bu mümkün değil çünkü biz MCKS’ye kayıtlı olan yani ülkeye ithalatı yasal yollarla yapılmış olan cihazların ikinci el ticaretini konuşuyoruz.
Dolayısıyla saha üzerinde zaten şu anda nasıl cihaz satışları belli bir düzen içinde gidiyorsa, bunda en az onun kadar disiplin sağlayacak bir denetim altyapısı zaten mevcut. Dolayısıyla bunun istismarı söz konusu olamaz. Teknik olarak da mümkün değil. Buna bağlı olarak dile getirdiğimiz ikinci konu elektronik atık yönetimi. Şimdi teknolojik atık, elektronik atık deyince genellikle kamu otoritesi nezrinde çok geniş bir yelpazeyle karşılaşıyoruz. Otomotivden, pc’lere varıncaya kadar, içinde cep telefonlarının da yer aldığı çok geniş bir yelpaze.
Biz diyoruz ki; bir otomobili yada bir buzdolabını yada bir televizyonu yada bir bilgisayarı önemli ölçüde atık hale gelmeden yada ekonomik ömrünü tamamlamadan atıl hale getiriyoruz kabaca baktığınızda. Ama cep telefonlarında bu böyle olmuyor. Gelişen hızlı teknoloji ve ihtiyaçlarla değiştirme yapabiliyoruz. Dolayısıyla cep telefonlarını atık yönetiminin bu sektöre özel ayrı kurgulanması gerekir, ayrı düzenlenmesi gerekir.
Demin belirttim, biz atık olmayan atık üretiyoruz dedim. Yani biz bu sektördeki elektronik atığı ayrı değerlendirmek ve planlamak zorundayız. Aynı ikinci el cihaz ticaretinde olduğu gibi ortaya koyduğumuz ticari modelde, elektronik atık yönetimiyle ilgili birimlerin de tanımlaması yapılmıştır. Dolayısıyla aynı sistem, aynı model kullanılmış cihazların yanı sıra atık hale gelmiş cihazların da toplanmasında fayda sağlayacaktır.
Elektronik atık kapsamında işlem merkezlerinde toplanan cihazlar hem MCKS’den imei kaydı düşürülerek imei kayıtlarının daha sağlıklı bir hale gelmesine imkan sağlayacak, hem de bunların bu işe özek atık imha merkezlerinde kullanılabilir materyallerinin tekrar elde edilebilerek ekonomiye kazandırılmasını sağlayacak.
turk-internet.com : Başka eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Murat Dursun : Elektronik atık yönetiminin de, aynen ilk bölümde KDV’nin %1’e çekilmesi gibi en kritik tarafı kesinlikle bir elektronik atık fonu oluşturulması gerekir. İthal edilen her cihaz üzerine mutlaka aynen bir depozito sistemi gibi bir atık fon payı almalıdır ve kullanıcının iadesi halinde bunun bir kısmı kendisine iadesi sağlanarak özendirilmelidir.

Kaynak : 